Avrasya Ekonomik Birliği (AEB) ülkeleri, Hindistan ile yürüttükleri serbest ticaret anlaşması müzakerelerini hızlandırma kararı aldı. Rusya, Belarus, Kazakistan, Ermenistan ve Kırgızistan’dan oluşan birlik, Hindistan ile kapsamlı bir serbest ticaret bölgesi kurmayı hedefliyor. Uzmanlara göre bu anlaşma, bölgesel ticaretin artırılması ve kara ulaşım koridorlarının iyileştirilmesi açısından kritik önem taşıyor; aynı zamanda Avrupa için de olumlu sonuçlar doğurabilir.
Müzakerelerin Arka Planı ve AEB’in Hedefleri
Avrasya Ekonomik Birliği, 2015 yılında Rusya öncülüğünde kurulan ve 180 milyonluk bir pazarı temsil eden bir ekonomik entegrasyon projesi. Birliğin temel amacı, üye ülkeler arasında mal, hizmet, sermaye ve işgücü dolaşımını serbestleştirmek. Hindistan ile yürütülen serbest ticaret anlaşması müzakereleri, birliğin dış ticaretini çeşitlendirme ve Asya’nın büyüyen ekonomileriyle bağlantılarını güçlendirme stratejisinin bir parçası. Hindistan, 1,4 milyarlık nüfusu ve hızla büyüyen ekonomisiyle AEB için cazip bir ortak. İki taraf arasındaki ticaret hacmi son yıllarda artsa da potansiyelin altında. 2022’de AEB ile Hindistan arasındaki ticaret yaklaşık 30 milyar dolar seviyesindeydi; bu rakamın anlaşma ile birlikte kısa vadede iki katına çıkması bekleniyor.
Müzakerelerde tarife indirimleri, gümrük prosedürlerinin basitleştirilmesi, yatırımların karşılıklı korunması ve hizmet ticareti gibi konular ele alınıyor. AEB ülkeleri özellikle enerji, makine, kimya ve tarım ürünlerinde Hindistan pazarına erişim istiyor. Hindistan ise ilaç, tekstil, bilişim hizmetleri ve tarım ürünleri için daha geniş bir pazar arıyor. Anlaşmanın, özellikle Rusya’nın Batı yaptırımları sonrası Asya’ya yönelme politikası kapsamında stratejik bir adım olduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Kara Koridorları ve Avrupa’ya Etkisi
Hindistan ile AEB arasındaki serbest ticaret anlaşması, sadece iki taraf için değil, geniş bir coğrafya için önemli. Anlaşmanın hayata geçmesiyle birlikte Uluslararası Kuzey-Güney Ulaşım Koridoru (INSTC) ve Kuzey Deniz Rotası gibi projelerin canlanması bekleniyor. INSTC, Hindistan’dan İran üzerinden Rusya’ya ve oradan Avrupa’ya uzanan bir kara ve deniz güzergahı. Bu koridor, Süveyş Kanalı’na alternatif olarak görülüyor ve taşıma süresini 40 günden 20 güne düşürme potansiyeli taşıyor.
Anlaşma ayrıca Avrupa için de fırsatlar sunuyor. AEB ile Hindistan arasındaki ticaretin artması, Avrupa’ya yapılan transit taşımacılığı da artırabilir. Ancak Rusya’ya uygulanan yaptırımlar nedeniyle Avrupa ile AEB arasındaki doğrudan ticaret sınırlı. Yine de uzmanlar, uzun vadede daha entegre bir Avrasya ticaret ağının Avrupa’nın enerji ve hammadde tedarikinde çeşitlilik sağlayabileceğini belirtiyor. Hindistan’ın da Avrupa pazarına AEB üzerinden erişim sağlaması, Avrupa için rekabeti artırıcı bir etken olabilir.
Öte yandan, anlaşmanın jeopolitik yansımaları da var. Batı ile ilişkileri gergin olan Rusya, bu tür anlaşmalarla Asya’daki etkisini pekiştirmeye çalışıyor. Hindistan ise stratejik özerkliğini koruyarak hem Batı hem de Rusya ile dengeli ilişkiler yürütüyor. Serbest ticaret anlaşması, Hindistan’ın çok kutuplu dış politika stratejisiyle uyumlu.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, AEB ile Hindistan arasındaki serbest ticaret anlaşmasını yakından takip etmeli. Zira Türkiye, hem AEB ülkeleriyle hem de Hindistan’la ticari ilişkilerini geliştirmeye çalışıyor. Anlaşma, Türkiye’nin bölgesel ticaret koridorlarındaki konumunu etkileyebilir. Özellikle INSTC’nin canlanması, Türkiye’nin Orta Koridor projesi için bir fırsat ya da tehdit oluşturabilir. Türkiye, Gümrük Birliği’ni güncelleme ve Asya’ya açılım politikaları kapsamında bu gelişmeyi dikkate almalı. Ayrıca, Türk ihracatçıları için Hindistan pazarında artan rekabet anlamına gelebilir. Stratejik bir denge gözetilerek, Türkiye’nin de Hindistan ile benzer bir anlaşma için adım atması gündeme gelebilir.