Hindistan, Almanya ile milyarlarca dolarlık bir denizaltı anlaşması için müzakereleri sürdürüyor. Yeni Delhi yönetiminin askerî alanda dışa bağımlılığı azaltma ve savunma sanayisini yerelleştirme hedefinin bir parçası olan bu anlaşma, aynı zamanda Berlin'in Hint-Pasifik bölgesine artan ilgisinin de göstergesi. Pakistan ve Çin'in bölgedeki denizaltı varlığı, Hindistan'ı bu adımı atmaya iten temel faktörler arasında yer alıyor. Anlaşma kapsamında Almanya'nın ThyssenKrupp Marine Systems (TKMS) şirketinin Type 214 veya Type 212CD sınıfı denizaltıları tedarik etmesi bekleniyor. Hindistan Donanması, mevcut filosunu modernize etmek ve özellikle Çin'in Hint Okyanusu'ndaki artan deniz varlığına karşı caydırıcılık sağlamak amacıyla yeni nesil denizaltılara ihtiyaç duyuyor.
Gelişmenin Arka Planı: Hint-Pasifik'te denizaltı yarışı
Hindistan, mevcut denizaltı filosunun yaşlanması ve azalan sayıları nedeniyle acil bir modernizasyon ihtiyacı duyuyor. Halihazırda 15 konvansiyonel denizaltı ve 2 nükleer denizaltıdan oluşan filo, planlanan 18 denizaltı seviyesinin altında. Çin, Hint Okyanusu'nda düzenli olarak denizaltı devriyeleri gerçekleştiriyor ve Pakistan'la denizaltı teknolojisi transferi konusunda işbirliği yapıyor. Pakistan'ın Çin yapımı Hangor sınıfı denizaltıları envanterine katması, bölgesel güç dengesini Hindistan aleyhine değiştirme potansiyeli taşıyor. Bu gelişmeler, Hindistan'ı alternatif tedarikçiler aramaya yöneltti. 2020'den bu yana Hindistan, Almanya, Fransa, Rusya ve Güney Kore gibi ülkelerle denizaltı ihaleleri üzerinde çalışıyor. Alman seçeneği, Berlin'in savunma ihracatı politikalarında yaptığı değişiklikler ve Hindistan'ın 'Yap-Hindistan' (Make in India) girişimine uygun yerel üretim koşulları nedeniyle öne çıkıyor.
Anlaşmanın toplam değerinin 5,2 milyar dolar civarında olması bekleniyor. Türk savunma sanayii için de örnek teşkil edebilecek bu model, Hindistan'ın denizaltıları kendi tersanelerinde üretmesine olanak tanıyor. ThyssenKrupp, Mazagon Dock Shipbuilders Limited (MDL) ile ortaklık kurarak teknoloji transferi gerçekleştirecek. Bu durum, Hindistan'ın denizaltı inşa kabiliyetini artırırken, Almanya'ya da istikrarlı bir gelir kaynağı sağlıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Hindistan-Çin rekabeti ve Almanya'nın dönüşü
Hindistan-Çin arasındaki sınır anlaşmazlıkları ve Hint Okyanusu'ndaki stratejik rekabet, Yeni Delhi'nin denizaltı modernizasyonunu hızlandıran temel unsurlardan. Çin, Pakistan ve Sri Lanka'daki derin su limanları aracılığıyla Hint Okyanusu'ndaki varlığını artırıyor. Hindistan, bu gelişmelere karşı denizaltı filosunu güçlendirerek cevap veriyor. Anlaşma ayrıca Almanya'nın dış politikasında Asya'ya yönelimi pekiştiriyor. Berlin, 2020'de yayımladığı Hint-Pasifik rehberinde bölgedeki angajmanını artırma taahhüdü vermişti. Almanya, Hindistan'ın yanı sıra Japonya, Avustralya ve Singapur'la da savunma işbirliklerini geliştiriyor. Bu adım, ABD'nin Çin'e karşı kurduğu ittifaklar ağına Almanya'nın da dolaylı olarak dahil olduğunu gösteriyor. Fransa ve İngiltere'nin aksine Almanya, bölgede doğrudan askeri üs bulundurmuyor ancak denizaltı ticareti gibi yollarla varlık gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'nin savunma sanayiinde denizaltı teknolojisi kritik bir alan. STM ve ASELSAN gibi firmalar, Pakistan ve Endonezya gibi ülkelere denizaltı modernizasyonu ve yeni inşa projelerinde yer alıyor. Hindistan-Almanya anlaşması, Türk şirketlerinin Hint-Pasifik pazarında karşılaştığı rekabeti artırabilir. Öte yandan, Türkiye'nin MİLGEM projesi ve milli denizaltı girişimi, benzer bir yerelleştirme modeline dayanıyor. Bu gelişme, Türkiye'nin savunma ihracatı stratejisinde denizaltı projelerine daha fazla ağırlık vermesi gerektiğini ortaya koyuyor. Ayrıca, Almanya'nın NATO dışı ülkelerle savunma işbirliği, Türkiye'nin Avrupa savunma sanayii ile ilişkileri açısından da takip edilmesi gereken bir örnek oluşturuyor.