Güney Kore, yapay zeka (AI) tarafından üretilen ve gerçek kişileri içermeyen müstehcen görüntülerin paylaşımını suç sayacak bir yasa tasarısı üzerinde çalışıyor. Bu hamle, Gyeonggi eyaletinin Goyang kentinde görülen bir davada, Telegram üzerinden çıplak kadınların deepfake görüntülerini dağıtmakla suçlanan bir adamın beraat etmesinin ardından geldi. Mahkeme, görüntülerdeki kişilerin gerçek değil, kurgusal karakterler olması nedeniyle mevcut yasaların ihlal edilmediğine hükmetti. Bu karar, ülkede yapay zeka teknolojisinin kötüye kullanımına karşı yasal boşlukları kapatma yönündeki tartışmaları yeniden alevlendirdi.
Yasal boşluk ve toplumsal tepki
Güney Kore’de mevcut yasalar, gerçek kişilerin yüzlerinin izinsiz olarak müstehcen içerikle birleştirilmesini (deepfake) suç sayıyor. Ancak, tamamen yapay zeka ile oluşturulan ve gerçek bir kişiye benzemeyen görüntüler bu kapsamın dışında kalıyor. Goyang Mahkemesi’nin kararı, bu boşluğu açıkça ortaya koydu ve birçok vatandaş ile sivil toplum kuruluşu, yasal düzenleme yapılması için hükümete çağrıda bulundu. Özellikle kadın hakları örgütleri, bu tür içeriklerin kadınlara yönelik şiddeti ve istismarı teşvik ettiğini belirtiyor.
Hazırlanan yasa tasarısı, yapay zeka ile üretilen ve kurgusal karakterler içeren müstehcen görüntülerin üretimini, dağıtımını ve bulundurulmasını suç saymayı öngörüyor. Tasarıya göre, bu tür içerikleri üreten veya paylaşan kişilere hapis cezası verilebilecek. Ayrıca, içeriklerin mağdurların rızası olmadan üretilmesi durumunda cezaların artırılması planlanıyor. Yasa tasarısının bu yıl içinde parlamentoya sunulması bekleniyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Yapay zeka teknolojilerinin hızla gelişmesi, dünya genelinde bu tür içeriklerin üretimini ve yayılmasını kolaylaştırdı. Özellikle Güney Kore, dünyanın en yüksek internet hızlarına sahip ülkelerinden biri olarak, dijital platformların yaygın kullanımıyla bu sorunla daha yoğun bir şekilde karşı karşıya. Hükümet, yasa tasarısının yanı sıra, eğitim ve farkındalık kampanyalarıyla da toplumu bilinçlendirmeyi hedefliyor.
Küresel ölçekte ise, ABD ve Avrupa Birliği gibi ülkeler de yapay zeka kaynaklı müstehcen içeriklerle mücadele etmek için çeşitli düzenlemeler üzerinde çalışıyor. Ancak, yasaların teknolojik gelişmelere ayak uydurmakta zorlandığı ve ülkeler arasında uyum sorunları yaşandığı belirtiliyor. Güney Kore’nin bu adımı, diğer ülkelere de örnek olabilecek nitelikte. Uzmanlar, yapay zeka teknolojisinin etik kullanımına ilişkin uluslararası standartların belirlenmesinin önemine dikkat çekiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de de benzer yasal boşluklar bulunuyor. Türk Ceza Kanunu'nun 226. maddesi müstehcenlik suçlarını düzenlemekle birlikte, yapay zeka ile üretilen kurgusal karakterlerin bu kapsamda değerlendirilmesi belirsizliğini koruyor. Bu durum, Türkiye'de de bu tür içeriklerin üretimini ve yayılmasını engellemek için yasal düzenlemelerin gerekli olduğunu gösteriyor. Ayrıca, dijital şiddet ve kadına yönelik istismarın önlenmesi açısından uluslararası işbirliği ve standartların oluşturulması büyük önem taşıyor. Güney Kore'nin bu girişimi, Türkiye'deki yasa koyucular için de bir örnek teşkil edebilir.