Hamas, Gazze Şeridi'ndeki sivil yönetimini resmen feshederek yerine Ulusal Uzlaşı Yönetimi (NCAG) adı verilen yeni bir idari yapı kurdu. Bu yeni yönetim, sağlık ve eğitim gibi sivil hizmetlerin yanı sıra güvenlikten de sorumlu olacak. Hamas'ın bu adımı, 2007'den bu yana Gazze'yi fiilen yöneten hareketin, bölgedeki siyasi ve idari dengeleri değiştirme potansiyeli taşıyor. Yeni yapının amacı, Filistin Yönetimi ile Hamas arasındaki uzun süredir devam eden ayrılığı sona erdirmek ve Gazze'nin yeniden inşası için uluslararası meşruiyet kazanmak olarak yorumlanıyor.
Gelişmenin arka planı: Hamas'tan NCAG'a geçiş
Hamas'ın 2006 seçimlerini kazanması ve 2007'de Gazze'de fiilen yönetimi ele geçirmesinin ardından, bölge iki ayrı Filistin yönetimi arasında bölünmüştü: Batı Şeria'da Filistin Yönetimi ve Gazze'de Hamas. Yıllar süren çatışma ve abluka altında, Hamas'ın sivil yönetimi uluslararası toplum tarafından tanınmamıştı. NCAG'ın kurulması, Hamas'ın siyasi kanadının, Şii ekseninden bağımsız bir Filistin ulusal birliği arayışının bir parçası olarak görülüyor. Yeni yönetim, sağlık bakanlığı, eğitim bakanlığı ve emniyet müdürlüğü gibi kritik kurumları kapsayacak şekilde yapılandırıldı. Hamas, bu hamleyle Filistin Yönetimi ile uzlaşma sürecine ivme kazandırmayı ve Gazze'nin yeniden inşası için uluslararası fonların önünü açmayı umuyor. Ancak, NCAG'ın bağımsızlığı ve Hamas'tan ne ölçüde ayrışacağı belirsizliğini koruyor.
Bölgesel ve küresel boyut: Yeni yönetim ne kadar sürdürülebilir?
NCAG'ın kurulması, sadece Filistin iç siyasetinde değil, bölgesel dengelerde de yankı buldu. Mısır ve Ürdün gibi ülkeler, Filistin birliğini desteklerken, İsrail'in bu gelişmeye nasıl tepki vereceği merak konusu. İsrail, Hamas'ı terör örgütü olarak kabul ettiği için, NCAG'ın Hamas'tan tamamen bağımsız olmadığı takdirde Gazze'ye yönelik ablukayı hafifletmeye yanaşmayabilir. ABD ve AB ise Filistin Yönetimi'nin meşruiyetini tanımaya devam ediyor. Bu nedenle, NCAG'ın uluslararası tanınma ve mali destek bulması zor görünüyor. Bölgesel boyutta, Suudi Arabistan ve Birleşik Arap Emirlikleri gibi ülkelerin Filistin dosyasına ilgisi azalırken, Türkiye ve Katar'ın Hamas'la olan ilişkileri öne çıkıyor. NCAG'ın başarısı, büyük ölçüde Hamas ile Filistin Yönetimi arasındaki uzlaşının derinliğine ve uluslararası toplumun sağlayacağı desteğe bağlı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği destek ve Hamas ile kurduğu ilişkiler nedeniyle Gazze'deki gelişmeleri yakından izliyor. NCAG'ın kurulması, Türkiye'nin uzun süredir savunduğu Filistin birliği vizyonuyla örtüşüyor. Ancak, yeni yönetimin Hamas'tan bağımsız olup olmadığı ve uluslararası meşruiyet kazanıp kazanamayacağı, Ankara'nın atacağı adımları belirleyecek. Türkiye, NCAG'a siyasi ve mali destek sağlayarak bölgedeki nüfuzunu artırabilir, ancak İsrail ve ABD ile ilişkilerini zedelememek için dengeli bir politika izlemek zorunda. Ayrıca, Gazze'nin yeniden inşası için Türk şirketlerinin ve yardım kuruluşlarının devreye girmesi, Türk ekonomisi için fırsatlar yaratabilir. Sonuç olarak, NCAG'ın başarısı, Türkiye'nin Filistin politikasında önemli bir dönüm noktası olabilir.