Dünya Ekonomik Forumu (WEF) tarafından yayımlanan 2024 Küresel Cinsiyet Açığı Endeksi'nde Hindistan, geçen yıla göre sıralamasını değiştirmeyerek 131. sırada yer aldı. Endeks, 146 ülkeyi cinsiyet eşitliği açısından değerlendiriyor. Hindistan, izlanda'nın liderliğini sürdürdüğü listede, cinsiyet açığını kapatma konusunda kayda değer bir ilerleme kaydedemedi. Ekonomik Katılım ve Fırsat alt endeksinde Hindistan, yüzde 41,2'lik bir eşitlik puanı elde etti; bu, önceki baskıya göre 0,5 puanlık bir artışa işaret ediyor ancak ülkenin 2013'teki en iyi sonucunun 3,5 puan altında.
Endeksin Detayları ve Hindistan'ın Performansı
Küresel Cinsiyet Açığı Endeksi, dört ana alt endeks üzerinden ülkeleri değerlendiriyor: Ekonomik Katılım ve Fırsat, Eğitimsel Kazanım, Sağlık ve Hayatta Kalma ile Siyasi Güçlendirme. Hindistan, özellikle ekonomik katılım alanında düşük performans sergiliyor. 2013'te yüzde 44,7 olan ekonomik katılım puanı, 2024'te yüzde 41,2'ye geriledi. Bu düşüş, kadınların iş gücüne katılımının sınırlı kalması ve ücret eşitsizliğinin sürmesiyle açıklanıyor. Kadınların iş gücüne katılım oranı Hindistan'da hâlâ yüzde 30'un altında; bu oran küresel ortalamanın oldukça altında.
Eğitimsel kazanım alt endeksinde Hindistan daha iyi bir görünüm sergiliyor; ilköğretim ve yükseköğretimde cinsiyet eşitliği neredeyse sağlanmış durumda. Ancak sağlık ve hayatta kalma alanında, kadınların doğumda beklenen yaşam süresi ve cinsiyet oranı gibi göstergelerde iyileşme olsa da, genel puan hâlâ istenen düzeyde değil. Siyasi güçlendirme alt endeksinde ise Hindistan, kadınların parlamentodaki temsili ve bakanlık pozisyonlarındaki düşük oranı nedeniyle alt sıralarda yer alıyor. 2024 itibarıyla Hindistan parlamentosunda kadın milletvekili oranı yüzde 15'in altında.
WEF raporuna göre, küresel cinsiyet açığının tamamen kapatılması için 134 yıl gerekiyor. Bu süre, önceki yıllara göre kısalmış olsa da hâlâ oldukça uzun. Hindistan gibi kalabalık nüfuslu ülkelerde cinsiyet eşitliğinin sağlanması, küresel hedeflere ulaşılması açısından kritik önem taşıyor. Raporda, Güney Asya bölgesinin genel olarak cinsiyet açığını kapatmada yavaş ilerlediği vurgulanıyor. Bangladeş, Nepal ve Sri Lanka gibi ülkeler Hindistan'a kıyasla daha iyi sıralamalarda yer alıyor. Örneğin Bangladeş 99. sırada, Nepal 116. sırada ve Sri Lanka 125. sırada bulunuyor. Bu durum, Hindistan'ın bölgesel rakiplerinin gerisinde kaldığını gösteriyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
İzlanda, 14. kez üst üste Küresel Cinsiyet Açığı Endeksi'nde birinci sırada yer alarak cinsiyet eşitliği konusundaki liderliğini sürdürdü. İzlanda'yı Finlandiya, Norveç, Yeni Zelanda ve İsveç takip ediyor. İlk 10'da yer alan diğer ülkeler arasında Almanya, Namibya, Litvanya, Belçika ve İspanya bulunuyor. Listenin son sıralarında ise Afganistan, Çad, Cezayir, Mali ve İran gibi ülkeler yer alıyor. Türkiye ise 2024 endeksinde 127. sırada yer alarak geçen yıla göre bir sıra yükseldi. Türkiye'nin ekonomik katılım puanı yüzde 40'ın altında; siyasi güçlendirme puanı ise oldukça düşük.
Küresel cinsiyet açığındaki yavaş ilerleme, pandemi sonrası ekonomik toparlanmanın kadınlar aleyhine sonuçlanmasıyla ilişkilendiriliyor. Kadınların iş gücünden çekilmesi, ücretsiz bakım işlerindeki artış ve eğitimde yaşanan kesintiler, cinsiyet eşitliği hedeflerini olumsuz etkiledi. WEF, hükümetlere ve özel sektöre kadınların iş gücüne katılımını artıracak politikalar geliştirmeleri çağrısında bulunuyor. Özellikle Hindistan gibi gelişmekte olan ülkelerde, kadınların istihdamını teşvik edecek yapısal reformlara ihtiyaç duyuluyor. Hindistan'ın 131. sırada kalması, ülkenin ekonomik potansiyelini tam olarak kullanamadığını gösteriyor; zira kadın iş gücüne katılımının artması GSYİH'yi önemli ölçüde yükseltebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, aynı endekste 127. sırada yer alarak Hindistan'ın dört basamak önünde bulunuyor. Ancak her iki ülke de cinsiyet eşitliği konusunda benzer yapısal sorunlarla karşı karşıya: düşük kadın istihdamı, siyasi temsilde yetersizlik ve ücretsiz bakım yükünün kadınlar üzerinde yoğunlaşması. Hindistan'ın sıralamasındaki durgunluk, Türkiye için de bir uyarı niteliğinde. Türkiye, kadın iş gücüne katılımını artırmak ve siyasi temsili güçlendirmek için somut adımlar atmazsa, küresel sıralamada gerileme riski taşıyor. Ayrıca, Güney Asya'daki cinsiyet eşitliği açığı, bölgesel istikrarı ve ekonomik kalkınmayı olumsuz etkileyerek Türkiye'nin ticari ve diplomatik ilişkilerini dolaylı yoldan etkileyebilir.