Hindistan'ın iktidardaki Bharatiya Janata Partisi (BJP) ile bağlantılı Rashtriya Swayamsevak Sangh (RSS) örgütü, yurt dışında 'sevgi' ve 'hoşgörü' mesajları verirken, ülke içinde Hristiyan azınlıklara yönelik saldırılar endişe verici boyutlara ulaştı. Özellikle Batı Bengal eyaletinde Mayıs ayında BJP'nin iktidara gelmesinin ardından kilise tahribatı, mezar taşlarına saldırı ve fiziksel saldırı vakaları arttı. Yerel kaynaklar, Hristiyan toplulukların kendilerini giderek daha güvensiz hissettiğini belirtiyor.
Saldırıların Arka Planı ve BJP İktidarı
Batı Bengal, Hindistan'ın en kalabalık eyaletlerinden biri ve dini çeşitliliğiyle biliniyor. Ancak Mayıs ayında BJP'nin eyalet yönetimini devralmasıyla birlikte, Hindu milliyetçisi grupların Hristiyan misyonerlik faaliyetlerine ve kiliselere yönelik baskıları arttı. RSS'in ideolojik olarak Hindu üstünlüğünü savunan bir örgüt olduğu biliniyor; ancak son dönemde uluslararası platformlarda 'sevgi' ve 'barış' söylemleriyle farklı bir imaj çizmeye çalışıyor. Bu çelişki, Hindistan'daki azınlık hakları savunucuları tarafından sıkça dile getiriliyor.
Raporlara göre, Batı Bengal'de son haftalarda en az onlarca kilise ve Hristiyan mezarlığı saldırıya uğradı. Yerel polis, bazı olaylarda failleri gözaltına alsa da, cezasızlık algısının saldırıları cesaretlendirdiği belirtiliyor. Hristiyan liderler, eyalet hükümetinin azınlıkları korumak için yeterli adım atmadığını savunuyor. Uluslararası insan hakları örgütleri, Hindistan'da dini özgürlüklerin gerilediğine dair raporlar yayınlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hindistan, dünyanın en büyük demokrasisi olarak bilinse de, son yıllarda Hindu milliyetçiliğinin yükselişi ve azınlıklara yönelik saldırılar uluslararası toplumun gündeminde. ABD ve Avrupa Birliği, Hindistan'daki dini özgürlük ihlallerini zaman zaman dile getiriyor ancak stratejik ortaklık nedeniyle yaptırım uygulamaktan kaçınıyor. Çin ve Pakistan gibi ülkeler ise Hindistan'ı uluslararası platformlarda eleştirmek için bu tür olayları kullanıyor. Güney Asya'da istikrar, bölgesel güvenlik açısından kritik önemde.
RSS'in yurt dışı faaliyetleri, özellikle ABD, İngiltere ve Avustralya'da geniş bir diaspora ağı üzerinden yürütülüyor. Örgüt, bu ülkelerde Hindu kültürünü tanıtma ve 'sevgi' temalı etkinlikler düzenleme yoluna gidiyor. Ancak içeride artan saldırılar, bu imaj çalışmasını gölgeliyor. Hindistan'daki Hristiyan nüfus, ülke nüfusunun yaklaşık %2'sini oluşturuyor ve çoğunlukla Güney Hindistan, Kuzeydoğu eyaletleri ve Goa'da yoğunlaşıyor. Batı Bengal'de ise Hristiyanlar azınlıkta olmakla birlikte, misyonerlik faaliyetleri ve sosyal hizmet kurumlarıyla tanınıyor.
Uzmanlar, BJP'nin eyalet yönetimlerinde Hindu milliyetçisi gruplara göz yummasının, ülke genelinde dini gerilimi artırabileceği uyarısında bulunuyor. Önümüzdeki dönemde Hindistan'ın uluslararası itibarı ve iç barışı açısından bu tür olayların takip edilmesi gerekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki dini azınlıklara yönelik saldırılar, Türkiye'nin insan hakları ve dini özgürlükler konusundaki hassasiyeti nedeniyle yakından takip edilmesi gereken bir gelişme. Türkiye, uluslararası platformlarda İslamofobi ve Hristiyanofobi gibi ayrımcılık biçimlerine karşı tutarlı bir duruş sergiliyor. Ayrıca Hindistan ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkiler her geçen gün artıyor; istikrarsız bir Güney Asya, Türkiye'nin bölgesel ticaret yolları ve enerji güvenliği açısından risk oluşturabilir. Türkiye, Hindistan'ı stratejik ortak olarak görse de, azınlık hakları ihlallerine karşı sessiz kalmamalı ve uluslararası forumlarda evrensel insan hakları ilkelerini savunmalıdır. Bu tür olaylar, Türkiye'nin çok kutuplu dünyada arabuluculuk rolünü güçlendirebilir.