Hindistan'da nesli tükenme tehlikesi altındaki Asya fillerinin doğal yaşam alanları, hükümetin ve yerel yönetimlerin ihmali nedeniyle hızla yok oluyor. Ülkenin en yüksek mahkemeleri tarafından verilen koruma kararlarına rağmen, kaçak ağaç kesimi, madencilik, altyapı projeleri ve tarım arazisi açma faaliyetleri fillerin göç yollarını kesiyor. Uzmanlar, fillerin geleneksel olarak kullandığı koridorların yok edilmesinin, insan-fil çatışmalarını artırdığını ve türün uzun vadeli hayatta kalma şansını azalttığını belirtiyor.
Koruma Kararları Kâğıt Üzerinde Kalıyor
Hindistan Yüksek Mahkemesi, 2011 yılında verdiği bir kararla, fillerin yaşam alanlarının korunması için "fil koridorları" oluşturulmasını ve bu alanlarda madencilik, yol yapımı gibi faaliyetlerin yasaklanmasını hükme bağlamıştı. Ancak aradan geçen on yıldan fazla sürede bu kararların çok azı uygulandı. Örneğin, Orissa ve Jharkhand eyaletlerinde kömür madenciliği projeleri, mahkeme kararlarına rağmen fil koridorlarını işgal etmeye devam ediyor. Çevre aktivistleri, hükümetin ekonomik büyüme önceliğini çevre korumanın önüne koyduğunu savunuyor.
Hindistan Orman Bakanlığı'nın 2022 raporuna göre, ülkede 2021 yılında 500'den fazla insan ve 100'den fazla fil, insan-fil çatışmaları sonucu hayatını kaybetti. Bu rakamlar, son on yılda iki katına çıkmış durumda. Filler, ormansızlaşma nedeniyle yiyecek bulmak için köylere ve tarım alanlarına inmek zorunda kalıyor; bu da ölümcül çatışmalara yol açıyor.
Ormansızlaşma ve İklim Değişikliği Baskısı
Hindistan, dünyadaki Asya fili nüfusunun yaklaşık %60'ına ev sahipliği yapıyor; tahminen 27.000 ila 30.000 yabani fil bulunuyor. Ancak son yirmi yılda ülkenin orman örtüsü, esas olarak kâğıt hamuru, palmiye yağı ve kauçuk plantasyonları ile madencilik faaliyetleri nedeniyle önemli ölçüde azaldı. Kerala, Karnataka ve Tamil Nadu gibi güney eyaletlerinde fillerin tarihsel göç yolları, barajlar ve otoyollar tarafından kesildi.
İklim değişikliği de durumu kötüleştiriyor. Değişen yağış rejimleri, fillerin su ve yiyecek bulma alışkanlıklarını değiştiriyor; kuraklık dönemlerinde filler daha geniş alanlara yayılmak zorunda kalıyor. Uzmanlar, fillerin iklim değişikliğine uyum sağlamak için göç etme yeteneğinin, habitat parçalanması nedeniyle kısıtlandığını vurguluyor.
Yerel Direniş ve Hükümetin Tutumu
Ülke genelinde birçok yerel topluluk, fil koridorlarının korunması için mücadele ediyor. Ancak bu mücadeleler, genellikle büyük sanayi projeleri ve devlet destekli altyapı yatırımları karşısında yenilgiye uğruyor. Örneğin, 2023 yılında Assam eyaletinde planlanan bir doğal gaz boru hattı, fillerin kritik bir göç yolunu kesme riski taşıdığı için protestolara sahne oldu; ancak proje iptal edilmedi. Hükümet, ekonomik kalkınma ve enerji güvenliği gerekçesiyle bu tür projeleri savunuyor.
Öte yandan, Hindistan hükümeti 2010 yılında "Fil Koruma Görev Gücü" adı altında bir program başlatmış olsa da, bu programın bütçesi ve etkinliği yetersiz. Orman korucuları, yetersiz personel ve ekipmanla fillerin korunmasında zorlanıyor. Kaçak avcılık da önemli bir tehdit olmaya devam ediyor; filler dişleri için avlanıyor ve 2020'de pandemi sırasında kaçak avcılık vakaları arttı.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Asya fili, Uluslararası Doğa Koruma Birliği (IUCN) tarafından "Tehlike Altında" olarak sınıflandırılıyor. Hindistan'daki durum, türün küresel hayatta kalması için kritik önemde. Asya fillerinin yaşam alanlarının korunması, sadece Hindistan'ın değil, bölgedeki diğer ülkelerin de sorumluluğunda. Nepal, Bhutan ve Bangladeş gibi komşu ülkelerle sınır ötesi fil koridorları bulunuyor; ancak bu koridorlar da benzer baskılarla karşı karşıya.
Uluslararası kamuoyu, Hindistan'ın koruma çabalarını yakından izliyor. Birleşmiş Milletler ve Dünya Yaban Hayatı Fonu (WWF) gibi kuruluşlar, Hindistan'ı fillerin korunması için daha etkili önlemler almaya çağırıyor. Ancak ülkenin hızlı ekonomik büyüme hedefleri ve artan enerji ihtiyacı, koruma çabalarıyla çatışıyor. Yenilenebilir enerji projeleri bile bazen fil habitatlarını tehdit edebiliyor; örneğin güneş enerjisi santralleri için geniş araziler tahsis ediliyor.
Hindistan'da fillerin durumu, ekonomik kalkınma ile çevre koruma arasındaki dengenin ne kadar zor olduğunu gösteriyor. Mahkeme kararları ve yasalar kâğıt üzerinde güçlü olsa da, uygulama eksikliği ve siyasi irade yokluğu nedeniyle fillerin geleceği belirsiz. Uzmanlar, acil önlem alınmazsa önümüzdeki 20-30 yıl içinde fillerin birçok bölgeden tamamen kaybolabileceği uyarısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki fil habitatlarının yok olması, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel iklim ve biyoçeşitlilik krizi açısından önemli bir uyarıdır. Türkiye, kendi coğrafyasında benzer çevre sorunlarıyla karşı karşıya: ormansızlaşma, habitat kaybı ve insan-yaban hayatı çatışmaları. Ayrıca Hindistan gibi hızla büyüyen ekonomilerin çevre politikaları, küresel iklim hedeflerini doğrudan etkiliyor. Türkiye, uluslararası platformlarda biyoçeşitlilik kaybına dikkat çekerek hem çevre diplomasisini güçlendirebilir hem de kendi koruma politikalarına örnek alabilir. Bu haber, kalkınma ve çevre arasındaki dengenin evrensel bir sorun olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin yeşil mutabakat ve sürdürülebilirlik hedefleri açısından da ders çıkarılabilir.