Hindistan ve Japonya, savaş gemilerini düşman radarlarına karşı gizleyecek stealth teknolojisini ortaklaşa geliştirme kararı aldı. İki ülke arasında imzalanan anlaşma kapsamında, Hint donanmasına ait savaş gemilerine gizlilik kabiliyeti kazandıracak sistemler üzerinde çalışılacak. Analistlere göre bu adım, Hindistan-Japonya savunma iş birliğini yeni bir seviyeye taşıyor ve her iki başkentin de Washington'a ne kadar güvenebileceği konusundaki endişelerini yansıtıyor. Proje, özellikle Hint Okyanusu ve Güney Çin Denizi'nde artan Çin tehdidine karşı bir caydırıcılık unsuru olarak değerlendiriliyor.
Gelişmenin arka planı
Hindistan ve Japonya, yıllardır savunma alanında iş birliği yapıyor. İki ülke arasında daha önce askeri tatbikatlar, teçhizat transferi ve teknoloji paylaşımı gibi konularda anlaşmalar imzalanmıştı. Ancak yeni anlaşmayla birlikte, ilk kez bu denli kritik bir teknoloji alanında ortak Ar-Ge çalışması yapılacak. Stealth teknolojisi, gemilerin radar kesitini azaltarak düşman radarları tarafından tespit edilmesini zorlaştırıyor. Hindistan, mevcut donanmasında bu teknolojiye sahip gemi sayısını artırmak istiyor. Japonya ise denizaltı karşıtı harp ve gizli operasyonlarda kullanılmak üzere benzer teknolojiler geliştirmiş durumda. İki ülkenin bu alandaki uzmanlıklarını birleştirmesi, Çin'in bölgedeki askeri yığınağına karşı önemli bir hamle olarak görülüyor.
Projenin finansmanı ve uygulama takvimi henüz netleşmiş değil. Ancak her iki ülkenin savunma bakanlıkları, teknolojinin 2030'lu yılların başında kullanıma hazır hale getirilmesini hedefliyor. Geliştirme sürecinde, Hindistan'ın Kochi tersaneleri ve Japonya'nın Mitsubishi Heavy Industries gibi şirketleri başrol oynayacak. Bu iş birliği, aynı zamanda Hindistan'ın yerli savunma sanayiini güçlendirme hedefiyle de örtüşüyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan ve Japonya'nın bu adımı, ABD'nin bölgedeki güvenilirliğine duyulan şüphelerin bir yansıması. Her iki ülke de geleneksel olarak ABD ile yakın savunma ilişkileri sürdürüyor. Ancak son yıllarda, özellikle Trump yönetimi döneminde ABD'nin müttefiklerine verdiği taahhütlerin sorgulanması, Tokyo ve Yeni Delhi'yi alternatif arayışlara itti. Biden yönetiminin Asya'ya dönük politikaları bu endişeleri kısmen gidermiş olsa da, Çin'in askeri gücünü hızla artırması, Hindistan ve Japonya'nın kendi aralarındaki iş birliğini derinleştirmelerine yol açtı.
Öte yandan, bu ortaklık sadece askeri boyutuyla sınırlı değil. Hindistan-Japonya ilişkileri, altyapı yatırımları, ticaret ve teknoloji transferi gibi alanlarda da giderek güçleniyor. İki ülke, Çin'in Kuşak ve Yol Girişimi'ne alternatif olarak görülen Asya-Afrika Büyüme Koridoru projesinde de iş birliği yapıyor. Savunma alanındaki bu yeni adım, stratejik ortaklığın derinleştiğinin bir göstergesi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan-Japonya savunma iş birliği, Türkiye açısından dolaylı da olsa önemli etkiler barındırıyor. Türkiye, özellikle Hint Okyanusu'nda artan Çin varlığına karşı Hindistan ile benzer endişeleri paylaşıyor. Ayrıca, Türkiye'nin kendi savunma sanayiinde stealth teknolojisi alanında yürüttüğü çalışmalar (KAAN, Bayraktar Kızılelma, MİLGEM projeleri) düşünüldüğünde, bu tür uluslararası iş birliklerinin Türk savunma ihracatı için yeni fırsatlar yaratabileceği öngörülebilir. Ancak Türkiye'nin bölgede doğrudan bir taraf olmaması nedeniyle, bu gelişme daha çok küresel güç dengeleri açısından takip edilmesi gereken bir süreç olarak değerlendirilmelidir.