Güney Afrika’da artan yabancı düşmanı protestoların ardından Nijerya hükümetinin başlattığı tahliye operasyonu kapsamında ilk grup Nijeryalı, 5 Eylül Perşembe günü Johannesburg’dan Lagos’a ulaştı. Fransa 24 muhabiri Sam Olukoya’nın aktardığına göre, geri dönenler arasında kadın ve çocukların da bulunduğu yaklaşık 200 kişi, Nijerya Göçmenlik İdaresi yetkilileri tarafından karşılandı. Yetkililer, gelenlerin ifadelerine başvurarak saldırılara maruz kalıp kalmadıklarını tespit ediyor.
Gerginlik ve saldırılar
Güney Afrika’nın Johannesburg ve Pretoria gibi büyük şehirlerinde geçtiğimiz haftalarda başlayan yabancı düşmanı protestolar, özellikle Nijeryalı ve diğer Afrikalı göçmenlere yönelik saldırılarla şiddetlendi. 1 Eylül’de başlayan olaylarda, Nijeryalılara ait dükkanlar yağmalandı ve araçlar ateşe verildi. Güney Afrika polisi 12 kişinin öldüğünü, yüzlercesinin de yaralandığını açıkladı. Nijerya hükümeti, saldırıları kınayarak vatandaşlarını Güney Afrika’dan ayrılmaya çağırdı.
Bölgesel ve küresel boyut
Olaylar, Afrika kıtasındaki ekonomik krizin ve işsizlik sorununun bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Güney Afrika’da işsizlik oranının yüzde 29’u aşması, yerel halkın yabancıları “işlerini çalan” kesim olarak görmesine neden oluyor. Nijerya’nın yanı sıra, Zambiya ve Malawi de vatandaşlarını tahliye etmek için hazırlık yapıyor. Afrika Birliği, tarafları diyaloğa çağırdı. Ekonomik krizin derinleştiği kıtada benzer olayların artabileceği uyarısı yapılıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Afrika’daki yabancı düşmanı şiddet, Türkiye açısından doğrudan bir etki yaratmasa da, Sahra Altı Afrika’daki istikrarsızlığın ticari ilişkilere yansıması mümkün. Türkiye’nin özellikle inşaat, tekstil ve gıda sektörlerinde Güney Afrika ile 1 milyar doları aşan ticaret hacmi bulunuyor. Ayrıca, Türkiye’nin Afrika’da artan diplomatik ve ekonomik varlığı, bu tür krizlerin etkilerini izlemeyi zorunlu kılıyor. Kıtadaki milliyetçi dalganın büyümesi, Türk iş insanlarının faaliyetlerini olumsuz etkileyebilir.