Hindistan'da son on yılda gençlik protestolarının simgesi haline gelen 'Azadi' (özgürlük) sloganı, ülkenin siyasi atmosferindeki değişimlere paralel olarak yeniden anlam kazanıyor. Bir zamanlar öğrenci liderlerinin tutuklanmasına gerekçe gösterilen bu slogan, bugün farklı kesimlerce farklı taleplerin dile getirilmesinde kullanılıyor. Aralarında Delhi'daki Jamia Millia Islamia Üniversitesi ve Aligarh Müslüman Üniversitesi'nin de bulunduğu birçok kampüste öğrenciler, hem eğitim hakkı hem de siyasi ifade özgürlüğü için 'Azadi' diye bağırıyor.
Değişen protesto dili
On yıl önce, 2010'ların başında, Hindistan'da öğrenci hareketleri daha çok ekonomik eşitsizlik ve sosyal adalet talepleri etrafında şekilleniyordu. O dönemde öğrenci liderleri, üniversite harçlarının artırılması ve kast ayrımcılığı gibi konuları gündeme getiriyordu. Ancak 'Azadi' sloganı, özellikle 2019'da Yurttaşlık Değişikliği Yasası (CAA) ve ulusal vatandaş kayıt sistemi (NRC) tartışmaları sırasında ivme kazandı. Öğrenciler, bu yasaların kendilerini ve ailelerini hedef aldığını savunarak 'Azadi' sloganını daha geniş bir özgürlük talebi olarak yorumladı.
Jamia Millia Islamia Üniversitesi'nden sosyolog Prof. Nandini Sundar, sloganın evrimini şöyle açıklıyor: 'Azadi artık sadece bağımsızlık değil; aynı zamanda korkusuz yaşamak, istediğini söylemek ve üniversite kampüslerinde polis şiddetine maruz kalmamak anlamına geliyor.' Bu yorum, özellikle 2020'deki öğrenci protestolarında kamuoyunun dikkatini çekti.
Öte yandan, bazı kesimler 'Azadi' sloganının içinin boşaltıldığını ve yalnızca muhalefet eden gençleri damgalamak için kullanıldığını savunuyor. Hindistan Hükümeti, sloganı 'ayrılıkçılığa teşvik' olarak nitelendirip yasal yaptırımlar uygulamaya devam ediyor. 2020'de Delhi'de düzenlenen protestolarda gözaltına alınan öğrenci aktivistler, hâlâ yargı süreçleriyle karşı karşıya.
Bölgesel ve küresel boyut
Hindistan'daki gençlik hareketleri, yalnızca iç siyaseti etkilemekle kalmıyor; aynı zamanda Güney Asya'da demokrasi ve ifade özgürlüğü konusundaki tartışmalara da yön veriyor. Pakistan, Bangladeş ve Sri Lanka'daki öğrenci protestolarında da benzer sloganların yükselişi, bölgede genç nüfusun siyasallaşmasına işaret ediyor. Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları İzleme Örgütü, Hindistan'daki öğrenci aktivistlerin maruz kaldığı baskıyı raporlarında defalarca gündeme getirdi.
Batılı ülkeler ve uluslararası kamuoyu, Hindistan'daki demokratik gerileme endişelerini dile getirirken, ülkedeki öğrenci hareketleri de bu tartışmanın merkezinde yer alıyor. Özellikle akademik özgürlükler ve üniversite yönetimlerinin bağımsızlığı, küresel çapta izlenen konular arasında.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki gençlik protestoları, Türkiye'deki üniversite öğrenci hareketleriyle paralellikler taşıyor. Her iki ülkede de öğrenciler, eğitim politikaları ve ifade özgürlüğü konusunda benzer endişeler dile getiriyor. Bu durum, Türk dış politikası için Hindistan'la ilişkilerde demokrasi ve insan hakları başlıklarını hassas bir denge unsuru haline getiriyor. Türkiye, Hindistan'la ekonomik ve stratejik iş birliğini sürdürürken, uluslararası platformlarda insan hakları ihlallerine yönelik eleştirilerde bulunmakta zorlanıyor. Ancak bu gelişme, Türkiye'nin kendi içinde benzer taleplerin yükseldiği bir döneme denk geldiği için, iki ülke arasındaki diyalogda öğrenci hakları konusunun gündeme gelmesi muhtemel görünüyor.