Kota Damansara'nın 9. Bölge sakinleri, evlerinin karşısındaki boş araziye ne geleceğini bildiklerini düşünüyorlardı. Malezya'nın Petaling Jaya kentindeki bu mahallede, topluluk ormanının yanındaki alanın, bir cadde alışveriş merkezine dönüşmesi bekleniyordu. Ancak kısa süre önce öğrendiler ki Petaling Jaya Belediye Meclisi (MBPJ), bu araziyi devasa bir veri merkezi inşaatına tahsis etmiş. Bu gelişme, Güneydoğu Asya ülkelerinin yapay zeka (AI) alanındaki iddialı hedefleri ile yerel toplulukların yaşam alanları ve çevreleri arasındaki gerilimi gözler önüne seriyor.
Veri merkezi planı büyük tepki çekti
Bölge sakinleri, veri merkezi projesinin topluluk ormanına ve mevcut konut dokusuna zarar vereceğini belirterek plana karşı çıkıyor. Malezya'nın hızla artan enerji ve su talebiyle bilinen veri merkezleri, özellikle yoğun nüfuslu kentsel alanlarda ciddi çevresel sorunlara yol açabiliyor. Sakinlerin endişeleri arasında gürültü kirliliği, artan trafik ve elektrik kesintileri gibi günlük yaşamı etkileyebilecek unsurlar da bulunuyor.
MBPJ'nin kararı, Malezya hükümetinin 2025 yılına kadar ülkeyi bölgenin dijital ekonomisi için bir merkez haline getirme hedefiyle çelişiyor gibi görünüyor. Kuala Lumpur'a yaklaşık 20 kilometre mesafedeki bu bölge, özellikle teknoloji şirketlerinin ilgisini çekiyor. Ancak bu tür projelerin şeffaf bir şekilde duyurulmaması ve yerel halkın görüşünün alınmaması, toplumda güven kaybına yol açıyor.
Bölgesel ve küresel bağlam
Güneydoğu Asya, dijital altyapı yatırımlarında bir patlama yaşıyor. Singapur, veri merkezi kapasitesini genişletmek için çevre dostu teknolojilere yönelirken; Endonezya ve Vietnam da benzer projeleri hayata geçiriyor. Ancak bu yatırımların çevresel ve sosyal etkileri, bölge genelinde tartışma konusu. Malezya'daki bu yerel direniş, diğer ülkelerdeki benzer projeler için de bir örnek teşkil edebilir.
Uzmanlar, Güneydoğu Asya'nın yapay zeka hedeflerine ulaşabilmesi için, veri merkezi projelerinin topluluklarla işbirliği içinde yürütülmesi gerektiğini vurguluyor. Aksi halde, bu tür projelerin uzun vadeli sürdürülebilirliği riske girebilir. Ayrıca, enerji kaynaklarının fosil yakıtlardan yenilenebilir enerjiye geçirilmesi, veri merkezlerinin karbon ayak izini azaltmak için kritik bir adım olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, kendi dijital altyapı yatırımlarını hızlandırırken, bu örnekten önemli dersler çıkarabilir. Veri merkezlerinin yer seçimi, çevresel etki değerlendirmesi ve toplumsal kabul süreçleri, projelerin başarısında kritik rol oynuyor. Türkiye'de de artan veri merkezi yatırımlarıyla birlikte, yerel halkın endişelerinin dikkate alınması ve süreçlerin şeffaf yürütülmesi, hem sürdürülebilirlik hem de sosyal uyum açısından önem taşıyor. Bu vaka, Türkiye'nin dijital dönüşüm politikalarında benzer hatalardan kaçınması için bir öngörü sağlıyor.