ABD'nin en üst düzey askeri ve sivil liderleri, Salı günü Senato'da yaptıkları açıklamada, İran savaşı sırasında tüketilen stokların yenilenmesi ve Trump yönetiminin diğer öncelikleri için yaklaşık 80 milyar dolarlık acil durum fonu paketini savundu. Savunma Bakanı Pete Hegseth ve Genelkurmay Başkanı Orgeneral Mark Caine, paketin ulusal güvenlik açısından kritik olduğunu vurgularken, Demokratlar talebe şüpheyle yaklaştı ve fonun nereye harcanacağına dair daha fazla şeffaflık talep etti.
Gelişmenin arka planı
Senato Savunma Ödenekleri Alt Komitesi'ndeki duruşmada Hegseth, fonun büyük kısmının İran'la yaşanan çatışmalarda kullanılan mühimmat, füze savunma sistemleri ve lojistik destek için gerekli olduğunu belirtti. "Savaş alanında başarılı olduk, ancak stoklarımız kritik seviyelere düştü. Askerlerimizin korunması ve caydırıcılığın sürdürülmesi için bu fonların ivedilikle onaylanması şart" dedi. Caine ise özellikle Hava Kuvvetleri envanterindeki akıllı bombalar ve seyir füzelerindeki azalmaya dikkat çekti. Trump yönetimi, paketin bir kısmını da sınır güvenliği ve Çin'e karşı askeri hazırlık için kullanmayı planlıyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Demokrat senatörler, talebi "kontrolsüz bir harcama" olarak nitelendirerek Pentagon'un mevcut bütçesinin yeterli olduğunu savundu. Massachusetts Senatörü Elizabeth Warren, "80 milyar dolar, hiçbir denetim olmadan verilemeyecek kadar büyük bir para. Bu fonun İran'daki askeri operasyonları genişletmek için kullanılmasından endişe duyuyorum" ifadelerini kullandı. Cumhuriyetçiler ise paketin ulusal güvenlik için elzem olduğunu ve Demokratların gecikmelerinin ABD'nin caydırıcılık gücünü zayıflattığını ileri sürdü. Duruşma, ABD'nin Ortadoğu'daki askeri varlığının geleceği ve İran'la olası yeni bir çatışma riski bağlamında geniş yankı uyandırdı. Uzmanlar, fonun onaylanması halinde ABD'nin bölgedeki askeri kapasitesini önemli ölçüde artıracağını, ancak İran'ın da buna yanıt olarak nükleer programını hızlandırabileceğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik askeri harcamalarını artırması, Türkiye'nin güvenlik çevresini doğrudan etkiliyor. Türkiye, İran'la sınır komşusu olması ve Suriye ile Irak'taki çatışmaların taraflarından biri olması nedeniyle, ABD-İran geriliminin tırmanması halinde enerji hatlarının güvenliği ve sınır güvenliği açısından risk altına girebilir. Öte yandan, ABD'nin bu büyük fon talebi, NATO müttefiklerinin savunma harcamaları konusundaki tartışmaları yeniden alevlendirebilir. Türkiye'nin, ABD'nin bölgedeki askeri yığınağına karşı kendi savunma politikalarını gözden geçirmesi gerekebilir.