Güney Kore, azalan işgücü arzı ve yükselen asgari ücretler nedeniyle perakende ve hizmet sektöründe robotlar ile self-servis teknolojilerine hızla yöneliyor. Özellikle Seul ve Busan gibi büyük şehirlerdeki marketlerde ve kafelerde sipariş alma ve ödeme işlemlerini yürüten robotlar yaygınlaşırken, restoranlarda self-servis kiosklar ve yemek taşıma robotları standart hale geliyor.
Otomasyon dalgası: Neden şimdi?
Güney Kore'de işsizlik oranı son dönemde tarihi düşük seviyelere gerilemiş durumda. Ancak bu durum, işverenlerin özellikle düşük vasıflı işlerde eleman bulmasını neredeyse imkânsız hale getirdi. 2024 yılı itibarıyla ülkedeki otomasyon yoğunluğu, her 10 bin işçi başına 1.000 robot ile dünyada birinci sırada yer alıyor. Güney Kore Sanayi Bakanlığı verilerine göre, 2023'te satılan endüstriyel robot sayısı bir önceki yıla göre %12 artarak 38 bine ulaştı. Robot kullanımı, sadece imalatta değil, hizmet sektöründe de hızla yaygınlaşıyor.
Hükümetin 2023 yılında robot endüstrisini desteklemek için açıkladığı 2,3 trilyon wonluk (yaklaşık 1,7 milyar dolar) teşvik paketi, bu dönüşümü hızlandırdı. Küçük işletmeler, robot kiralama maliyetlerinin bir çalışanın yıllık maaşının altında kalması nedeniyle yatırımı cazip buluyor. Öte yandan, asgari ücretteki yıllık %5-10 arası artışlar da işverenleri otomasyona itiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Kore'nin robotlaşma hamlesi, Asya-Pasifik bölgesinde benzer bir eğilimin parçası. Japonya, Çin ve Singapur gibi ülkeler de demografik daralma ve işgücü maliyetlerindeki artışla başa çıkmak için otomasyona yöneliyor. Çin, 2023 yılında endüstriyel robot kurulumunda dünya lideri olurken, Japonya ise robot üretiminde zirvede. Özellikle hizmet sektöründe robotların yaygınlaşması, iş modellerinde köklü değişikliklere yol açıyor. Güney Kore merkezli robot üreticisi Rainbow Robotics ve Hanwha Robotics, yurtdışına da ihracat yaparak bu pazardan pay alıyor.
Uzmanlar, bu dönüşümün gelişmiş ekonomilerde işgücü verimliliğini artıracağını ancak düşük vasıflı işlerde önemli bir istihdam kaybına neden olabileceğini belirtiyor. OECD raporuna göre, Güney Kore'de işlerin %47'si otomasyon riski altında — bu oran OECD ortalaması olan %32'nin oldukça üzerinde. Hükümet, bu dönüşümün sosyal etkilerini hafifletmek için yeniden eğitim programları ve evrensel temel gelir tartışmalarını gündemine almış durumda.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore'nin otomasyon atağı, Türkiye'nin de benzer demografik ve ekonomik zorluklarla karşı karşıya olduğu bir dönemde dikkat çekiyor. Türkiye'de işgücü maliyetleri artarken, özellikle perakende ve hizmet sektöründe otomasyon çözümleri yaygınlaşmaya başladı. Güney Kore tecrübesi, robotlaşmanın verimlilik artışı ve maliyet avantajı sağlarken, işsizlik ve sosyal eşitsizlik risklerini de beraberinde getirdiğini gösteriyor. Türkiye'nin, sanayi ve hizmet sektörlerinde otomasyona geçerken, işgücü dönüşümü için eğitim ve sosyal politikalara yatırım yapması gerekiyor. Ayrıca, yerli robot üretimini teşvik edecek politikalar, Türkiye'nin bu alanda dışa bağımlılığını azaltabilir.