Hindistan'ın tanınmış aktivistlerinden Yogendra Yadav'ın, üniversite giriş sınavlarındaki soru sızıntısı skandalını protesto etmek amacıyla 15 gün önce başlattığı açlık grevi, sağlık durumunun giderek kötüleşmesiyle ülkede siyasi krizi derinleştirdi. Yadav'ın kan şekeri ve tansiyonunda ciddi düşüşler kaydedilirken, başkent Yeni Delhi'deki Hint Gençlik Birliği binası önünde toplanan binlerce öğrenci ve sivil toplum üyesi, hükümetin derhal müdahale etmesini talep ediyor. Bu protesto, son yılların en kapsamlı gençlik öncülüğündeki eylemlerinden biri haline gelmiş durumda.
Sınav soruları sızdı: Milyonlarca öğrencinin geleceği tehlikede
Olayın merkezinde, Hindistan'ın en prestijli tıp fakültelerine giriş için yapılan Tıbbi Yeterlilik ve Yerleştirme Sınavı (NEET) sorularının Mayıs ayında sosyal medyada dolaşıma girmesi yer alıyor. Soruların günler öncesinden WhatsApp grupları aracılığıyla bir ücret karşılığında satıldığı iddia ediliyor. Hükümetin kurduğu soruşturma komisyonu, sızıntının kaynağının sınavın baskısını üstlenen bir matbaa olduğunu ancak sorumluların henüz tespit edilmediğini açıkladı. Bu skandal, milyonlarca öğrencinin emeklerinin boşa gittiği, büyük adaletsizliklere yol açtığı gerekçesiyle ülke çapında öfke yarattı. Hindistan'da 1,5 milyondan fazla öğrencinin katıldığı bu sınav, gençlerin kariyerlerini doğrudan etkileyen hayati bir basamak olarak görülüyor.
Yogendra Yadav, 2011 yılında başlattığı yolsuzluk karşıtı hareketle tanınan bir isim. Kendisi, bu kez öğrencilerin sesi olmak için açlık grevine başladı. Grevin 10. gününde yaptığı açıklamada, 'Bu sadece bir sınav meselesi değil; sistemin çürümüşlüğüne karşı bir duruştur. Bizler, adil bir gelecek için var gücümüzle mücadele edeceğiz' demişti. Ancak son 48 saat içinde sağlık ekibinin uyarılarına rağmen greve devam etmesi, muhalefetin hükümeti 'insanlığa karşı suç' işlemekle suçlamasına yol açtı. Başbakan Narendra Modi yönetimi ise konuyu yargıya havale ettiklerini ve gerekli tüm adımların atıldığını savunuyor.
Gençlik isyanı: Ülke geneline yayılan protestolar
Yadav'ın eylemi, Hindistan'ın 20'den fazla eyaletinde benzer protestoları tetikledi. Özellikle Bihar, Uttar Pradeş ve Batı Bengal gibi yoğun nüfuslu bölgelerde on binlerce öğrenci sokaklara çıktı. Protestolar, sınav sisteminin bütünüyle yeniden yapılandırılması, soruşturmanın bağımsız bir kurul tarafından yürütülmesi ve sorumluların yargı önüne çıkarılması taleplerini içeriyor. Birçok üniversite rektörü de öğrencilere destek verirken, Hint Öğrenci Federasyonu gibi sol eğilimli gruplar, hükümetin eğitim politikalarını hedef alıyor. Öte yandan, iktidardaki Bharatiya Janata Partisi (BJP), skandalı 'münferit bir olay' olarak nitelendirse de, muhalefet partileri konuyu Meclis'e taşıdı. Analistler, bu krizin Modi hükümetinin gençler arasındaki popülaritesine ciddi bir darbe vurabileceği yorumunu yapıyor. Zira Hindistan'da nüfusun yüzde 65'i 35 yaşın altında ve işsizlik oranları yüzde 20'lere yaklaşmış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Yogendra Yadav'ın durumu, Hindistan'ın dışında küresel gençlik hareketleri açısından da bir dönüm noktası olabilir. Türkiye, benzer sınav skandalları ve öğrenci protestoları konusunda hassas bir ülke konumunda. 2021'deki YKS soru sızıntısı iddiaları ve geçmişteki KPSS kopya skandalı, Türk kamuoyunda hâlâ tazeliğini koruyor. Bu gelişme, Türkiye'de eğitim sisteminin şeffaflığı ve adaleti üzerine tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Ayrıca, Hindistan'ın BRICS ve G20 gibi platformlarda Türkiye'nin önemli bir ticari ortağı olduğu düşünülürse, bu iç krizin iki ülke arasındaki ekonomik ilişkilere yansıması olasılığı bulunuyor. Özellikle eğitim teknolojileri ve startup alanlarında işbirliği yapan iki ülke, bu tür iç sorunlar nedeniyle yatırım kararlarını erteleyebilir.