Hindistan'ın kuzeydoğusundaki Assam eyaletinde, muson yağışlarının yol açtığı şiddetli seller nedeniyle bir milyondan fazla kişinin etkilendiği bildirildi. Temmuz ayından bu yana devam eden seller, eyaletin geniş bir bölümünü su altında bıraktı; binlerce kişi evlerini terk etmek zorunda kaldı. Assam Eyalet Afet Yönetimi Kurumu (ASDMA) tarafından yapılan açıklamada, şu ana kadar 22 kişinin hayatını kaybettiği, 28 bölgede toplam 1,1 milyon insanın selden etkilendiği belirtildi. Sel suları, 44 binden fazla hektar tarım arazisini kaplarken, birçok nehir ve baraj tehlike seviyesinin üzerinde akışını sürdürüyor.
Sellerin arka planı ve nedenleri
Assam, Her yıl muson mevsiminde şiddetli yağışların neden olduğu sellerle mücadele ediyor; ancak bu yılki selin etkisi, iklim değişikliğinin de etkisiyle giderek artan bir tablo ortaya koyuyor. Uzmanlar, aşırı yağışların yanı sıra Brahmaputra Nehri ve kollarının taşmasının sellerin ana nedeni olduğunu vurguluyor. Bölgedeki ormansızlaşma ve altyapı yetersizliği, suyun hızla yayılmasına ve daha geniş alanları etkilemesine yol açıyor. Eyalet yönetimi, 500 binden fazla kişiyi güvenli bölgelere tahliye ederken, 230'dan fazla geçici yardım merkezi kurdu. Sel felaketi, özellikle kırsal kesimde yaşayan yoksul aileleri olumsuz etkiliyor; birçok aile evini, hayvanını ve geçim kaynağını kaybetti. Hindistan ordusu ve ulusal afet müdahale ekipleri, bölgede arama kurtarma ve yardım çalışmalarına katılıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Assam'daki seller, yalnızca Hindistan'ı değil, aynı zamanda komşu Bangladeş'i de etkiliyor. Brahmaputra Nehri'nin aşağı havzasındaki Bangladeş'te de binlerce kişi selden etkilenmiş durumda. İki ülke arasında nehir sularının yönetimi konusunda uzun süredir devam eden anlaşmazlıklar, sel felaketleriyle birlikte yeniden gündeme geliyor. İklim değişikliği, Güney Asya'da muson düzenlerini daha öngörülemez hale getiriyor; aşırı hava olaylarının sıklığı ve şiddeti artıyor. Bilim insanları, küresel ısınmanın atmosferdeki nem oranını artırarak daha yoğun sağanak yağışlara neden olduğunu ve bunun da artan sel riskine yol açtığını belirtiyor. Bölgedeki ülkelerin iklim değişikliğine uyum ve afet risk yönetimi konularında iş birliği yapması giderek daha kritik hale geliyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'ın kuzeydoğusundaki sel felaketi, Türkiye'nin iklim değişikliği politikaları açısından önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye, son yıllarda benzer afetlerle (sel, yangın, kuraklık) mücadele ediyor; bu nedenle Assam'daki sel, afet yönetimi ve iklim uyum stratejilerinin küresel ölçekte ne kadar kritik olduğunu hatırlatıyor. Türkiye, Güney Asya'da yaşanan insani krizlere yönelik yardım çağrılarına kayıtsız kalmayarak, uluslararası dayanışma çerçevesinde bölgeye teknik destek veya yardım sağlayabilir. Ayrıca, Türkiye'nin su kaynakları yönetimi ve iklim değişikliğiyle mücadele alanındaki deneyimleri, bu tür afetlere maruz kalan ülkelerle paylaşılabilecek potansiyel bir iş birliği alanı olarak görülüyor.