Güney Çin Denizi'ndeki tartışmalı Skarborough Sığlığı'nda (Huangyan Adası) Çin ve Filipinler arasındaki gerilim ikinci gününe girdi. Cuma günü, iki taraf da olaylardan birbirini sorumlu tutarken, Çin Deniz Kuvvetleri bölgede ay sonuna kadar sürecek askeri tatbikatlar başlattı. Çin Sahil Güvenlik ekipleri, 24 Temmuz'da bölgede kontrol tedbirleri uyguladıklarını açıkladı; Filipinler ise bu hamleyi 'provokasyon' olarak nitelendirdi. Olaylar, Güney Çin Denizi'ndeki egemenlik anlaşmazlıklarının tırmanmasına işaret ediyor.
Gelişmenin arka planı
Skarborough Sığlığı, Filipinler'in yaklaşık 220 kilometre batısında yer alan ve zengin balıkçılık kaynaklarına sahip bir mercan adasıdır. Çin, adayı tarihsel olarak kendi toprağı olarak görürken, Manila da 2002'deki Deklarasyon ve uluslararası hukuk çerçevesinde hak iddia ediyor. 2016'da Lahey'deki Daimi Tahkim Mahkemesi, Filipinler lehine karar vermiş, ancak Çin bu kararı tanımadığını açıklamıştı. Son iki gündür yaşanan çatışmalar, bu uzun süredir devam eden anlaşmazlığın sıcak çatışmaya dönüşme potansiyelini artırıyor.
Çin Sahil Güvenlik teşkilatı, 24 Temmuz'da yaptığı açıklamada, ekiplerinin bölgede 'kanunlara uygun kontrol tedbirleri' uyguladığını ve Filipinli teknelere müdahale ettiğini belirtti. Filipinler ise kendi sahil güvenlik gemilerinin de bölgede olduğunu ve Çin'in 'agresif manevralarının' iki gemi arasında sürtünmeye yol açtığını bildirdi. Her iki taraf da herhangi bir ölü veya yaralı olmadığını doğruladı, ancak olayın ciddiyeti diplomatik krize dönüşebilir.
Uzmanlar, Çin'in bu hamlesinin, Filipinler'in ABD ile askeri iş birliğini artırmasına ve bölgedeki yeni askeri üs anlaşmalarına bir yanıt olduğunu değerlendiriyor. 2014 tarihli Ziyaretçi Güçleri Anlaşması kapsamında Filipinler'deki ABD askeri varlığının artırılması, Pekin'i rahatsız ediyor. Ayrıca, Filipinler'in Japonya ve Avustralya gibi ülkelerle deniz güvenliği iş birliklerini güçlendirmesi de Çin'in tepkisini çekiyor.
Bölgesel ve küresel boyut
Güney Çin Denizi, dünya ticaretinin üçte birinin geçtiği stratejik bir su yolu olmasının yanı sıra, büyük doğal gaz ve petrol rezervlerine ev sahipliği yapıyor. Çin'in bölgede 'dokuz çizgili harita' olarak bilinen geniş toprak iddiası, hem ASEAN ülkeleriyle hem de uluslararası toplumla sürekli gerilim yaratıyor. ABD, Tayvan ve Japonya, Çin'in bu hamlelerini 'bölgesel istikrarı bozucu' olarak nitelendiriyor ve bölgede serbest seyrüsefer hakkını vurguluyor.
Skarborough Sığlığı'ndaki son çatışmalar, ABD-Çin rekabetinin Pasifik'teki bir başka yansıması olarak görülüyor. Washington, müttefiki Filipinler'in yanında yer alırken, Pekin'in bölgedeki askeri tatbikatları da tansiyonu yükseltiyor. Askeri tatbikatların ay sonuna kadar sürecek olması, önümüzdeki günlerde durumun daha da karmaşıklaşabileceğine işaret ediyor. ASEAN ülkeleri ise deniz anlaşmazlıklarının şiddet yoluyla çözülmemesi konusunda çağrılarını yineliyor, ancak bölge ülkeleri arasındaki görüş ayrılıkları ortak bir tutum alınmasını zorlaştırıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Çin Denizi'ndeki bu gelişme, Türkiye'yi doğrudan etkilememekle birlikte, küresel güç mücadelelerinin bir parçası olarak değerlendirilmelidir. Türkiye, uluslararası hukuka ve barışçıl çözümlere verdiği önem doğrultusunda, deniz yetki alanları anlaşmazlıklarının diyalogla çözülmesi gerektiğini savunmaktadır. Bu nedenle, Çin ve Filipinler arasındaki gerginlik, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki müzakerelerde kendi tezleri için bir emsal olarak kullanabileceği bir örnek teşkil edebilir. Ayrıca, Çin'in artan askeri varlığı, küresel istikrar açısından endişe verici bir tablo çiziyor; bu durum, Türkiye gibi bölgesel güçlerin deniz güvenliği politikalarını gözden geçirmelerine neden olabilir.