Uluslararası Stratejik Araştırmalar Enstitüsü (IISS) Orta Doğu Politikası Kıdemli Araştırmacısı Hasan Elhasan, İran'ın Körfez ülkelerini ve Hürmüz Boğazı'nı rehin tuttuğunu belirtti. Elhasan, Bloomberg'e verdiği röportajda, Tahran yönetiminin bölgedeki gerilimi bir pazarlık kozu olarak kullandığını ifade etti. Öte yandan, arabulucular ABD ile İran arasında teknik düzeyde devam eden barış görüşmelerinde 'cesaret verici ilerleme' kaydedildiğini duyurdu.
Gelişmenin Arka Planı
Hasan Elhasan, Bloomberg’in Horizons Middle East and Africa programında konuştu. Elhasan, İran'ın uzun süredir Hürmüz Boğazı'nı bir tehdit aracı olarak kullandığını, bu stratejinin Körfez ülkelerinin enerji güvenliğini doğrudan tehdit ettiğini vurguladı. Elhasan'a göre, İran'ın bu taktiği bölgedeki istikrarı zayıflatıyor ve uluslararası deniz ticaretini tehlikeye atıyor.
ABD ile İran arasındaki dolaylı görüşmeler, özellikle nükleer program ve yaptırımlar konusunda yoğunlaşıyor. Teknik ekipler düzeyinde süren müzakerelerde, tarafların ortak bir zemin bulmaya yaklaştığı belirtiliyor. Ancak Elhasan, İran'ın bölgesel politikalarının değişmediğini, bu nedenle barışın kalıcı olması için somut adımlar atılması gerektiğini söyledi.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Hürmüz Boğazı, dünya petrol arzının yaklaşık beşte birinin geçtiği stratejik bir su yoludur. İran'ın bu boğazı tehdit etmesi, küresel enerji piyasalarında fiyat dalgalanmalarına neden oluyor. Körfez ülkeleri, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri başta olmak üzere, İran'ın bu hamlelerine karşı alternatif enerji yolları ve askeri ittifaklar arayışında.
Analistler, İran'ın bu tutumunun sadece bölgesel değil, küresel bir güvenlik sorunu olduğunu vurguluyor. ABD'nin bölgedeki askeri varlığı ve son dönemde İsrail ile yaşanan gerilimler, Hürmüz Boğazı'nın önemini daha da artırıyor. Elhasan'a göre, İran'ın bu politikası uluslararası toplum tarafından daha ciddi bir şekilde ele alınmalı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin enerji güvenliği ve dış politikası açısından kritik öneme sahiptir. Türkiye, petrol ve doğalgaz ihtiyacının önemli bir kısmını Körfez ülkelerinden ve İran'dan karşılamaktadır. Hürmüz Boğazı'nın herhangi bir şekilde kapatılması veya tehdit altına girmesi, Türkiye'nin enerji arzında aksamalara yol açabilir ve ekonomiyi olumsuz etkileyebilir. Ayrıca, Türkiye'nin bölgede arabuluculuk rolü ve İran ile olan karmaşık ilişkileri, bu tür gerilimlerin Türkiye'nin diplomatik manevra alanını daraltma potansiyeli taşımaktadır.