Haiti'de, Salvadorlu askerlerin de dahil olduğu bir konvoya düzenlenen pusu, ülkenin çetelerle mücadelesinde yeni bir krize yol açtı. Olayda dört Salvadorlu asker kayboldu. Bu, geçtiğimiz aylarda kurulan ve zaten zorlu bir başlangıç yapan Haiti Çete Bastırma Gücü'nün (Gang Suppression Force) karşılaştığı ilk büyük kriz olarak kaydedildi. Saldırı, başkent Port-au-Prince'in kuzeyinde, çetelerin kontrolündeki bir bölgede meydana geldi. Yetkililer, askerlerin durumu hakkında henüz net bir bilgi vermezken, arama kurtarma çalışmalarının sürdüğü belirtildi.
Pusu ve Kayıplar: Ne Oldu?
Edinilen bilgilere göre, Salvadorlu askerler, Haitili güvenlik güçleriyle ortak bir operasyon kapsamında bölgede devriye geziyordu. Konvoy, bir köprü geçişi sırasında silahlı grupların yoğun ateşine maruz kaldı. Çatışmada araçlar hasar gördü ve iletişim kesildi. Olay yerine takviye birlikler sevk edildi, ancak bölgenin çeteler tarafından kontrol edilmesi müdahaleyi zorlaştırıyor. Haiti polisi, saldırının arkasında hangi grubun olduğunu araştırıyor; henüz resmi bir sorumluluk üstlenilmedi. Salvador hükümeti, askerlerinin akıbetini yakından takip ettiğini ve Haiti makamlarıyla koordinasyon halinde olduğunu açıkladı.
Haiti Çete Bastırma Gücü, Birleşmiş Milletler destekli bir misyon olarak geçtiğimiz yılın sonlarında faaliyete geçmişti. Kenya liderliğindeki bu güce çeşitli ülkelerden polis ve asker katkısı sağlanıyor. El Salvador da bu kapsamda sınırlı sayıda asker göndermişti. Ancak güç, kurulduğundan bu yana lojistik sorunlar, yetersiz istihbarat ve çetelerin yoğun saldırılarıyla boğuşuyor. Uzmanlar, bu son pusunun misyonun etkinliği konusunda ciddi soru işaretleri yarattığını belirtiyor.
Haiti'de Güvenlik Durumu ve Uluslararası Müdahale
Haiti, yıllardır siyasi istikrarsızlık ve çete şiddetiyle mücadele ediyor. 2021'de Devlet Başkanı Jovenel Moise'nin suikastı sonrası ülke daha da kaosa sürüklendi. Çeteler başkentin büyük bölümünü ve stratejik yolları kontrol ediyor. Geçen yıl imzalanan anlaşmayla Kenya öncülüğünde çok uluslu bir güç konuşlandırıldı. Ancak gücün mevcudu beklenenin altında kaldı ve etkili olamadı. Son olay, uluslararası toplumun Haiti'ye yönelik müdahalesinin ne kadar kırılgan olduğunu gözler önüne seriyor. BM Güvenlik Konseyi, geçtiğimiz aylarda misyonun yetkisini bir yıl daha uzatmıştı.
Bölgesel aktörler, özellikle Karayipler Topluluğu (CARICOM) ve ABD, Haiti'deki istikrarsızlığın bölgesel güvenliğe etkileri konusunda endişeli. Göç dalgası ve silah kaçakçılığı, komşu ülkeleri de tehdit ediyor. ABD Dışişleri Bakanlığı, son saldırıyı kınayarak Haiti hükümetine destek mesajı verdi. Ancak Washington'ın misyona asker gönderme konusundaki isteksizliği, diğer ülkelerin katkılarını da sınırlıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Haiti'deki gelişmeleri doğrudan bir çıkar alanı olarak görmese de, bölgesel istikrarsızlığın küresel göç ve güvenlik dinamiklerini etkilemesi açısından takip etmek durumunda. Türkiye, son yıllarda Latin Amerika ve Karayipler'de artan bir diplomasi ve ticaret ağı kurma çabasında. Haiti'deki kaos, bu bölgede istikrarsızlığın derinleşmesi halinde, Türkiye'nin bölgeye yönelik insani yardım ve kalkınma iş birliklerini zorlaştırabilir. Ayrıca, BM çatısı altında yürütülen barışı koruma misyonlarına katkı sağlayan Türkiye için, Haiti örneği, çok uluslu güçlerin karşılaştığı zorlukları gösteriyor. Doğrudan bir güvenlik tehdidi olmasa da, uluslararası istikrarın korunması Türk dış politikasının genel ilkeleriyle örtüşüyor.