Hindistan Yüksek Mahkemesi, 59 yaşındaki çevreci aktivist Sonam Wangchuk'un hastanede zorla tutulduğu gerekçesiyle yapılan tahliye başvurusunu reddetti. Wangchuk, Keşmir bölgesinin özerkliği ve çevresel haklar için 68 gündür açlık grevi yapıyor. Eşi Tsering Dolkar, kocasının hastaneye kaldırılmasının ardından mahkemeye başvurarak bunun "yasadışı gözaltı" olduğunu savundu. Ancak mahkeme, sağlık durumu kritik olan Wangchuk'un tıbbi gözetim altında kalması gerektiğine hükmetti.
Gelişmenin arka planı
Sonam Wangchuk, Ladakh bölgesinde çevre ve kültürel haklar mücadelesiyle tanınan bir aktivist. 2018'de Hindistan hükümetine karşı başlattığı açlık grevi, bölgenin özerklik statüsünün geri verilmesi ve altyapı projelerinin durdurulması taleplerini içeriyor. Wangchuk, 12 Kasım 2024'te başlattığı eylemin ardından 45. günde sağlık sorunları nedeniyle Leh'teki bir hastaneye kaldırıldı. Eşi Dolkar, hastanede zorla tutulduğunu ve iradesi dışında sıvı takviyesi yapıldığını iddia etti. Ancak mahkeme, aktivistin hayati tehlikesi bulunduğu için müdahalenin gerekli olduğuna karar verdi.
Wangchuk'un avukatları, müvekkillerinin "hasta değil, tutuklu olduğunu" savunarak derhal serbest bırakılmasını talep etti. Buna karşılık hükümet, aktivistin grevinin "kanunsuz" olduğunu ve sağlık durumunun kötüleşmesi halinde Devletin sorumluluk üstlenemeyeceğini belirtti. Mahkeme, tıbbi raporları dikkate alarak Wangchuk'un hastanede kalmasını onayladı ancak zorla tedavi uygulanmaması talimatını verdi.
Bölgesel veya küresel boyut
Ladakh, Hindistan ile Çin arasında tartışmalı bir bölge olup, 2019'da özerk statüsünü kaybetmişti. Wangchuk'un eylemi, sadece çevresel değil aynı zamanda siyasi bir nitelik taşıyor. Bölgedeki Budist ve Müslüman topluluklar, hükümetin altyapı projelerinin kültürel mirası tehdit ettiğini savunuyor. Uluslararası Af Örgütü ve diğer insan hakları kuruluşları Wangchuk'a destek açıklaması yaparken, Hindistan'ı ifade özgürlüğünü kısıtlamakla suçluyor. Çin'in bölgedeki askeri varlığı da göz önüne alındığında, bu dava sadece bir aktivistin sağlık durumu değil, aynı zamanda Hindistan'ın iç siyaseti ve bölgesel dengeler açısından da önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yakından izlediği Güney Asya dengeleri açısından önem taşıyor. Hindistan'ın iç siyasi krizleri, özellikle Keşmir ve Ladakh gibi hassas bölgelerdeki gelişmeler, Türkiye'nin Keşmir politikasıyla doğrudan ilişkili. Türkiye, Keşmir konusunda Pakistan'ı destekleyen bir tutum sergilerken, Hindistan'ın bu bölgedeki özerklik karşıtı politikalarını eleştiriyor. Wangchuk davası, Hindistan'ın muhalif seslere karşı sert tutumunu bir kez daha gözler önüne seriyor. Ayrıca, Türkiye'de de benzer açlık grevleri ve mahkeme kararları yaşanmış olması, karşılaştırmalı bir perspektif sunuyor. Bölgesel istikrar ve azınlık hakları bağlamında, Türkiye'nin bu tür davalara duyarlılığı artabilir.