ABD'nin Pasifik'teki stratejik adası Guam, askeri yığınağın tetiklediği ciddi bir konut kriziyle sarsılıyor. Japonya'daki ABD üslerinden yeniden konuşlandırılan deniz piyadeleri ve yeni askeri projelerde çalışan binlerce müteahhit işçisi, ada genelinde konut talebini patlatarak kiraları yerel halk için ulaşılmaz seviyelere çıkardı. Ada nüfusunun yaklaşık 170 bin olduğu Guam'da, son iki yılda ortalama kira fiyatları yüzde 40 arttı. Birçok Guamlı aile, ev sahiplerinin artan kiralarını ödeyemediği için taşınmak zorunda kalırken, gece barınaklarına sığınanların sayısı da hızla yükseliyor.
Gelişmenin arka planı
Guam, ABD'nin Asya-Pasifik bölgesindeki en önemli askeri üslerinden biri. Pentagon'un 2010'lu yıllarda başlattığı 'Pasifik Caydırıcılık Girişimi' kapsamında, Okinawa'daki ABD Deniz Piyadeleri'nin yaklaşık 5 bin askerinin Guam'a kaydırılması planlanıyor. Bu transfer tamamlandığında adadaki ABD askeri varlığı yaklaşık 19 bine ulaşacak. Ancak bu sadece başlangıç; aynı zamanda adada yeni hangarlar, mühimmat depoları, eğitim alanları ve liman tesisleri inşa ediliyor. Her bir büyük proje, beraberinde binlerce geçici işçi getiriyor. Müteahhit firmalar, çoğu Filipinli olan işçilerini barındırmak için konut ihtiyacını daha da artırıyor. Yerel kaynaklara göre, adada halihazırda 5 binden fazla inşaat işçisi bulunuyor ve bu sayının önümüzdeki yıllarda iki katına çıkması bekleniyor. Ada yönetimi, artan talebe karşı yeterli konut arzı sağlayamıyor. Özellikle düşük gelirli aileler, kira artışları karşısında en savunmasız kesimi oluşturuyor.
Guam Valisi Lou Leon Guerrero, geçtiğimiz haftalarda yaptığı açıklamada, “Bu bir kriz. İnsanlarımız evlerini kaybediyor. İşçilerimiz uyuyacak yer bulamıyor. Federal hükümetten acil destek istiyoruz” dedi. Vali, ABD Savunma Bakanlığı'ndan adadaki askeri inşaat projelerinin bir kısmının durdurulması ya da konut yatırımlarına öncelik verilmesi talebinde bulundu. Ancak Pentagon, Çin'in Hint-Pasifik bölgesindeki faaliyetlerine karşı caydırıcılık için hızın önemli olduğunu savunuyor. Guam Üniversitesi'nden ekonomist Dr. Maria Reyes, durumu “Talep şoku” olarak nitelendiriyor: “Ani bir talep artışı, arzın ayak uyduramadığı bir ortamda fiyatları fırlatıyor. Sonuç: yerlilerin konut piyasasından dışlanması.”
Bölgesel veya küresel boyut
Guam krizi, Pasifik'teki ABD askeri varlığının yerel topluluklar üzerindeki etkisini tekrar gündeme taşıyor. Benzer sorunlar daha önce Okinawa, Hawai ve Saipan'da da yaşanmıştı. Askeri yığınağın hızlandığı bir dönemde, Guam'ın konut piyasasındaki çöküş, Washington'ın bölgedeki stratejik hamlelerinin görünmeyen maliyetine işaret ediyor. Pentagon, arz sıkıntısını gidermek için yeni lojmanlar inşa etmeyi ve yerli halka kira sübvansiyonu sağlamayı planladığını duyurdu ancak bu önlemler henüz yürürlüğe girmedi. Bu arada, krizi fırsata çevirmek isteyen bazı emlak spekülatörleri, adadaki arsaları hızla satın alarak konut projelerine başlıyor. Ancak bu projelerin çoğu, yüksek kiralı “lüks” segmentine hitap ediyor, yani yerel halk için bir çözüm sunmuyor. Adadaki sivil toplum kuruluşları, “Biz de bu adada yaşıyoruz” kampanyası başlatarak yetkililere çağrıda bulunuyor. Guam, ABD için Pasifik'teki bir uçak gemisi gibi görülmemeli, aynı zamanda bir yaşam alanı olduğu unutulmamalı.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Guam’daki konut krizi, Türkiye açısından doğrudan bir gündem oluşturmasa da, Asya-Pasifik’teki ABD askeri yığınağının toplumsal maliyetine dair önemli bir örnek teşkil ediyor. Türkiye’nin de benzer şekilde stratejik bölgelerde askeri varlığını artırdığı (örneğin Katar, Somali) düşünüldüğünde, bu tür krizlerin yerel halkla ilişkileri zedeleme riski taşıdığı görülüyor. Ayrıca, ABD-Çin rekabetinin derinleşmesi, küresel güç dengelerini etkileyerek Türkiye’nin çok kutuplu dış politikasına yeni fırsatlar ve riskler getirebilir. Guam örneği, askeri hamlelerin ekonomik ve sosyal sonuçlarının dikkatle planlanması gerektiğini hatırlatıyor.