Birleşmiş Milletler Uyuşturucu ve Suç Ofisi (UNODC) tarafından yayımlanan yeni bir rapor, Asya'da metamfetamin ve ketamin ele geçirme miktarlarının 2025 yılında rekor seviyelere ulaştığını ortaya koydu. Ancak uzmanlar, düşen fiyatlar ve genişleyen suç ağlarının bu bölgede sentetik uyuşturucu arzının her zamankinden daha güçlü olduğuna işaret ettiğini belirtiyor. CNA'ya konuşan analistler, ele geçirme operasyonlarının etkileyici rakamlar vermesine rağmen, piyasada uyuşturucu bulunabilirliğinin azalmadığını, aksine arttığını vurguladı.
Rekor ele geçirmelere rağmen arz neden artıyor?
UNODC'nin raporuna göre, 2025 yılında Asya genelinde 200 tondan fazla metamfetamin ele geçirildi; bu, bir önceki yıla göre %15'lik bir artış anlamına geliyor. Ketamin ele geçirme miktarı ise 50 tonu aşarak tarihi bir zirveye ulaştı. Buna karşın, metamfetaminin sokak fiyatı, son beş yılda %40 oranında düştü. Uzmanlar, bu durumu üretim kapasitesindeki devasa artışa bağlıyor. Özellikle Myanmar'ın Şan eyaleti ve Laos'un kuzeyindeki laboratuvarlar, modern ekipmanlarla donatılmış durumda ve yılda binlerce ton uyuşturucu üretebiliyor. Ayrıca, suç örgütleri lojistik ağlarını çeşitlendirerek hem deniz yoluyla konteyner taşımacılığını hem de kara sınırlarındaki geçiş noktalarını kullanıyor.
Raporda, COVID-19 pandemisi sırasında uyuşturucu ticaretinde geçici bir düşüş yaşandığı ancak sonrasında suç ağlarının operasyonlarını hızla toparlayarak bölgesel iş birliklerini güçlendirdiği belirtiliyor. Çin, Hindistan ve Bangladeş gibi büyük pazarlara yapılan sevkiyatların yanı sıra, Japonya, Güney Kore ve Yeni Zelanda'da da sentetik uyuşturucu kullanımında artış gözleniyor. UNODC, bu durumun sadece bölgesel değil, küresel bir tehdit oluşturduğunu vurguluyor.
Güneydoğu Asya'daki suç ağlarının dönüşümü
Uyuşturucu kartelleri, teknolojiyi ve küresel tedarik zincirlerini kullanarak geleneksel kolluk kuvvetlerini aşmanın yeni yollarını buluyor. Kripto para birimleri ve şifreli mesajlaşma uygulamaları, ödemelerde ve iletişimde yaygın olarak kullanılıyor. Ayrıca, yasadışı uyuşturucu ticaretinden elde edilen gelirlerin bir kısmı, silah kaçakçılığı, insan ticareti ve siber suçlar gibi diğer organize suç faaliyetlerine aktarılıyor. Bu durum, bölgedeki güvenlik tehditlerini daha karmaşık hale getiriyor.
Analistler, bölge ülkelerinin uyuşturucuyla mücadele stratejilerinin daha çok arzı hedef aldığını, ancak talebi azaltmaya yönelik önlemlerin yetersiz kaldığını ifade ediyor. Myanmar'daki siyasi istikrarsızlık ve sınır ötesi çatışmalar, suç ağlarının faaliyetlerini sürdürmesi için verimli bir zemin oluşturuyor. UNODC, uluslararası iş birliğinin güçlendirilmesi ve uyuşturucu kullanımının sağlık boyutunun ön plana çıkarılması çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güneydoğu Asya'daki uyuşturucu arzındaki bu artış, Türkiye'yi de yakından ilgilendiriyor. Sentetik uyuşturucuların küresel ticaret yolları, Afganistan ve İran üzerinden Türkiye'yi de kapsayan Balkan rotasıyla bağlantılıdır. Artan Asya üretimi, daha düşük fiyatlarla Avrupa ve Ortadoğu pazarlarına ulaşabilir ve bu da Türkiye üzerinden geçiş güzergâhlarında daha fazla uyuşturucu trafiğine yol açabilir. Ayrıca, Türkiye'nin uyuşturucuyla mücadele birimleri, son yıllarda sentetik uyuşturucu yakalamalarında artış bildiriyor. Bu küresel eğilim, Türkiye'nin sınır güvenliği ve narkotik polis teşkilatı üzerinde ek bir baskı oluşturabilir. Türkiye'nin uluslararası iş birliğini artırması ve yeni suç yöntemlerine karşı mücadele stratejilerini güncellemesi kritik önem taşıyor.