Çin ile Nepal arasındaki Himalaya sınır bölgesinde meydana gelen şiddetli sel felaketi, en az 160 kişinin ölümüne ve 900 kişinin kaybolmasına yol açtı. Felaketin merkez üssü, Nepal'in Rasuwa Bölgesi ile Çin'in Gyirong İlçesi olarak belirlenirken, bölgede arama kurtarma ekiplerinin çalışmaları aralıksız sürüyor. Yetkililer, ani bastıran yağışların yol açtığı sel ve toprak kaymalarının, sınırın her iki tarafındaki yerleşim yerlerini ve altyapıyı büyük ölçüde tahrip ettiğini bildirdi.
Felaketin Boyutları ve Kurtarma Çalışmaları
Nepal İçişleri Bakanlığı'ndan yapılan açıklamaya göre, Rasuwa Bölgesi'nde şu ana kadar 90 kişinin cesedine ulaşılırken, 600'den fazla kişi kayıp durumda. Çin tarafında ise Gyirong İlçesi'nde 70 kişinin hayatını kaybettiği, 300'e yakın kişinin ise kayıp olduğu ifade ediliyor. Sel suları, birçok köyü tamamen yutarken, yolları ve köprüleri kullanılamaz hale getirdi. Özellikle Nepal tarafında, Trishuli Nehri'nin taşması sonucu birçok yerleşim birimi sular altında kaldı.
Bölgeye ulaşımın güçlükle sağlandığı felaket bölgesinde, Nepal ordusu ve polis ekipleri helikopterlerle havadan müdahale ederken, Çin tarafında da askeri birlikler ve sivil savunma ekipleri seferber edildi. Gyirong İlçesi'nde çok sayıda evin yıkıldığı, karayolu ve demiryolu bağlantılarının kesildiği bildiriliyor. Her iki ülke de uluslararası yardım çağrısında bulunurken, komşu ülkeler ve Birleşmiş Milletler acil yardım ekiplerini bölgeye yönlendirmeye başladı.
Kurtarma ekipleri, enkaz altında kalanları ve çamur yığınlarına gömülenleri kurtarmak için zamana karşı yarışıyor. Bölgede hava koşullarının kötüleşmesi, arama kurtarma çalışmalarını olumsuz etkilerken, yetkililer ölü sayısının artabileceği uyarısında bulunuyor. Nepal Başbakanı, bölgede üç günlük ulusal yas ilan ederken, Çin Devlet Başkanı da taziye mesajı yayımlayarak, Çin'in Nepal'e her türlü desteği sağlayacağını belirtti.
Bölgesel ve Küresel Etkiler
Bu felaket, iklim değişikliğinin etkisiyle Himalayalar'da giderek sıklaşan aşırı hava olaylarının bir sonucu olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, küresel ısınmanın buzul erimelerini hızlandırdığını ve bu durumun ani sel ve heyelan riskini artırdığını vurguluyor. Bölge, Çin ile Nepal arasındaki en önemli kara ticaret yollarından birine ev sahipliği yapıyor. Özellikle Çin'in Tibet Özerk Bölgesi ile Nepal arasındaki ticaretin büyük bir kısmı bu güzergâh üzerinden sağlanıyor. Sel felaketi, bu ticaretin durma noktasına gelmesine neden oldu ve iki ülke arasındaki ekonomik ilişkileri olumsuz etkileme potansiyeli taşıyor.
Çin, Nepal'in en büyük yatırımcılarından biri olarak, bölgede altyapı projelerine büyük önem veriyor. Özellikle Kuşak ve Yol Girişimi kapsamında inşa edilen Çin-Nepal demiryolu hattı ve karayolu bağlantıları, bu tür doğal afetlerin ardından yeniden inşa sürecinde kritik bir sınamayla karşı karşıya. Uzmanlar, bu tür felaketlerin bölgesel iş birliğini güçlendirebileceğini, ancak altyapının iklim değişikliğine dayanıklı hale getirilmesi gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Himalayalar'daki sel felaketi, doğrudan Türkiye'yi etkilemese de, küresel iklim değişikliği mücadelesinin önemini bir kez daha gündeme getiriyor. Türkiye, Karadeniz Bölgesi'nde benzer ani sel felaketleriyle sık sık karşılaşan bir ülke olarak, bu tür afetlere karşı hazırlıklı olmanın ve uluslararası iş birliğinin gerekliliğini yakından biliyor. Ayrıca Çin ile Nepal arasındaki bu tür olaylar, Türkiye'nin Orta Asya ve Güney Asya ile olan ticaret yollarının güvenliği açısından dolaylı etkiler yaratabilir. Türkiye'nin afet yönetimi konusundaki deneyimlerini bölge ülkeleriyle paylaşması, insani yardım ve yeniden inşa süreçlerine katkı sağlaması, diplomatik ilişkilerini güçlendirebilir.