Dünyanın ikinci büyük şeker üreticisi olan Hindistan, iç piyasada rekor seviyelere ulaşan şeker fiyatlarını dizginlemek amacıyla nadir görülen bir adımla şeker fabrikalarına ve rafinerilere gümrüksüz ham şeker ithalatı izni verdi. Bu karar, ülkede artan gıda enflasyonu ve arz sıkıntısına karşı hükümetin attığı en somut adımlardan biri olarak değerlendiriliyor. Yetkililer, ithalatın özellikle önümüzdeki aylarda piyasaya arzı artırarak fiyat istikrarını sağlamasını bekliyor.
Gelişmenin Arka Planı: Yerel Üretim Yetersiz Kaldı
Hindistan, dünya şeker üretiminde Brezilya'nın ardından ikinci sırada yer almasına rağmen, son dönemde yaşanan kuraklık ve bazı bölgelerdeki aşırı yağışlar şeker kamışı üretimini olumsuz etkiledi. Tarım Bakanlığı verilerine göre, 2024-25 hasat sezonunda şeker üretiminin geçen yıla göre %5-6 oranında düşmesi bekleniyor. Bu durum, yerel fiyatların rekor kırmasına ve hükümetin ihracata yönelik kısıtlamalar getirmesine yol açmıştı. Ancak bu önlemler iç piyasadaki fiyat artışını durdurmaya yetmedi; özellikle perakende şeker fiyatları son bir yılda %20'den fazla arttı.
Hükümet, 1 Ekim 2025'ten itibaren geçerli olmak üzere ham şeker ithalatında gümrük vergisini sıfırlama kararı aldı. Söz konusu uygulama, 31 Mart 2026'ya kadar devam edecek. Ayrıca, ithalat kotası belirlenmemesi, piyasanın ihtiyacına göre esnek bir arz sağlanmasını amaçlıyor. Uzmanlar, bu adımın kısa vadede fiyatları düşürmeye yeteceğini ancak uzun vadede yerli üreticileri koruyacak politikaların da önemli olduğunu vurguluyor.
Hindistan Şeker Fabrikaları Birliği (ISMA) yaptığı açıklamada, maliyetlerin düşmesi ve arzın artmasıyla birlikte fiyatların normale dönebileceğini ancak bunun için ithalatın hızlanması gerektiğini belirtti. Birlik, hükümetin bu kararını "piyasayı rahatlatacak cesur bir adım" olarak nitelendirdi.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Enerji ve Gıda Dengesi
Hindistan'ın bu hamlesi, yalnızca kendi iç piyasasını etkilemekle kalmıyor; küresel şeker ticaretinde de dengeleri değiştirebilecek nitelikte. Ülke, geçtiğimiz yıllarda etanol üretimine ağırlık vererek şeker kamışının önemli bir bölümünü enerji sektörüne yönlendirmişti. Ancak bu durum, şeker arzını daraltarak fiyatların yükselmesine katkı sağlamıştı. Şimdi hükümet, hem gıda güvenliğini sağlamak hem de etanol programını sürdürmek arasında bir denge kurmaya çalışıyor.
Karar, uluslararası şeker piyasasında da yankı uyandırdı. Brezilya, Tayland ve Avustralya gibi büyük ihracatçılar, Hindistan'ın ithalat talebinin küresel fiyatları yukarı çekebileceği beklentisiyle dikkatle izliyor. Özellikle Brezilya'dan gelecek sevkiyatların, nakliye maliyetleri nedeniyle sınırlı kalabileceği, bu yüzden Hindistan'ın daha çok Tayland ve orta vadede Güney Amerika ülkelerinden alım yapabileceği belirtiliyor.
Öte yandan, bu ithalat kararı, Hindistan'ın tarımsal ticaret politikasında korumacılıktan pragmatizme geçişin bir işareti olarak okunuyor. Ülke, geçmişte şeker ihracatını teşvik ederken, şimdi iç fiyat istikrarını önceliklendiriyor. Bu durum, küresel gıda fiyatları üzerinde de dolaylı bir etki yaratabilir; zira Hindistan'ın dünya şeker ticaretindeki payı %10 civarında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın şeker ithalatına izin vermesi, Türkiye'nin tarım ve gıda politikaları açısından önemli bir gösterge niteliği taşıyor. Türkiye, şeker üretiminde kendine yeterlilik hedefleyen ülkelerden biri; ancak iklim değişikliği ve girdi maliyetleri nedeniyle benzer fiyat baskılarıyla karşı karşıya. Bu gelişme, küresel tarım emtialarında arz-talep dengesinin ne kadar kırılgan olduğunu ve ülkelerin iç piyasa istikrarı için radikal kararlar alabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Hindistan'ın etanol üretimine kayması, Türkiye'nin de biyoyakıt politikalarında gıda güvenliği ile enerji arasındaki dengeyi gözden geçirmesi gerektiğine işaret ediyor.