Hindistan'ın hisse senedi piyasasında resmi kapanış fiyatlarının belirlenmesinde kullanılan yeni yöntem, ülkenin 5,2 trilyon dolarlık piyasasının işlem hacmine en büyük katkıyı sağlayan bazı şirketlerin tepkisini çekiyor. Yüksek frekanslı işlem yapanlar (HFT), Menkul Kıymetler ve Borsa Kurulu'nun (SEBI) açığa satış kısıtlamaları nedeniyle kapanış seansından çekiliyor. Bu durum, piyasanın likiditesini ve fiyat keşfi mekanizmasını olumsuz etkileyebilir.
Hindistan'ın Yeni Kapanış Fiyatlandırma Yöntemi
SEBI, 2023'ün sonlarında piyasa manipülasyonunu önlemek amacıyla kapanış fiyatlarının hesaplanmasında yeni bir yöntem benimsedi. Bu yöntem, son 30 dakikadaki tüm işlemlerin ağırlıklı ortalaması yerine, son 10 dakikadaki işlemlerin ağırlıklı ortalamasını esas alıyor. Ancak, HFT şirketleri bu yeni yöntemin, açığa satış kısıtlamalarıyla birleştiğinde, kapanış seansında işlem yapmayı zorlaştırdığını savunuyor.
Hindistan'da açığa satış işlemleri, belirli kurallara tabi. Yatırımcıların açığa satış yapabilmesi için önceden hisse senedi ödünç alması ve bunu belirli bir süre içinde geri vermesi gerekiyor. SEBI'nin yeni düzenlemeleri, bu süreci daha da sıkılaştırdı.
HFT'lerin Tepkisi ve Piyasa Etkileri
HFT şirketleri, yeni kapanış fiyatlandırma yönteminin ve açığa satış kısıtlamalarının, kapanış seansında etkili bir şekilde işlem yapmalarını engellediğini belirtiyor. Bu şirketler, kapanış seansında işlem hacminin önemli bir kısmını oluşturuyor ve çekilmeleri, piyasanın derinliğini azaltıyor.
Uzmanlar, HFT'lerin kapanış seansından çekilmesinin, fiyat keşfi sürecini olumsuz etkileyebileceğini ve oynaklığı artırabileceğini ifade ediyor. Ayrıca, bu durumun aktif fon yöneticileri ve bireysel yatırımcılar için daha yüksek işlem maliyetlerine yol açabileceği belirtiliyor.
Küresel Piyasalarla Karşılaştırma
Hindistan'ın bu uygulaması, küresel piyasalardaki benzer düzenlemelerle karşılaştırılıyor. ABD ve Avrupa borsalarında, kapanış fiyatları genellikle son işlem fiyatı veya belirli bir sürenin ağırlıklı ortalaması ile belirleniyor. HFT'lerin bu piyasalardaki kapanış seanslarına katılımı, Hindistan'a kıyasla daha az kısıtlı.
SEBI'nin bu düzenlemesi, piyasa manipülasyonunu önlemeyi amaçlasa da, HFT'lerin katılımını azaltarak piyasa kalitesini olumsuz etkileyebilir. Bu durum, gelişmekte olan piyasalarda düzenleyici kurumların karşılaştığı zorlu bir dengeyi gözler önüne seriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Hindistan'daki bu gelişme, gelişmekte olan piyasalardaki düzenleyici kararların yatırımcı davranışları üzerindeki etkisine önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye'de de Borsa İstanbul'da benzer düzenlemeler yapılırken, yatırımcı güvenini korumak ve piyasa derinliğini artırmak arasında bir denge kurulması gerekiyor. SEBI'nin deneyimi, düzenlemelerin piyasa katılımcıları üzerindeki istenmeyen etkilerini göstermesi açısından Türk düzenleyiciler için dersler içeriyor. Türkiye'nin finansal piyasaları küresel yatırımcılar için cazip hale getirmeye çalıştığı bu dönemde, HFT'lerin piyasadaki rolünü göz ardı etmemesi önem taşıyor.