ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Senato'da gerçekleşen bir oturumda İran'a yönelik savaş stratejisine ilişkin sert sorularla karşılaştı. Hegseth, artan maliyetler karşısında 'başarısızlık' olarak nitelendirilen bir yanıt verirken, Pentagon'un 'nesil yatırımı' olarak tanımladığı 67 milyar dolarlık ek bütçe talebini savundu. Bu talep, Amerikan halkının ekonomik zorluklar yaşadığı bir dönemde senatörler tarafından sorgulanırken, Hegseth'in öfkeli çıkışı dikkat çekti.
Pentagon'un 'gerekli enjeksiyon' talebi
Hegseth, bütçe oturumunda yaptığı konuşmada, 67 milyar dolarlık ek fonun 'gerekli bir enjeksiyon' olduğunu ve ülkenin askeri gücünü korumak için kritik olduğunu savundu. Senato Savunma Komitesi üyeleri, özellikle İran'a yönelik mevcut stratejinin net olmadığını ve bu kadar büyük bir harcamanın gerekçelendirilmesi gerektiğini vurguladı. Demokrat senatörlerden Elizabeth Warren, 'Amerikalı aileler kira ve gıda fiyatlarıyla boğuşurken, siz bize 67 milyar doların nereye gideceğini anlatamıyorsunuz' diyerek Hegseth'i eleştirdi.
Hegseth'in yanıtı ise oldukça sert oldu. 'Bu bir başarısızlık değil, bir zorunluluktur' diyen Bakan, İran'ın nükleer programı ve bölgedeki vekil güçleri nedeniyle ABD'nin caydırıcılığını artırması gerektiğini söyledi. Ancak senatörler, artan bütçeye rağmen somut bir strateji belirtilmemesini eleştirdi. Ohio Senatörü J.D. Vance, 'Nesil yatırımı dediğiniz şey, aslında sınırsız bir çek defteri gibi görünüyor. Bu parayı nereye harcayacağınızı bilmiyorsunuz' ifadelerini kullandı.
Bölgesel ve küresel boyut
Pentagon'un talep ettiği ek bütçe, ABD'nin Orta Doğu'daki askeri varlığını genişletmeyi ve özellikle İran'a karşı yeni bir baskı aracı oluşturmayı hedefliyor. İran'ın nükleer anlaşmaya dönüşü reddetmesi ve bölgedeki vekil güçler aracılığıyla etkinliğini artırması, ABD yönetimini endişelendiriyor. Ancak son yıllarda Afganistan ve Irak'taki maliyetli operasyonlar, Kongre'de yeni askeri harcamalara karşı şüpheci bir yaklaşım yarattı.
Bölgesel olarak, Suudi Arabistan ve İsrail, ABD'nin İran'a karşı daha sert bir duruş sergilemesini desteklerken, Körfez ülkeleri olası bir çatışmanın ekonomik etkilerinden endişe ediyor. Avrupa Birliği ise diplomatik çözüm çağrısı yaparken, ABD'nin askeri harcamaları artırmasının nükleer müzakereleri daha da zora sokabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik artan askeri harcamaları ve olası bir çatışma senaryosu, Türkiye için doğrudan güvenlik riskleri oluşturuyor. İran sınırındaki olası bir gerilim, Türkiye'nin güneydoğusundaki istikrarı etkileyebilir ve mülteci akışını artırabilir. Ayrıca, ABD'nin bölgedeki askeri varlığını güçlendirmesi, Türkiye'nin kendi savunma stratejisini yeniden değerlendirmesine neden olabilir. Ekonomik boyutta ise, artan ABD savunma harcamaları küresel piyasalarda doların güçlenmesine yol açabilir ve Türkiye gibi gelişmekte olan ülkelerin borçlanma maliyetlerini artırabilir. Türkiye, bu gelişmeleri dikkatle izlemeli ve hem diplomatik hem de askeri kanallarda proaktif bir duruş sergilemelidir.