Londra İtfaiyesi (London Fire Brigade), 14 Haziran 2017'de 72 kişinin hayatını kaybettiği Grenfell Tower yangınına ilişkin yürütülen ceza soruşturmasında, polisin kanıt dosyasında adı geçen 20 kuruluş arasında yer aldı. Scotland Yard tarafından yürütülen soruşturma kapsamında, itfaiye teşkilatının yanı sıra yerel yönetim, bina yönetimi ve yangın güvenliğiyle ilgili çeşitli özel şirketler de inceleniyor. Soruşturma, yangının çıkış nedeni ve yayılmasında ihmal olup olmadığını ortaya çıkarmayı amaçlıyor.
Grenfell Yangını: Arka Plan ve Soruşturmanın Kapsamı
Grenfell Tower, Londra'nın Kensington ve Chelsea semtinde bulunan 24 katlı bir sosyal konut binasıydı. Yangın, 14 Haziran 2017 gecesi saat 00:54 civarında dördüncü katta başladı ve hızla tüm binaya yayıldı. Olayda 72 kişi yaşamını yitirdi, onlarca kişi yaralandı ve yüzlerce kişi evsiz kaldı. Yangının bu denli hızlı yayılmasında, binaya 2016 yılında yapılan dış cephe kaplamasının yanıcı olması ve yangın güvenliği önlemlerinin yetersizliği etkili oldu.
Scotland Yard, 2017'den bu yana süren soruşturmada 20 kurum hakkında kanıt topladı. Bu kurumlar arasında Londra İtfaiyesi de bulunuyor. Polis, itfaiyenin yangına müdahale stratejisini, tahliye talimatlarını ve olay yerindeki koordinasyonunu inceliyor. Soruşturma dosyasında ayrıca Kensington ve Chelsea Belediyesi, bina yönetim şirketi, cephe kaplaması üreticileri ve yangın güvenlik denetimini yapan firmalar da yer alıyor. Savcılık, 2026 yılına kadar sürmesi beklenen soruşturmanın ardından olası suçlamaları değerlendirecek.
Londra İtfaiyesi, yangın sırasında "yerinde kalma" (stay put) politikası uygulamıştı. Bu politika, normalde yangının tek bir dairede sınırlı kalacağı varsayımına dayanıyordu. Ancak yangının hızla yayılması üzerine binanın tahliye edilmesi gerekti, fakat bu talimat geç verildi. İtfaiye yetkilileri, o gece koşulların olağanüstü olduğunu ve ellerinden geleni yaptıklarını savunuyor. Ancak soruşturma, itfaiyenin olaya müdahalesinde eksiklikler olup olmadığını mercek altına alıyor.
Yangının Yansımaları ve Küresel Boyut
Grenfell yangını, Birleşik Krallık'ta kamu güvenliği ve sosyal konut politikalarına ilişkin derin bir öfke yarattı. Olayın ardından dönemin Başbakanı Theresa May, bağımsız bir soruşturma komisyonu kurdu. Komisyon, 2019'da yayımladığı ilk raporunda, binanın yanıcı kaplama malzemesiyle kaplanmasının ve yangın güvenliği düzenlemelerindeki eksikliklerin altını çizdi. İkinci raporun 2024 yılında yayımlanması bekleniyor. Ayrıca, yangın sonrası Birleşik Krallık genelinde benzer risk taşıyan yüzlerce binanın tespit edilmesi ve iyileştirilmesi için çalışmalar başlatıldı.
Olay, sadece Birleşik Krallık'ta değil, dünya genelinde de yüksek katlı binalarda yangın güvenliği konusunu gündeme getirdi. Birçok ülke, cephe kaplamalarında yanıcı madde kullanımını yasakladı veya sıkı denetim getirdi. Türkiye'de de 2017 sonrası yapılan düzenlemelerle binalarda yangın güvenliği standartları güncellendi. Grenfell davası, sorumluların yargılanması ve adaletin sağlanması açısından dönüm noktası olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Grenfell yangını, Türkiye'nin de yakından takip ettiği bir felaket olarak, ülkedeki yapı stoku ve yangın güvenliği mevzuatı için uyarıcı bir ders niteliğinde. Özellikle büyükşehirlerdeki yüksek katlı binaların denetimi ve kaçış yollarının yeterliliği tartışma konusu. Türkiye, 2019'da yürürlüğe giren yeni Binaların Yangından Korunması Hakkında Yönetmelik ile bazı iyileştirmeler yaptı; ancak denetimlerin etkinliği ve eski yapıların durumu hâlâ risk taşıyor. İngiltere'deki soruşturma, sorumluluk zincirinin tüm halkalarının sorgulanması gerektiğini gösteriyor. Türk kamuoyu ve karar alıcılar için bu süreç, kentsel dönüşüm ve yapı güvenliği politikalarında şeffaflık ve hesap verebilirliğin önemini bir kez daha ortaya koyuyor.