Hindistan Başyargıcı Surya Kant, 8 Haziran’da Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi’nde verdiği konferansta, uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde tahkimin giderek artan prosedürel engellerle karşı karşıya kaldığını belirterek arabuluculuk yönteminin daha hızlı ve etkili bir alternatif sunduğunu ifade etti. Kant, özellikle ticari anlaşmazlıklarda mahkeme süreçlerinin uzunluğuna dikkat çekerek alternatif uyuşmazlık çözüm mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
Arka Plan: Tahkimin Yükselişi ve Düşüşü
Tahkim, özellikle uluslararası ticaret ve yatırım anlaşmazlıklarında tercih edilen bir yöntemdi. Ancak son yıllarda, özellikle Çin ve Rusya gibi ülkelerin tahkim kararlarına uymaması, süreçlerin pahalı ve uzun olması gibi nedenlerle itibar kaybetti. Kant, prosedürel engellerin yanı sıra hakem seçimi ve taraflar arasındaki güvensizliğin de tahkimin etkinliğini azalttığını belirtti.
Hindistan, ekonomik büyümesi ve artan ticari hacmiyle uluslararası uyuşmazlıkların çözümünde daha fazla rol oynamayı hedefliyor. Kant’ın konuşması, ülkenin arabuluculuk alanında bir merkez olma potansiyelini de gündeme getirdi. Hindistan’da 2023’te çıkarılan Mediation Act, arabuluculuk sürecine yasal bir zemin kazandırarak bu alandaki çabaları destekliyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Asya-Pasifik bölgesi, küresel ticaretin ve yatırımların önemli bir kısmını barındırıyor. Singapur ve Hong Kong başta olmak üzere bölgedeki birçok ülke tahkim ve arabuluculuk merkezi olarak öne çıkıyor. Kant’ın çağrısı, bu alandaki rekabeti artırabilir. Ayrıca, Türkiye’nin de dahil olduğu gelişmekte olan ülkeler için tahkimin yüksek maliyetleri önemli bir engel teşkil ediyor. Arabuluculuğun teşvik edilmesi, bu ülkelerin adalete erişimini kolaylaştırabilir.
Konferansa katılan Birleşik Krallık Yüksek Mahkemesi yargıçları, Kant’ın görüşlerine geniş ölçüde katıldıklarını belirtirken, tahkimin özellikle karmaşık ticari anlaşmazlıklarda hâlâ vazgeçilmez olduğu yönünde çekinceler de dile getirdi. Arabuluculuğun, tarafların gönüllü katılımına dayandığı ve bağlayıcı olmayan kararlar üretebildiği için tahkime tam bir alternatif olamayacağı ifade edildi.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, uluslararası ticaret hacmini artırmak ve yabancı yatırımcıları çekmek için etkili uyuşmazlık çözüm mekanizmalarına ihtiyaç duyuyor. Kant’ın arabuluculuk çağrısı, Türkiye’nin de benzer bir yönelimi değerlendirmesi gerektiğine işaret ediyor. Türk iş dünyası, özellikle Asya ve Afrika pazarlarında faaliyet gösterirken karşılaştığı hukuki engelleri aşmak için arabuluculuğu daha fazla kullanabilir. Ayrıca, Türkiye’nin İslami finans ve tahkim merkezi olma hedefi, arabuluculuk alanındaki yeni düzenlemelerle desteklenebilir. Bu gelişme, küresel ölçekte alternatif uyuşmazlık çözüm yöntemlerine yönelik artan ilginin bir parçası olarak görülmeli.