Chicago Federal Rezerv Bankası Başkanı Austan Goolsbee, yapay zeka (AI) kaynaklı enflasyonun "şeridinden çıktığını" belirterek, teknolojinin fiyatlar üzerindeki etkisinin kontrol edilmesi gerektiğini vurguladı. Semafor'a konuşan Goolsbee, AI yatırımlarının hızla artmasının ekonomide yeni bir enflasyon baskısı yarattığını ve bunun para politikası açısından dikkatle izlenmesi gerektiğini ifade etti. Açıklama, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikasını belirlerken teknolojik dönüşümün etkilerini de hesaba katması gerektiğini gösteriyor.
Yapay zeka yatırımları ve enflasyon dinamiği
Goolsbee'nin değerlendirmesi, AI teknolojilerine yönelik küresel yatırımların rekor seviyelere ulaştığı bir dönemde geldi. Özellikle büyük teknoloji şirketlerinin veri merkezleri, çip üretimi ve yazılım altyapısına yaptığı milyarlarca dolarlık harcamalar, arz tarafında kapasite kısıtlarına yol açarak fiyatları yukarı çekiyor. Goolsbee, bu yatırımların uzun vadede verimlilik artışı sağlayacağını ancak kısa vadede maliyet enflasyonunu körükleyebileceğini belirtti. "AI, ekonominin genel işleyişini değiştiriyor ve para politikası da bu değişimi göz ardı edemez" diyen Goolsbee, Fed'in bu yeni dinamikleri analiz etmek için daha fazla veriye ihtiyaç duyduğunu ekledi.
Son aylarda ABD'de enflasyon, Fed'in %2 hedefinin üzerinde seyrediyor. Enerji ve gıda fiyatlarındaki dalgalanmalar bir yana, hizmet sektörü enflasyonu ve ücret artışları da dikkat çekiyor. Goolsbee, AI'ın bu tabloda oynadığı rolün henüz tam olarak anlaşılamadığını, ancak teknolojiye yapılan aşırı yatırımların kısa vadede arz-talep dengesini bozabileceğini söyledi. Özellikle yarı iletken ve veri merkezi ekipmanlarına olan talep, tedarik zincirlerinde darboğazlar yaratıyor ve bu da maliyetleri artırıyor.
Küresel boyut: AI yatırımları ve ticaret akışları
Yapay zeka kaynaklı enflasyon sadece ABD ile sınırlı değil. Avrupa Birliği ve Asya ekonomileri de AI altyapısına büyük yatırımlar yapıyor. Çin, ABD ve AB arasındaki teknoloji rekabeti, kritik mineraller ve çipler gibi girdilerin fiyatlarını yukarı çekiyor. Goolsbee'nin açıklamaları, merkez bankalarının artık sadece geleneksel talep enflasyonunu değil, teknolojik dönüşümün yarattığı yapısal baskıları da izlemesi gerektiğine işaret ediyor. Uluslararası Para Fonu (IMF) da son raporlarında AI yatırımlarının verimlilik artışı sağlarken kısa vadede enflasyonist riskler oluşturabileceğine dikkat çekmişti.
Piyasalar açısından bakıldığında, Fed'in faiz indirim döngüsüne ne zaman başlayacağı belirsizliğini koruyor. Goolsbee'nin "şeridinden çıktı" ifadesi, enflasyonun kontrol altına alınmasının zorlaştığına dair bir sinyal olarak yorumlanabilir. Yatırımcılar, önümüzdeki aylarda açıklanacak enflasyon verilerini ve Fed yetkililerinin açıklamalarını yakından takip edecek. AI kaynaklı maliyet artışları, şirket karlılıkları üzerinde de baskı oluşturabilir ve teknoloji hisselerinde dalgalanmalara yol açabilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, yapay zeka yatırımlarında henüz erken aşamada olsa da, küresel teknoloji tedarik zincirlerindeki dalgalanmalar ve emtia fiyatlarındaki hareketler Türk ekonomisini dolaylı yoldan etkileyebilir. Özellikle çip ve elektronik bileşen ithalatındaki fiyat artışları, üretim maliyetlerini yükselterek enflasyon üzerinde ek baskı yaratabilir. Ayrıca Fed'in sıkı para politikası, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akışlarını ve TL'nin seyrini etkileyebilir. Türkiye'nin AI alanında attığı adımlar ve dijital dönüşüm politikaları, uzun vadede verimlilik artışı sağlayarak bu riskleri dengeleyebilir. Ancak kısa vadede küresel enflasyon dinamikleri, TCMB'nin faiz politikası üzerinde dışsal bir faktör olarak dikkate alınmalı.