Güney Kore'nin yarı iletken ihracatı, geçen yılın aynı dönemine göre yıllık bazda üç kat artış gösterdi. Bu olağanüstü büyüme, ülkenin ihracatında lokomotif sektör olan çiplerin ekonomideki ağırlığını bir kez daha gözler önüne serdi. Ancak uzmanlar, bu kadar hızlı bir yükselişin sürdürülebilirliği ve olası bir yavaşlamanın Kore ekonomisini sürükleme riski konusunda uyarıyor.
Yarı iletken ihracatındaki patlamanın arka planı
Güney Kore, dünyanın en büyük bellek çipi üreticileri Samsung Electronics ve SK Hynix'in merkezi konumunda. Pandemi sonrası artan dijitalleşme, yapay zeka ve veri merkezi yatırımları, bellek çiplerine olan talebi tarihi zirvelere taşıdı. Özellikle yapay zeka uygulamaları için gereken yüksek bant genişliğine sahip bellek (HBM) çiplerinde Güney Kore neredeyse tekel konumunda. Bu durum, ülkenin ihracat rakamlarına rekor düzeyde yansıdı. Yılın ilk yarısında yarı iletken ihracatı, önceki yılın aynı dönemine kıyasla üç kat artarak 65 milyar doları aştı. Toplam ihracat içindeki payı ise %25'e yaklaştı.
Hükümet verilerine göre, çip ihracatındaki bu artış, Güney Kore'nin ticaret fazlasını genişletirken, ekonomik büyümeye de önemli katkı sağladı. Merkez Bankası, yarı iletken sektörünün GSYH büyümesine katkısının 1,5 puanı bulduğunu tahmin ediyor. Ancak bu bağımlılık, aynı zamanda kırılganlık yaratıyor. Çip fiyatlarındaki dalgalanmalar, küresel talep değişimleri veya rekabetin artması, Kore ekonomisini doğrudan etkileyebilir.
Küresel rekabet ve riskler
ABD ve Çin arasındaki teknoloji savaşı, Güney Kore'yi zor bir denge siyasetine itiyor. Washington, Çin'e yönelik çip ihracat kısıtlamalarını sıkılaştırırken, Seul hem müttefiki ABD'nin taleplerini karşılamak hem de en büyük pazarı olan Çin ile ticari ilişkilerini sürdürmek zorunda. Çin, Kore çip ihracatının yaklaşık %40'ını oluşturuyor. Olası bir yaptırım veya karşı hamle, Kore çip endüstrisini derinden sarsabilir.
Öte yandan, Tayvanlı TSMC ve ABD'li Intel gibi rakipler, yarı iletken üretiminde kapasite artırımına gidiyor. Uzun vadede bu durum, Kore'nin pazar payını eritebilir. Ayrıca, bellek çipi fiyatları döngüseldir; arz fazlası oluştuğunda fiyatlar hızla düşer ve üreticiler zarar eder. Geçmişte 2019'da yaşanan çip fiyatlarındaki çöküş, Kore ihracatını ve büyümesini olumsuz etkilemişti. Benzer bir senaryonun tekrarlanması, ülke ekonomisinde sert bir inişe yol açabilir.
Hükümet, riskleri azaltmak için çip sektörüne yönelik teşvikleri artırırken, diğer sektörlerde de çeşitlendirmeye gidiyor. Ancak kısa vadede çip bağımlılığının süreceği açık. Kore ekonomisinin performansı, büyük ölçüde çip ihracatının gidişatına bağlı görünüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Kore'nin çip ihracatındaki üç kat artış, Türkiye için dolaylı da olsa önemli dersler içeriyor. Türkiye, yarı iletken üretiminde neredeyse tamamen dışa bağımlı. Küresel çip arzındaki dalgalanmalar, otomotivden savunma sanayine kadar birçok sektörü olumsuz etkiliyor. Kore'nin bu alandaki başarısı, Türkiye'nin de yüksek katma değerli teknoloji üretimine yönelmesi gerektiğini gösteriyor. Ayrıca, Kore'nin ABD-Çin rekabetindeki denge arayışı, Türkiye'nin benzer şekilde çok kutuplu bir dünyada stratejik özerklik ihtiyacını hatırlatıyor. Çip tedarikinde yaşanabilecek bir kriz, Türk ekonomisini de derinden sarsabilir.