Hindistan, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın Birleşmiş Milletler Genel Kurulu (BMGK) konuşmasında Hindistan ve Jammu-Keşmir Birliği Toprakları’na yönelik ifadelerini “yersiz” olarak nitelendirerek reddetti. Hindistan Dışişleri Bakanlığı Sözcüsü Randhir Jaiswal, yaptığı yazılı açıklamada, “Türkiye Cumhurbaşkanı’nın BMGK konuşmasında Hindistan ve Jammu-Keşmir Birliği Toprakları’na yaptığı yersiz atıfları reddediyoruz” dedi. Jaiswal, Jammu-Keşmir’in Hindistan’ın ayrılmaz bir parçası olduğunu vurgulayarak, başka ülkelerin bu konuda yorum yapma hakkı bulunmadığını belirtti. Açıklama, Erdoğan’ın BM Genel Kurulu’ndaki konuşmasında Keşmir’e değinmesinin ardından geldi.
Gelişmenin Arka Planı
Cumhurbaşkanı Erdoğan, BM Genel Kurulu’nun 79. oturumunda yaptığı konuşmada, Keşmir meselesine değinerek bölgede barış ve istikrarın önemine dikkat çekti. Erdoğan’ın konuşmasında Keşmir halkının sorunlarına yönelik ifadeler kullandığı ve uluslararası toplumu çözüm için harekete geçmeye çağırdığı bildirildi. Hindistan, bu tür atıfları egemenlik haklarına müdahale olarak değerlendiriyor ve 2019’da Jammu-Keşmir’in özel statüsünü kaldıran anayasa değişikliğine atıfla, meselenin artık iç mesele olduğunu savunuyor. Türkiye ise uzun süredir Keşmir sorununun BM kararları çerçevesinde çözülmesi gerektiğini savunuyor ve Pakistan’a desteğini yineliyor. İki ülke arasında Keşmir konusundaki görüş ayrılığı, diplomatik ilişkilerde zaman zaman gerginliğe yol açıyor. Hindistan’ın açıklaması, Türkiye’nin BM platformunu Keşmir için kullanmasına karşı ilk resmi tepki olarak kaydedildi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Keşmir meselesi, Hindistan ve Pakistan arasında 1947’den bu yana süregelen ve iki ülkenin de hak iddia ettiği bir bölge. BM Güvenlik Konseyi’nin 1948’den itibaren aldığı kararlar, bölgede plebisit yapılmasını öngörüyor ancak Hindistan bu kararların artık geçersiz olduğunu savunuyor. Türkiye, Pakistan’ın geleneksel müttefiki olarak Keşmir konusunda İslam İşbirliği Teşkilatı (İİT) çerçevesinde de aktif rol alıyor. Hindistan’ın BM’deki bu tepkisi, Türkiye’nin İİT’deki Keşmir politikasına karşı bir duruş sergiliyor. Bölgesel güç dengesi açısından Hindistan, Türkiye’nin Pakistan’a verdiği desteği kendi iç işlerine karışma olarak görüyor. Küresel düzeyde ise BM Genel Kurulu gibi platformlarda yapılan bu tür karşılıklı açıklamalar, iki ülke arasındaki diplomatik gerilimin bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Hindistan’ın açıklaması, aynı zamanda Türkiye’nin BM’deki etkinliğini dengelemeye yönelik bir hamle olarak okunabilir. Son yıllarda Hindistan, Türkiye ile ticari ve savunma ilişkilerini geliştirmeye çalışırken, Keşmir gibi hassas konularda geri adım atmıyor. Türkiye’nin BM’deki Keşmir vurgusu, Pakistan’ın diplomatik kampanyasıyla uyumlu bir çizgi izliyor. Ancak Hindistan, özellikle 2019 sonrası Keşmir’in statüsünü değiştirerek bölgedeki kontrolünü pekiştirmiş durumda. BM Genel Kurulu kararları bağlayıcı olmadığı için Türkiye’nin çağrıları pratikte Hindistan’ı bağlamıyor. Yine de bu tür açıklamalar, Hindistan’ın uluslararası platformlarda Keşmir’i sürekli gündemde tutan ülkelere karşı hassasiyetini gösteriyor. Hindistan Dışişleri Bakanlığı’nın açıklamasında, Jammu-Keşmir’in Hindistan’ın ayrılmaz parçası olduğu ve bu konuda hiçbir ülkenin yorum yapma hakkı olmadığı özellikle vurgulandı. Bu ifade, Hindistan’ın egemenlik konusundaki tutumunun altını çiziyor. Bölgesel istikrar açısından Keşmir, nükleer silahlara sahip iki ülke arasında sürekli bir gerilim kaynağı. Türkiye’nin BM’deki çıkışı, Pakistan-Hindistan arasındaki dengeyi etkileme potansiyeli taşıyor. Uluslararası toplum ise Keşmir konusunda genellikle tarafları diyaloga teşvik etmekle yetiniyor. Hindistan’ın tepkisi, Türkiye’nin BM’deki Keşmir mesajını uluslararası arenada meşrulaştırma çabasına karşı bir set çekme amacı taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye’nin BM Genel Kurulu’nda Keşmir’i gündeme getirmesi, Pakistan ile stratejik ortaklığının bir yansıması. Ancak Hindistan’ın sert tepkisi, Türkiye’nin Asya’daki diplomatik manevra alanını sınırlayabilir. Hindistan, Türkiye’nin savunma sanayii için önemli bir pazar değil ancak bölgesel dengelerde ağırlığı büyük. Türkiye’nin Keşmir politikası, İslam dünyasındaki liderlik iddiasını pekiştirirken, Hindistan ile ekonomik ve ticari ilişkileri zedeleyebilir. Özellikle Hindistan, Türkiye’ye yönelik olası yaptırımlar veya diplomatik soğuma riskini göze alabilir. Türkiye’nin BM’deki bu tutumu, Batı ile ilişkilerinde de bir denge unsuru olarak öne çıkıyor. Uzun vadede Türkiye’nin Hindistan ile ilişkilerini yeniden tanımlaması gerekebilir.