ABD'de H-1B çalışma vizesine başvuran ancak 18 aydır Hindistan'da mahsur kalan bir işçinin açtığı dava, federal mahkeme tarafından reddedildi. Yargıç, vize işlemlerindeki bu süreyi 'makul' bularak, başvuru sahibinin hızlandırma talebini geri çevirdi. Karar, özellikle teknoloji sektöründe çalışan yabancı işçiler arasında endişe yaratırken, ABD göçmenlik sisteminin yavaşlığına ilişkin tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Dava Süreci ve Gerekçeler
Hint asıllı bir yazılım mühendisi olan davacı, 2022 yılında H-1B vize başvurusunda bulunmuş ve başvurusu kabul edilmesine rağmen, vize damgası almak için Hindistan'daki ABD Konsolosluğu'na yönlendirilmişti. Ancak konsolosluk, başvurusunu 18 ay boyunca işleme koymadı. Bunun üzerine davacı, ABD federal mahkemesine başvurarak, işlemlerin makul sürede tamamlanması için mahkeme emri talep etti. Mahkeme, ABD Dışişleri Bakanlığı'nın vize işlemlerinde yoğunluk ve kaynak yetersizliği gerekçelerini kabul ederek, 18 aylık beklemenin hukuka aykırı olmadığına hükmetti. Kararda, 'Vize başvurularının işlenmesi karmaşık ve zaman alıcı bir süreçtir; 18 aylık bir gecikme, mevcut koşullar altında makuldür' ifadelerine yer verildi. Davacı, kararı temyiz edeceğini açıkladı.
Küresel Etkileri ve Sektör Tepkisi
Mahkeme kararı, yalnızca bireysel bir dava olmanın ötesinde, ABD'nin yüksek vasıflı göçmen işgücü politikasına yönelik bir sinyal olarak yorumlanıyor. Özellikle Silikon Vadisi ve diğer teknoloji merkezleri, H-1B vize başvurularındaki gecikmelerin küresel yetenek havuzuna erişimlerini kısıtladığını savunuyor. Uzmanlara göre, bu tür davaların reddedilmesi, ABD'nin göçmenlik sisteminde reform yapma gerekliliğini bir kez daha ortaya koyuyor. Benzer durumdaki binlerce H-1B işçisi, uzun bekleyişler nedeniyle iş tekliflerini kaybediyor ya da kariyer planlarını ertelemek zorunda kalıyor. Bu kararın, diğer ülkelerin yetenekli işgücünü çekme çabalarını hızlandırabileceği değerlendiriliyor. Kanada ve Almanya gibi ülkeler, benzer vize programlarında daha hızlı işlem süreleri sunarak, H-1B mağdurlarına alternatif oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin yurt dışına beyin göçü ve yetenekli işgücünün küresel mobilitesi bağlamında önem taşıyor. Türk mühendis ve uzmanlar da ABD'de H-1B vizesine başvurmakta ve benzer gecikmelerle karşılaşabilmektedir. Karar, ABD'nin yüksek vasıflı göçmenlere yönelik politikasının ne kadar öngörülemez olduğunu gösterirken, Türkiye'nin kendi teknoloji ekosistemini güçlendirerek yeteneklerini ülkede tutma çabalarının önemini vurguluyor. Ayrıca, Kanada ve diğer ülkelerin cazip vize politikaları, Türk işgücü için alternatif rotalar sunuyor. Türkiye'nin, bu tür küresel eğilimleri izleyerek yetenekli işgücü politikalarını revize etmesi, ulusal rekabet gücü açısından kritik hale geliyor.