Güney Kore'nin önde gelen borsa endeksi KOSPI, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz oranlarını beklenenden daha agresif bir şekilde artırabileceği endişeleriyle yüzde 8'in üzerinde değer kaybetti. Teknoloji hisseleri öncülüğünde yaşanan satış dalgası, Asya piyasalarında geniş çaplı bir çöküşe neden oldu. Seul merkezli endeks, günü 2.346,52 puandan tamamlarken, 2020 yılının Mart ayından bu yana en büyük günlük kaybını yaşadı. Yatırımcılar, Fed'in enflasyonla mücadele kapsamında daha sıkı para politikasına yöneleceği beklentisiyle riskli varlıklardan hızla çıkış yapıyor.
Fed'in Şahin Duruşu ve Küresel Piyasalarda Satış Dalgası
ABD'de enflasyonun yüzde 8,5 ile 40 yılın zirvesine ulaşmasının ardından Fed yetkililerinden gelen sıkılaşma sinyalleri, gelişmiş ve gelişmekte olan piyasaları olumsuz etkiliyor. Fed Başkanı Jerome Powell'ın faizlerde 50 baz puanlık bir artırımın masada olduğunu ima etmesi, teknoloji hisseleri başta olmak üzere yüksek değerlemelere sahip sektörlerde sert düzeltmelere yol açtı. Güney Kore'nin yarı iletken devleri Samsung Electronics ve SK Hynix hisseleri sırasıyla yüzde 6,8 ve yüzde 9,4 oranında geriledi. Bu durum, küresel tedarik zincirinde aksamalara neden olan Çin'deki Kovid-19 kapanmaları ve Ukrayna-Rusya savaşının yarattığı belirsizlikle birleşince, Asya borsalarında adeta bir "mükemmel fırtına" estirdi.
Japonya'da Nikkei 225 endeksi yüzde 3,1, Hong Kong'da Hang Seng endeksi yüzde 4,2 ve Çin'de Şanghay Bileşik endeksi yüzde 2,6 değer kaybetti. Analistler, Fed'in faiz artırım hızının piyasa beklentilerini aşması halinde, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışlarının hızlanabileceği uyarısında bulunuyor. Özellikle cari açık ve yüksek döviz borcu olan ekonomiler, bu süreçten daha fazla etkilenebilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut: Asya'dan Dünyaya Yayılan Risk İştahsızlığı
Güney Kore borsasındaki çöküş, sadece yerel bir olay değil; küresel risk iştahındaki daralmanın bir yansıması. ABD'de Nasdaq Bileşik endeksi geçen hafta yüzde 5,5 düşerken, Avrupa borsaları da satış baskısı altında kalıyor. Gelişmekte olan ülke para birimleri de dolar karşısında değer kaybediyor. Güney Kore wonu, dolar karşısında son iki yılın en düşük seviyesine geriledi. Bu durum, ithalata bağımlı ekonomilerde enflasyonist baskıları artırabilir. Asya Kalkınma Bankası'nın verilerine göre, bölgedeki ülkelerin toplam döviz rezervleri Mart ayında 140 milyar dolar azalarak 5,8 trilyon dolara geriledi. Bu, merkez bankalarının piyasaları desteklemek için döviz satışlarına yöneldiğini gösteriyor. Uzmanlar, Fed'in sıkılaşma döngüsünün devam etmesi halinde, Asya'da daha fazla kur krizi ve borsa çöküşü yaşanabileceği konusunda uyarıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Küresel piyasalardaki bu satış dalgası, Türkiye ekonomisi için de önemli sinyaller taşıyor. Fed'in faiz artırımları, gelişmekte olan ülkelerden sermaye çıkışını hızlandırarak TL üzerinde baskı yaratabilir. Türkiye'nin yüksek enflasyon ve cari açık sorunlarıyla mücadele ettiği bir dönemde, dış finansmana erişim maliyetleri artabilir. Ayrıca, Asya'daki talep daralması, Türkiye'nin ihracat pazarlarını olumsuz etkileyebilir. Özellikle otomotiv ve tekstil sektörlerinde Asya ile rekabetin kızışması ve küresel tedarik zincirindeki aksamalar, Türk ihracatçıları için zorluk oluşturabilir.