Hindistan'da bireysel yatırımcılar, Mart 2024'te sona eren mali yılda hisse senedi vadeli işlem ve opsiyon (türev) piyasasında 916,85 milyar rupi (yaklaşık 9,6 milyar dolar) kaybetti. Hükümetin Salı günü parlamentoya sunduğu verilere göre, bu kayıp bir önceki mali yıldaki 1,1 trilyon rupilik zararın ardından geldi ve türev piyasalarındaki işlem hacmindeki artışa rağmen bireysel yatırımcıların bu piyasalarda sistematik olarak kaybettiğini ortaya koydu. Maliye Bakanlığı'ndan Sorumlu Devlet Bakanı Pankaj Chaudhary, yazılı bir yanıtta, bireysel yatırımcıların toplam kayıplarının, işlem hacmindeki büyümeyle birlikte arttığını ancak kayıp oranının bir önceki yıla göre azaldığını belirtti.
Bireysel Yatırımcıların Türev Piyasasındaki Kayıpları ve Artan İşlem Hacmi
Hindistan'da bireysel yatırımcıların türev piyasalarına katılımı son yıllarda önemli ölçüde arttı. Ülkenin en büyük borsası olan National Stock Exchange (NSE) verilerine göre, vadeli işlem ve opsiyon segmentinde günlük ortalama işlem hacmi, 2023-24 mali yılında bir önceki yıla göre yaklaşık %70 artarak 100 trilyon rupiyi (yaklaşık 1,2 trilyon dolar) aştı. Bu artışta, mobil ticaret uygulamalarının yaygınlaşması, düşük komisyonlar ve genç nüfusun finansal piyasalara olan ilgisinin artması etkili oldu. Ancak, bu hacim artışına rağmen, bireysel yatırımcıların çoğu, yüksek kaldıraçlı ve karmaşık türev ürünlerinde bilgi ve deneyim eksikliği nedeniyle zarar etmektedir.
Pankaj Chaudhary, soru önergesine verdiği yanıtta, kayıpların büyük kısmının, bireysel yatırımcıların kısa vadeli alım satım (day trading) yapmalarından kaynaklandığını belirtti. Özellikle, haftalık vadeli opsiyon sözleşmeleri, yüksek hacimli ve spekülatif işlemlere sahne olmaktadır. Hindistan Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu (SEBI) ise bu durumu yakından izlemekte ve türev ürünlerine yönelik düzenlemeleri sıkılaştırmayı değerlendirmektedir. SEBI Başkanı Madhabi Puri Buch, geçtiğimiz aylarda yaptığı açıklamada, bireysel yatırımcıların türev piyasalarındaki kayıplarının sürdürülebilir olmadığını ve bu konuda adımlar atılacağını ifade etmişti.
Küresel Türev Piyasalarında Bireysel Yatırımcıların Durumu ve Hindistan Örneği
Bireysel yatırımcıların türev piyasalarındaki kayıpları, yalnızca Hindistan'a özgü bir durum değil. Dünya genelinde, özellikle gelişmiş ülkelerde, bireysel yatırımcıların kaldıraçlı ürünlerde uzun vadeli olarak zarar ettiği bilimsel çalışmalarla da kanıtlanmıştır. Örneğin, ABD'de yapılan araştırmalar, bireysel yatırımcıların opsiyon piyasasında ortalama olarak kaybettiğini ve bu kayıpların piyasa yapıcıları ve kurumsal yatırımcılara aktarıldığını göstermektedir. Ancak Hindistan, bu kayıpların boyutu ve işlem hacmindeki artış hızı açısından dikkat çekmektedir. Hindistan'da bireysel yatırımcıların türev piyasalarındaki toplam cirosu, dünyanın en büyük türev borsaları arasında yer alan NSE ve BSE'nin toplam hacminde önemli bir paya sahiptir. Bu durum, küresel piyasalarda da benzer risklere işaret etmektedir: bireysel yatırımcıların bilinçsizce türev ürünlere yönelmesi, piyasa istikrarını tehdit edebilir ve yatırımcı kayıplarını artırabilir.
Öte yandan, Hindistan'da düzenleyici otoriteler, bireysel yatırımcıları korumak amacıyla bazı önlemler almaya başlamıştır. SEBI, geçtiğimiz yıl içinde opsiyon sözleşmelerinin vade sonu işlemlerini düzenlemeye yönelik kurallar getirmiş ve üyelere yönelik risk yönetimi zorunluluklarını artırmıştır. Ayrıca, yatırımcı eğitimi programları yaygınlaştırılmaktadır. Ancak, bu önlemlerin etkili olup olmadığı, önümüzdeki dönemde açıklanacak verilerle daha net görülebilecektir. Hindistan hükümeti ise, bireysel yatırımcı kayıplarının azaltılması için finansal okuryazarlığın artırılması gerektiğini kabul etmekte ve bu yönde çalışmalar yürütmektedir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki bu gelişme, Türkiye'deki hisse senedi ve türev piyasaları için önemli bir ders niteliğindedir. Türkiye'de de özellikle son yıllarda artan enflasyon ve düşük faiz ortamı nedeniyle bireysel yatırımcıların borsaya ilgisi artmış, ancak benzer şekilde türev ürünlere yönelim de spekülatif kayıpları beraberinde getirmiştir. Borsa İstanbul'da endeks kontratları ve opsiyonlarda işlem hacmi büyürken, bireysel yatırımcıların bu piyasalardaki kayıpları düzenleyici otoriteler tarafından yakından izlenmelidir. TCMB ve SPK'nın yatırımcı koruma mekanizmalarını güçlendirmesi, finansal okuryazarlığın artırılması ve kaldıraç oranlarının revize edilmesi, benzer sorunların önüne geçilebilir. Ayrıca, Hindistan'daki bu deneyim, gelişmekte olan piyasalarda türev ürünlerinin denetimine ilişkin küresel tartışmalara da ışık tutmaktadır; Türkiye bu tartışmalara aktif katılarak piyasa istikrarını koruyabilir.