Küresel borsalarda halka arz (IPO) dalgası yeniden yükseliyor. Özellikle teknoloji ve yapay zeka alanındaki şirketlerin büyük değerlemelerle listelenmesi, yatırımcıların iştahını kabartıyor. Ancak uzmanlar, tarihsel verilerin IPO'ların çoğunun uzun vadede beklentileri karşılamadığını gösterdiğini vurguluyor. Önümüzdeki dönemde gerçekleşmesi beklenen büyük halka arzların, ilk günkü coşkunun aksine yatırımcılarına sınırlı getiri sağlayabileceği belirtiliyor. Bu durum, hem bireysel hem kurumsal yatırımcılar için önemli bir uyarı niteliği taşıyor.
Halka arzların çarpıcı istatistikleri
Akademik araştırmalar ve borsa verileri, halka arz edilen hisselerin ortalama olarak ilk üç yılda piyasa endeksinin altında performans gösterdiğini ortaya koyuyor. Örneğin, ABD'de 1980-2020 yılları arasında gerçekleşen yaklaşık 8.000 halka arzın incelendiği bir çalışmada, bu şirketlerin hisselerinin beş yıllık dönemde S&P 500 endeksine kıyasla yıllık ortalama 3-4 puan daha düşük getiri sağladığı görülüyor. Bu fark, 'halka arz sonrası düşük performans' (underperformance) olarak adlandırılıyor ve finans literatüründe genişçe kabul görüyor.
Bunun birkaç nedeni var: Öncelikle, şirketler halka arz öncesinde finansal göstergelerini olabildiğince iyi gösterme eğiliminde oluyor; bu da şişkin değerlemelere yol açıyor. Ayrıca, ilk günkü işlemlerde hisse fiyatı çoğu zaman aşırı yükseliyor (greenshoe mekanizması ve spekülatif talep nedeniyle), böylece ilk halka arz yatırımcıları kısa vadede kazanç elde ederken, sonradan giren yatırımcılar yüksek fiyattan hisse almış oluyor. Zamanla fiyat gerçek değerine oturduğunda, geç kalanlar zarar ediyor.
Diğer bir etken ise, özellikle teknoloji şirketlerinin büyüme hikayelerine dayanan yüksek değerlemelerdir. Bu şirketlerin çoğu henüz kâr edemiyor veya kârlılık oranları düşük. Halka arz sonrası, yatırımcıların büyüme beklentilerinin gerçekleşmemesi durumunda hisse fiyatları sert düşüşler yaşayabiliyor. Örneğin, 2021'de halka arz edilen bazı popüler şirketler (örneğin bazı elektrikli araç ve uzay teknolojisi firmaları) bugün hâlâ halka arz fiyatının çok altında işlem görüyor.
Küresel piyasalarda mevcut durum ve beklentiler
Şu an küresel piyasalarda halka arz takvimi oldukça yoğun. ABD'de birçok yapay zeka ve fintech şirketi halka arz için sırada bekliyor. Avrupa'da ise özellikle enerji ve sağlık sektörlerinde büyük listeleme planları var. Uzmanlar, bu yeni dalganın öncekilerden farklı olabileceğini çünkü faiz oranlarının düşüşe geçtiğini ve piyasalarda risk iştahının arttığını ancak yine de temkinli olunması gerektiğini belirtiyor. Özellikle yüksek faiz ortamında şirketlerin borçluluk oranları yüksekse, halka arz sonrası performansları olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, jeopolitik riskler (örneğin ticaret savaşları, enerji krizi) piyasa oynaklığını artırabilir ve IPO'ların değerlemelerini etkileyebilir.
Yatırımcılar için önemli olan, IPO'lara yatırım yaparken sadece ilk günkü coşkuya kapılmadan şirketin temel değerlerini, kârlılık potansiyelini ve sektördeki rekabet gücünü analiz etmektir. Uzun vadede başarılı olan IPO'lar genellikle güçlü nakit akışı yaratan, sürdürülebilir iş modeline sahip firmalar oluyor. Bu nedenle, bir halka arza katılırken 'FOMO' (gelişmeleri kaçırma korkusu) yerine rasyonel bir analiz yapmak kritik önem taşıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu küresel eğilim, Türkiye'nin son yıllarda artan halka arz dalgasıyla doğrudan bağlantılı. Borsa İstanbul'da özellikle 2023-2024 döneminde birçok şirket halka arz edildi ve yatırımcılar ilk gün yüksek getiriler elde etti. Ancak aynı riskler Türkiye için de geçerli: halka arz değerlemeleri bazen şişkin olabiliyor ve yüksek enflasyon, faiz oranları ve döviz kuru dalgalanmaları hisse fiyatlarını olumsuz etkileyebiliyor. Türk yatırımcıların, halka arzlarda sadece kısa vadeli kazançlara odaklanmak yerine, şirketlerin temel analizlerini yaparak bilinçli yatırım kararları alması gerektiği bu dönemde daha da önemli hale geliyor.