Hindistan'ın imalat sektörü, son yıllarda hükümetin uyguladığı reformlar ve küresel şirketlerin Çin dışında üretim arayışı sayesinde kayda değer bir ivme kazandı. Ülkenin özellikle batı ve güney bölgelerinde fabrika çıktıları hızla artıyor. Son veriler, imalat sanayisinin GSYH içindeki payının yükseldiğini ve istihdamın genişlediğini gösteriyor. Bu gelişme, Hindistan'ın uzun süredir beklenen imalat hamlesinin nihayet gerçekleşmeye başladığı şeklinde yorumlanıyor.
İmalatın arka planı: Reformlar ve teşvikler
Hindistan hükümeti, 2014 yılında başlattığı "Make in India" (Hindistan'da Üret) girişimiyle imalat sektörünü canlandırmayı hedefledi. Bu kapsamda yabancı yatırımcılara kolaylıklar sağlandı, arazi tahsisi hızlandırıldı ve vergi indirimleri uygulandı. Özellikle 2020'de açıklanan Üretim Bağlantılı Teşvik (PLI) programı, elektronik, otomotiv, ilaç ve tekstil gibi sektörlerde üretimi artırmayı amaçlıyor. Program kapsamında şirketlere, ürettikleri mal miktarına göre nakit teşvikler veriliyor. Bu teşvikler, yerli ve yabancı firmaların Hindistan'daki üretimlerini artırmasını sağladı. Örneğin, Apple'ın tedarikçileri Foxconn ve Wistron, iPhone üretimini Hindistan'a taşıdı. Böylece Hindistan, akıllı telefon ihracatında önemli bir oyuncu haline geldi.
Ayrıca, altyapı yatırımları da hız kazandı. Yeni otoyollar, limanlar ve lojistik merkezleri inşa ediliyor. Bu yatırımlar, mal taşıma maliyetlerini düşürerek imalatçıların rekabet gücünü artırıyor. Hükümet, 2025 yılına kadar imalatın GSYH içindeki payını %25'e çıkarmayı hedefliyor. Şu anda bu oran %16 civarında. Ancak son yıllardaki büyüme trendi, hedefe ulaşma yolunda umut veriyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Tedarik zinciri kayması
Küresel ölçekte, COVID-19 salgını sonrası şirketler tedarik zincirlerini çeşitlendirme arayışına girdi. Çin'e olan bağımlılığı azaltmak isteyen Batılı ülkeler, Hindistan'ı alternatif üretim üssü olarak görüyor. ABD ve Avrupa Birliği, Çin ile ticaret gerilimleri nedeniyle Hindistan ile ekonomik ilişkilerini güçlendiriyor. Hindistan'ın genç nüfusu, düşük işgücü maliyetleri ve İngilizce konuşan kalifiye işgücü, onu cazip kılıyor. Ancak, bürokrasi, altyapı eksiklikleri ve vasıflı işgücü açığı gibi zorluklar hâlâ mevcut. Yine de, son veriler imalatın giderek güçlendiğini gösteriyor. Hindistan Merkez Bankası'nın raporlarına göre, imalat PMI endeksi uzun süredir 50'nin üzerinde seyrediyor ve bu da sektörün büyüdüğüne işaret ediyor.
Hindistan'ın imalat hamlesi, küresel ticaret dengelerini de etkileyebilir. Özellikle tekstil, ilaç ve otomotiv parçaları gibi emek yoğun sektörlerde Hindistan'ın ihracatı artıyor. Bu durum, Vietnam, Bangladeş gibi diğer düşük maliyetli üretici ülkelerle rekabeti kızıştırabilir. Ayrıca, Hindistan'ın kendi iç pazarı da büyüyor; artan nüfus ve gelir seviyesi, yerli talebi canlı tutuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın imalat sektöründeki yükselişi, küresel tedarik zincirlerinde önemli bir kaymaya işaret ediyor. Türkiye, ihracat pazarlarında Hindistan ile rekabet edebilir; özellikle tekstil, otomotiv ve beyaz eşya gibi alanlarda. Ancak, Hindistan'ın ucuz işgücü avantajı, Türk üreticiler için zorluk yaratabilir. Öte yandan, Hindistan'ın artan üretimi, ara malı ithalatını da artırabilir; bu da Türk firmaları için fırsat olabilir. Ayrıca, Hindistan ile ticaret anlaşmaları genişletilerek karşılıklı yatırımlar teşvik edilebilir. Türkiye'nin Asya-Pasifik bölgesindeki ekonomik varlığını güçlendirmesi açısından Hindistan'daki gelişmeler yakından izlenmeli.