GlobalMercek
Telegram
⚠ EDİTÖRYEL NOT

Bu platform, başta Batı medyası olmak üzere küresel ana akım haber kaynaklarını çeviri yoluyla Türk okuyucuya sunmaktadır. Amacımız bu haberlerin önemli bir bölümünün ne denli taraflı, çifte standartlı ve manipülatif olduğunu açığa çıkarmaktır. Batı medyasının kendi çıkarlarına göre şekillendirdiği bu içerikleri eleştirel bir bakışla okumanızı tavsiye ederiz.

DÜNYA GÜNDEMİ
Orta Doğu

Güney Lübnan'da Yıkıma Dönüş: Binlerce Kişi Evlerini Harabe Halinde Buldu

✍️ GlobalMercek 📖 3 dk okuma
Güney Lübnan'da Yıkıma Dönüş: Binlerce Kişi Evlerini Harabe Halinde Buldu
🌙
📡 Alternatif/Bölgesel Medya
Kaynak perspektifi: Katar-Körfez Perspektifi
🌙 Katar-Körfez Perspektifi
Çeviri Kaynağı
Al Jazeera English — Bu haber, Al Jazeera English'da yayımlanan haberin Türkçe çevirisidir.
Orijinal Habere Git

Lübnan'ın güneyinde on binlerce kişi, İsrail ile Hizbullah arasındaki çatışmaların sona ermesinin ardından evlerine dönmeye başladı. Ancak geri dönenler, karşı karşıya kaldıkları manzarayla sarsıldı: Yüzlerce bina yerle bir olmuş, yollar kullanılamaz hale gelmiş, tarlalar ve zeytinlikler yanmıştı. Uzun süren göçün ardından evlerine kavuşma sevinci, yerini derin bir hayal kırıklığına ve belirsizliğe bıraktı. Birçok aile, barınacak bir çatı bulamamanın yanı sıra temel ihtiyaç maddelerine erişimde de büyük zorluklarla karşılaşıyor. Yetkililer, özellikle sınıra yakın bölgelerdeki hasarın boyutunun beklenenden çok daha büyük olduğunu, altyapının neredeyse tamamen çöktüğünü belirtiyor.

Gelişmenin Arka Planı: Çatışmaların Gölgesinde Bir Dönüş

İsrail ile Hizbullah arasında aylardır devam eden çatışmalar, 27 Kasım 2023'te varılan ateşkes anlaşmasıyla geçici olarak durmuştu. Anlaşma kapsamında İsrail güçlerinin güney Lübnan'dan çekilmesi ve Lübnan ordusunun bölgeye konuşlanması öngörülmüştü. Ancak bu süreç beklendiği gibi işlemedi. Ateşkesin ardından bir hafta içinde İsrail'in çekilme sürecini tamamlamaması, bölge sakinlerinin kademeli olarak evlerine dönmesine neden oldu. Lübnan ordusu, dönüşlerin güvenli olduğunu duyurdu ancak birçok bölgede mayın ve patlamamış mühimmat tehlikesi sürüyor. Özellikle sınır köylerindeki hasar o kadar büyük ki, bu yerleşim yerlerinin yeniden inşasının yıllar alabileceği ifade ediliyor.

BM Mülteciler Yüksek Komiserliği'ne göre, güney Lübnan'da çatışmalar nedeniyle yaklaşık 120 bin kişi yerinden oldu. Bu insanların büyük bir kısmı şu anda akrabalarının yanında veya geçici barınma merkezlerinde yaşıyor. Dönenlerin çoğu, evlerini moloz yığını halinde buldu. Hükümet, hasar tespit çalışmalarına başladı ancak yeniden inşa için gereken kaynakların yetersiz olduğu belirtiliyor. Uluslararası toplumun yardım çağrılarına rağmen, somut adımlar atılmış değil. Ekonomik krizle boğuşan Lübnan, bu yıkımın üstesinden gelebilecek mali güce sahip değil.

