Haiti'de beş yıl önce avukat Monferrier Dorval, gazeteci Diego Charles ve yargıç Antoinette Duclaire'a düzenlenen suikastların üzerinden geçen süreye rağmen adalet hâlâ sağlanabilmiş değil. Dört yıl önce Devlet Başkanı Jovenel Moïse'in 7 Temmuz 2021'de öldürülmesinin ardından da hesap verme süreci tamamlanamadı. Uluslararası medyanın Haiti'ye ilişkin haberleri ise genellikle bu suikastların ve siyasi krizin görünür sonuçlarına odaklanıyor; ancak ülkenin köklü yapısal sorunlarını ve dış müdahalelerin başarısızlığını göz ardı ediyor. Bu durum, uluslararası toplumun Haiti'deki istikrar politikalarının yeniden değerlendirilmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Adaletsizlik ve Cezasızlık Kültürü
Dorval, Charles ve Duclaire'ın öldürülmesi, Haiti'de hukukun üstünlüğüne yönelik ciddi bir tehdit olarak kayıtlara geçti. Monferrier Dorval, başkent Port-au-Prince'teki evinde 2020 yılında silahlı saldırı sonucu hayatını kaybetti; Diego Charles, hükümeti eleştiren bir radyo sunucusu olarak tanınıyordu; Antoinette Duclaire ise yolsuzluk davalarına bakan bir yargıçtı. Her üç suikast da faillerin cezasız kalmasıyla sonuçlandı. Bu cinayetler, Haiti'de cezasızlık kültürünün ne kadar derin olduğunu gösteriyor.
Jovenel Moïse'in öldürülmesi ise ülkeyi daha da derin bir siyasi kaosa sürükledi. Suikastın ardından yapılan soruşturmada birçok kişi gözaltına alındı, ancak hiçbiri bugüne kadar kesin bir şekilde yargılanmadı. Geçici hükümetin zayıflığı ve yargı sisteminin işlevsizliği nedeniyle dosya sürekli olarak ertelendi. Başbakan Ariel Henry'nin istifasının ardından geçiş konseyi kurulmasına rağmen ülkede istikrar sağlanamadı.
Uluslararası Müdahalelerin Başarısızlığı
Haiti'ye yönelik uluslararası toplumun yaklaşımı uzun yıllardır eleştiriliyor. Birleşmiş Milletler'in 2004-2017 yılları arasında yürüttüğü MINUSTAH misyonu, ülkeye barış getirmek yerine çeşitli skandallarla anıldı. Kolera salgınına yol açan UN barış güçleri, Haiti halkının güvenini sarsarken, ekonomik kalkınma sağlanamadı. Son olarak, Kenya öncülüğünde gönderilen uluslararası polis gücünün de çete şiddetini kontrol altına alma konusunda yetersiz kaldığı görülüyor.
Uzmanlar, dış müdahalelerin Haiti'nin iç dinamiklerini göz ardı ettiğini ve ülkenin kendi kurumlarını güçlendirecek bir yaklaşım benimsenmediğini vurguluyor. Uluslararası toplumun çoğu zaman güvenlik odaklı çözümler üretmesi, ülkenin yoksulluğu, eşitsizliği ve siyasi istikrarsızlığı gibi kök nedenleri çözmüyor. Bu durum, Haiti'nin 'dışarıdan dayatılan istikrar' paradigmasının çöktüğünü gösteriyor.
Bölgesel ve Küresel Yansımalar
Haiti'deki kriz, yalnızca Karayipler bölgesini değil, aynı zamanda küresel göç hareketlerini ve uyuşturucu kaçakçılığını da etkiliyor. Haiti'den kaçan göçmenlerin sayısındaki artış, ABD ve Dominik Cumhuriyeti başta olmak üzere komşu ülkelerde yeni sorunlara yol açıyor. Ayrıca, ülkenin jeopolitik konumu nedeniyle, özellikle ABD'nin arka bahçesi olarak görülen bölgede istikrarsızlık, uluslararası güvenlik açısından risk oluşturuyor.
Uluslararası toplumun Haiti'ye yönelik politikalarının gözden geçirilmesi gerektiği açık. 'Çıktı tuzağı' olarak adlandırılan bu yaklaşım, sürekli olarak dış müdahaleye dayanırken yerel sahiplenmeyi ihmal ediyor. Bu sistemin başarısızlığı, uluslararası toplumun daha kapsayıcı ve sürdürülebilir bir model geliştirmesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Haiti'deki istikrarsızlık, Türkiye'nin dış politikasında doğrudan öncelikli bir konu olmasa da, uluslararası toplumun zayıf devletlere yönelik yaklaşımının sorgulanması açısından önem taşıyor. Türkiye, Afrika ve Orta Doğu'da kalkınma iş birliği modelleri geliştirirken, Haiti örneği, salt askeri veya güvenlik odaklı müdahalelerin başarısız olduğunu gösteriyor. Bu durum, Türkiye'nin uzun vadeli istikrar için kurumsal kapasite artırımı ve ekonomik kalkınma odaklı politikalarının haklılığını destekliyor. Ayrıca, Haiti'deki göç dalgalarının küresel etkileri, Türkiye'nin Akdeniz'de karşılaştığı düzensiz göç sorunlarıyla benzerlikler taşıyor; bu nedenle bölgesel çözümlerin küresel iş birliğiyle ele alınması gerektiği vurgulanıyor.