ABD Savunma Bakanı Pete Hegseth, Senato Silahlı Hizmetler Komitesi'nde yaptığı konuşmada, İran'a yönelik olası bir askeri müdahalenin 37 milyar dolara mal olacağını belirtirken, Michigan Senatörü tarafından 'başarısız lider' olarak nitelendirildi. Sert geçen tartışmalar sırasında Hegseth, yönetimin İran politikasını savunmaya çalıştı ancak senatörün '37 milyar dolar harcayıp hiçbir stratejik hedefe ulaşamamanın başarısızlık olduğu' yönündeki sözleriyle karşılaştı. Bu gelişme, ABD'nin İran'a karşı giderek sertleşen söylemi ve olası bir savaşın maliyet analizinin kamuoyuyla paylaşılması açısından kritik önem taşıyor.
Gelişmenin arka planı
Pete Hegseth, Savunma Bakanı olarak göreve başladıktan sonra ilk kez bir Senato oturumunda bu kadar ağır bir eleştiriyle karşı karşıya kaldı. Michigan Senatörü Gary Peters, özellikle İran'a yönelik 'maksimum baskı' politikasının askeri boyutuna dikkat çekerek 'Savaşın maliyetini 37 milyar dolar olarak hesapladınız ama bu parayı niye harcıyorsunuz? Hedefiniz ne?' sorusunu yöneltti. Hegseth ise 'İran'ın nükleer programını durdurmak ve bölgesel saldırganlığını engellemek' cevabını verdi ancak somut bir başarı kriteri sunamadı.
Bakanlık kaynaklarına göre 37 milyar dolarlık rakam, İran'ın nükleer tesislerini hedef alan hava harekatları, deniz ablukası ve lojistik destek dahil olmak üzere 90 günlük bir askeri operasyonun maliyetini kapsıyor. Ancak Pentagon içindeki bazı analistler, uzun vadeli işgal veya rejim değişikliği durumunda bu rakamın 500 milyar doları aşabileceği uyarısında bulundu.
Bölgesel ve küresel boyut
İran'a yönelik bir askeri harekat, sadece ABD için değil, tüm Ortadoğu için büyük sonuçlar doğuracaktır. Hegseth'in açıklamaları, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ABD müttefiklerinde endişeyle karşılandı. Öte yandan, Rusya ve Çin'in İran'ı desteklemesi halinde, bu çatışma küresel bir krize dönüşebilir.
37 milyar dolarlık maliyet, ABD'nin halihazırda Ukrayna'ya sağladığı askeri yardımın neredeyse iki katına denk geliyor. Bu durum, Kongre'de bütçe tartışmalarını alevlendirirken, bazı senatörler 'Bu parayı okullara, hastanelere harcayalım' çağrısı yaptı. Ayrıca, İran'ın Hürmüz Boğazı'nı kapatma tehdidi, küresel petrol fiyatlarını şimdiden yukarı çekmiş durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
ABD'nin İran'a yönelik askeri seçeneği masada tutması, Türkiye için doğrudan güvenlik riski oluşturuyor. Olası bir çatışma, Türkiye'nin güney sınırında istikrarsızlığı artırabilir ve İran'dan gelebilecek mülteci akınına yol açabilir. Ayrıca, 37 milyar dolarlık savaş maliyeti, ABD'nin bölgedeki diğer taahhütlerinden (Irak, Suriye) kaynak kaydırmasına neden olabilir. Türkiye, enerji ihtiyacının önemli bir kısmını İran ve Körfez ülkelerinden karşıladığı için, Hürmüz Boğazı'nın kapanması ciddi ekonomik sonuçlar doğuracaktır. Bu nedenle Ankara, askeri çözüm yerine diplomatik yolları savunan bir pozisyon benimsemeye devam ediyor.