Bölgesel ve Küresel Boyut: Kırılgan Ateşkes ve Yeniden Yapılanma Zorlukları

Güney Lübnan'daki bu insani kriz, sadece yerel değil bölgesel ve küresel boyutlarıyla da dikkat çekiyor. İsrail'in güney Lübnan'dan çekilmesi, ateşkes anlaşmasının en kritik maddesiydi. Ancak İsrail, Hizbullah'ın bölgede yeniden silahlanmasını önlemek için bazı stratejik noktalarda varlığını sürdürüyor. Bu durum, Lübnan ordusunun bölgede tam kontrol sağlamasını engelliyor. Ayrıca sınırdaki mayın tarlaları ve İsrail'in hava saldırılarında bıraktığı patlamamış mühimmat, sivil halkın güvenliğini tehdit ediyor. Birleşmiş Milletler Lübnan Geçici Gücü (UNIFIL), bölgedeki güvenlik durumunu izlemeye devam ediyor ancak ateşkesin kalıcı olup olmayacağı konusunda endişeler sürüyor.

Bölgesel olarak, bu durum İran ve Suudi Arabistan arasındaki rekabetin bir yansıması olarak da okunabilir. Hizbullah, İran'ın Lübnan'daki en önemli müttefiki konumunda. Dolayısıyla güney Lübnan'ın yeniden inşası ve istikrara kavuşması, sadece Lübnan'ın değil, tüm bölgenin geleceği açısından hayati önem taşıyor. Suudi Arabistan'ın daha önce Lübnan'a yapmış olduğu yardımlar, son dönemdeki siyasi krizler nedeniyle kesintiye uğramıştı. Ancak ateşkesin ardından Körfez ülkelerinin yeniden yardım taahhüdünde bulunabileceği konuşuluyor. Öte yandan Batılı güçler, Hizbullah'ın siyasi ve askeri etkisini azaltmak için Lübnan ordusuna destek veriyor. Bu çok boyutlu denklem, güney Lübnan'ın yeniden imarını sadece insani değil, siyasi bir mesele haline getiriyor.

Türkiye Açısından Değerlendirme

Güney Lübnan'daki gelişme, Türkiye'nin bölgesel politikaları açısından iki önemli boyut taşıyor. Birincisi, Türkiye, Lübnan'la tarihi ve kültürel bağları bulunan bir ülke olarak, ülkede istikrarın sağlanmasını doğrudan destekliyor. Özellikle Filistin davasına verdiği destek bağlamında, Hizbullah'ın zayıflaması Türkiye'nin dengelerini etkileyebilir. İkincisi, Doğu Akdeniz'deki enerji paylaşımı müzakereleri sırasında Lübnan'ın istikrarı, Türkiye için stratejik önem arz ediyor. Bu nedenle, Ankara'nın yeniden inşa sürecine insani yardım veya altyapı projeleriyle katkı sunması muhtemel. Ayrıca, Türkiye'nin BM ve İİT platformlarında Lübnan'ın toprak bütünlüğünü savunması beklenebilir.

Etiketler:
LübnanİsrailHizbullahgüney Lübnanateşkesinsani krizyeniden inşa

İlgili Haberler

ABD-İran anlaşmasının tam metni: Yaptırım hafifletmesi ve dondurulmuş fonlara aşamalı erişim
Orta Doğu

ABD-İran anlaşmasının tam metni: Yaptırım hafifletmesi ve dondurulmuş fonlara aşamalı erişim

34 dk önce

Almanya'dan ABD-İran mutabakatına destek sinyali
Orta Doğu

Almanya'dan ABD-İran mutabakatına destek sinyali

39 dk önce

Trump, Reza Pahlavi'yi İran lideri yapmayı hedeflemedi: JD Vance
Orta Doğu

Trump, Reza Pahlavi'yi İran lideri yapmayı hedeflemedi: JD Vance

39 dk önce

Papa’dan ABD-İran mutabakatına destek: 'Savaşa gerçek bir çözüm olabilir
Orta Doğu

Papa’dan ABD-İran mutabakatına destek: 'Savaşa gerçek bir çözüm olabilir

43 dk önce