Güney Afrika'nın Johannesburg kentinde bu hafta sonu iki kadın daha ölü bulundu. Böylece tek bir belediyede son iki ayda öldürülen kadın sayısı 11'e yükseldi. Kurbanların çoğu 20'li ve 30'lu yaşlarında olup, bazılarının kıyafetlerinin kısmen çıkarılmış olması ve cinsel saldırı izleri taşıması, ülkede kadına yönelik şiddetin boyutlarının giderek ağırlaştığını gözler önüne seriyor.
Olayların Arka Planı
Güney Afrika, dünyada kadın cinayetlerinin (femicide) en yaygın olduğu ülkelerden biri olarak biliniyor. Polis kayıtlarına göre, ülkede her gün ortalama 10 kadın öldürülüyor. Johannesburg'daki son vakalar, yetkililerin ve toplumun uzun süredir dile getirdiği güvenlik endişelerini yeniden alevlendirdi. Kurbanların kimlikleri henüz açıklanmadı, ancak yerel basına yansıyan bilgilere göre bazı kadınların kayıp başvuruları üzerine yapılan aramalarda cesetlerine ulaşıldı. Olay yerlerinde yapılan incelemelerde cinsel saldırı bulguları tespit edildi.
Güney Afrika hükümeti, 2019'da kadına yönelik şiddete karşı ulusal bir strateji başlatmış ve özel mahkemeler kurmuştu. Ancak aktivistler, uygulamada yetersiz kalındığını ve faillerin büyük bölümünün cezasız kaldığını vurguluyor. Ülkedeki ekonomik eşitsizlik, işsizlik ve yaygın suç oranı, kadınları daha da savunmasız hale getiriyor. Kadın örgütleri, polisin şiddet vakalarına yeterince hızlı müdahale etmediğini ve koruma tedbirlerinin eksik olduğunu belirtiyor.
Son iki ayda kaydedilen 11 cinayet, sadece Johannesburg'la sınırlı değil; ülke genelinde benzer artışlar rapor ediliyor. Uzmanlar, pandemi sonrası ekonomik zorlukların ve toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin derinleşmesinin bu artışta etkili olduğunu düşünüyor. Ayrıca, sosyal medyada örgütlenen kadın grupları, yetkilileri acil eylem planı açıklamaya çağırıyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Güney Afrika'daki kadın cinayetleri, Afrika kıtasının genelinde de yankı buluyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Sahra Altı Afrika'da kadına yönelik şiddet oranları dünya ortalamasının üzerinde. Bölgede kadın hakları savunucuları, yasal düzenlemelerin kağıt üzerinde kaldığını ve kültürel normların değişmediğini ifade ediyor. Güney Afrika'da 2020'de ilan edilen ulusal afet döneminde kadın cinayetlerinde geçici bir artış yaşanmış, hükümet sivilleri silahlandırmak yerine toplumsal farkındalık kampanyalarına ağırlık vermişti. Ancak son veriler, sorunun çözülmediğini gösteriyor.
Uluslararası kamuoyu, Güney Afrika'yı sık sık cinsiyete dayalı şiddetle mücadelede daha etkili olmaya davet ediyor. AB ve BM, ülkeye yönelik insan hakları raporlarında kadın cinayetlerini öne çıkarıyor. Öte yandan, ülkedeki yüksek suç oranı ve polis yetersizliği, uluslararası yardımların etkin kullanılamamasına yol açıyor. Kadın örgütleri, hükümetin sadece yasal değişikliklerle değil, aynı zamanda ekonomik ve sosyal politikalarla da soruna eğilmesi gerektiğini vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Güney Afrika'daki kadın cinayetleri artışı, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir insan hakları sorunudur. Türkiye, son yıllarda kadına yönelik şiddetle mücadelede yasal düzenlemeler yapmış olsa da, uygulamada benzer zorluklarla karşılaşmaktadır. Bu haber, Türk kamuoyunda kadın cinayetlerine karşı farkındalığı artırabilir ve sivil toplum kuruluşlarının uluslararası iş birliklerini güçlendirmesine vesile olabilir. Ayrıca, Güney Afrika'daki durum, Türkiye'nin Afrika açılımı kapsamında insan hakları ve toplumsal cinsiyet eşitliği konularını dış politikasında daha fazla öne çıkarması gerektiğini göstermektedir.