Hindistan borsalarında pazartesi günü uygulanan yeni kapanış mekanizması, MSCI Inc. endeks revizyonu kapsamında rekor seviyede 4,2 milyar dolarlık işlem hacmine ulaştı. Ancak sistemin devreye girdiği günden bu yana yaşanan sert fiyat dalgalanmaları son işlem gününde de sürdü; bu da uzun vadeli başarı için kritik bir engel olan piyasa yapıcı eksikliğini tekrar gündeme getirdi.
Yeni Kapanış Sistemi ve Rekor İşlem Hacmi
Hindistan'ın önde gelen borsaları Bombay Menkul Kıymetler Borsası (BSE) ve Ulusal Menkul Kıymetler Borsası (NSE), geçtiğimiz ay itibarıyla kapanış seanslarında yeni bir mekanizma uygulamaya başladı. Bu sistem, özellikle MSCI endekslerindeki revizyonlarda pasif fon akışlarının yol açtığı volatiliteyi azaltmayı hedefliyor. Geleneksel kapanış seansında emirlerin son 15 dakikada toplanması yerine, yeni sistemde işlemler belirli bir süreye yayılıyor ve kapanış fiyatı daha sağlıklı bir şekilde oluşmaya çalışılıyor.
Pazartesi günü MSCI tarafından yapılan endeks değişiklikleri nedeniyle hisse senedi piyasalarında rekor düzeyde işlem yapıldı. Toplamda 4,2 milyar dolarlık hisse senedi işlemi gerçekleşti. Bu hacim, BSE Sensex ve NSE Nifty endekslerindeki ağırlığı değişen şirketlerin hisselerinde yoğunlaştı. Yeni kapanış sistemi bu hacmi kaldırmayı başarsa da, işlem fiyatlarındaki dalgalanmalar dikkat çekti.
Özellikle endekse yeni eklenen veya endeksten çıkarılan hisselerde fiyatlar beklenmedik şekilde sıçradı. Yatırımcılar, büyük fon akışlarını dengeleyecek piyasa yapıcıların bulunmaması nedeniyle fiyatların olması gerekenden daha fazla oynadığını belirtiyor. Piyasa yapıcılar, alım satım emirlerinin karşılanmasını sağlayarak likidite sağlar ve fiyatların aşırı hareketlerini önler. Ancak Hindistan'da bu sistemin henüz yeterince gelişmemiş olması, özellikle yüksek hacimli günlerde sorunlara yol açıyor.
Piyasa Yapıcı Eksikliği ve Volatilite
Uzmanlara göre, yeni kapanış sisteminin başarısı için piyasa yapıcıların aktif rol alması şart. Piyasa yapıcılar, belirli bir hisse senedinde sürekli olarak alım ve satım kotaları vererek fiyatların makul bir bant içinde kalmasını sağlar. Ancak Hindistan borsalarında bu tür kurumsal piyasa yapıcılığı henüz yaygın değil. Özellikle endeks revizyonları gibi olağanüstü hacimlerin yaşandığı günlerde, kurumsal yatırımcıların emirleri karşılıksız kalabiliyor ve fiyatların aşırı yükselmesine ya da düşmesine neden olabiliyor.
Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu (SEBI), bu durumun farkında ve piyasa yapıcılığını teşvik etmek için çeşitli düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Ancak şu ana kadar somut bir adım atılmış değil. Piyasa katılımcıları, sorunun çözülmemesi halinde yabancı yatırımcıların Hindistan piyasalarına olan güveninin azalabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle pasif fonların (ETF'ler ve endeks fonları) hacmi arttıkça, bu tür dalgalanmaların daha sık yaşanması bekleniyor.
Küresel ve Bölgesel Boyut
Hindistan, gelişmekte olan piyasalar (GOP) endekslerinde önemli bir ağırlığa sahip. MSCI Gelişmekte Olan Piyasalar Endeksi içinde Hindistan'ın payı son yıllarda arttı. Bu nedenle Hindistan borsalarındaki dalgalanmalar, küresel portföy yatırımcılarını doğrudan etkiliyor. Özellikle Asya-Pasifik bölgesindeki diğer gelişmekte olan piyasalarla karşılaştırıldığında, Hindistan'ın piyasa yapıcı eksikliği daha belirgin bir sorun olarak öne çıkıyor. Çin, Tayvan ve Güney Kore gibi piyasalarda daha gelişmiş piyasa yapıcılık sistemleri bulunuyor.
Hindistan borsalarındaki bu durum, küresel yatırımcılar için risk algısını artırarak portföy dağılımlarını etkileyebilir. Uzmanlar, Hindistan'ın büyüyen ekonomisi ve artan hisse senedi piyasası derinliği sayesinde uzun vadede bu sorunun üstesinden gelebileceğini öngörüyor. Ancak kısa vadede, endeks revizyonları gibi olağanüstü olaylarda dalgalanmaların sürmesi, sistemin güvenilirliği açısından olumsuz bir sinyal veriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki bu gelişme, Türkiye'nin finansal piyasaları için de çıkarımlar barındırıyor. Türkiye, gelişmekte olan piyasa endekslerinde Hindistan kadar büyük bir ağırlığa sahip olmasa da, benzer şekilde pasif fon akışlarına maruz kalıyor. Özellikle MSCI revizyonları sırasında Türkiye'de de fiyat dalgalanmaları gözlemleniyor. Piyasa yapıcılığı konusu Türkiye'de de zaman zaman gündeme gelmekle birlikte, Borsa İstanbul'da likiditenin nispeten daha derin olduğu söylenebilir. Yine de, gelişmekte olan piyasalarda ortak bir sorun olan volatilite yönetimi, yabancı yatırımcı güveni açısından kritik önem taşıyor. Türkiye'nin bu konuda atacağı adımlar, küresel fonların Türk varlıklarına olan ilgisini artırabilir.