Hindistan'da trans kadın Kali Sidharth Medepalli, bu yılın başlarında hormon replasman tedavisine başladığında, bir yıl içinde tıbbi geçiş sürecini tamamlayıp ameliyat olmayı bekliyordu. Ancak tedaviye başladıktan sadece aylar sonra Hindistan parlamentosu ülkenin trans yasasında değişiklik yaptı ve süreç belirsizliğe sürüklendi. Yeni düzenlemeler, trans bireylerin cinsiyet uyum sürecinde karşılaştığı bürokratik engelleri artırırken, sağlık hizmetlerine erişimlerini de zorlaştırıyor.
Yasal Değişikliğin Arka Planı
Hindistan'da 2019 yılında kabul edilen Transgender Persons (Protection of Rights) Act, trans bireylere yasal koruma sağlıyor ve cinsiyet kimliğinin tanınması için bir çerçeve sunuyordu. Ancak 2023'te yapılan değişiklikler, cinsiyet değişikliği için alınması gereken tıbbi onay süreçlerini sıkılaştırdı. Yeni kurallara göre, trans bireylerin cinsiyet geçişi için birden fazla doktor raporu ve devlet hastanesinden onay alması gerekiyor. Bu durum, özellikle kırsal kesimde yaşayan ve ekonomik zorluk çeken trans bireyler için ciddi bir engel oluşturuyor.
Kali Sidharth Medepalli gibi hastalar, hormon tedavisine başladıktan sonra yasal süreçteki değişiklikler nedeniyle tedavilerinin yarıda kalması riskiyle karşı karşıya. Medepalli, "Tedaviye başladığımda her şey planlıydı. Şimdi ise her aşamada yeni bir engel çıkıyor. Ameliyat için gereken onayları alamıyorum ve sağlığım tehlikeye giriyor" diyor.
Hindistan'da trans bireylerin sağlık hizmetlerine erişimi zaten kısıtlıyken, yeni düzenlemeler bu sorunu daha da derinleştirdi. Ülke genelinde trans bireylere özel sağlık hizmeti veren hastane sayısı son derece az. Ayrıca, sağlık çalışanlarının trans bireylere yönelik ayrımcı tutumları da sıkça rapor ediliyor. Bu koşullar altında, yasal değişikliklerin getirdiği ek yük, trans topluluğu için ciddi bir krize dönüşmüş durumda.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan'daki bu gelişme, Asya-Pasifik bölgesinde trans hakları konusundaki dalgalanmaların bir parçası. Son yıllarda bölgede trans bireylere yönelik yasal korumaların güçlendirilmesi yönünde adımlar atılmış olsa da, muhafazakar siyasi hareketlerin baskısıyla bu haklar geriye gidebiliyor. Örneğin, Pakistan'da 2018'de kabul edilen Transgender Persons (Protection of Rights) Act, trans bireylere geniş haklar tanımıştı; ancak uygulamada ciddi sorunlar yaşanıyor. Bangladeş ve Sri Lanka'da ise trans bireyler hâlâ yasal tanınma mücadelesi veriyor.
Küresel ölçekte, trans hakları konusunda iki farklı eğilim gözlemleniyor: Batı ülkelerinde cinsiyet kimliğinin tanınması ve sağlık hizmetlerine erişim konusunda ilerlemeler kaydedilirken, bazı ülkelerde muhafazakar politikalar nedeniyle kısıtlamalar artıyor. Hindistan'ın bu konudaki tutumu, ülkenin hem bölgesel hem de küresel arenada trans hakları savunuculuğu açısından ne yönde ilerleyeceği konusunda önemli bir gösterge olacak.
Uluslararası insan hakları örgütleri, Hindistan hükümetine yasal değişiklikleri gözden geçirme çağrısında bulunuyor. Birleşmiş Milletler İnsan Hakları Yüksek Komiserliği, trans bireylerin sağlık hizmetlerine erişiminin temel bir hak olduğunu vurgulayarak, Hindistan'ı ayrımcılıkla mücadele etmeye davet etti. Ancak Hindistan hükümeti, yasal düzenlemelerin toplumsal değerleri korumak amacıyla yapıldığını savunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki trans yasal değişiklikleri, Türkiye'yi doğrudan etkilememekle birlikte, küresel trans hakları mücadelesi açısından önemli bir emsal teşkil ediyor. Türkiye'de trans bireylerin yasal statüsü ve sağlık hizmetlerine erişimi konusunda benzer sorunlar yaşanıyor. Hindistan'ın bu adımı, muhafazakar politikaların trans haklarını nasıl geriletebileceğini gösteriyor. Türkiye, bölgesinde trans hakları konusunda daha ilerici bir tutum sergilese de, uygulamada ayrımcılık ve bürokratik engeller devam ediyor. Bu gelişme, Türkiye'nin insan hakları alanındaki uluslararası taahhütlerini yerine getirme konusunda daha fazla çaba göstermesi gerektiğini hatırlatıyor.