Myanmar'da 2021 darbesinden bu yana süren iç savaş, ülke ekonomisini parçalarken alternatif bir finansal ekosistemin doğmasına yol açtı. Gölge bankacılık olarak adlandırılan bu sistem, bir yandan askeri cuntayı kaynak sıkıntısına sokarken diğer yandan direniş hareketini ve sürgündeki muhalefeti finanse ediyor. Bangkok'ta bir barda bir araya gelen genç Myanmarlı sürgünler, ülkelerindeki savaştan, çöken ekonomiden ve zorunlu askerlikten kaçarak hayatta kalma mücadelesi veriyor. Bu gençlerin anlattıkları, Myanmar'ın derinleşen insani ve ekonomik krizinin yanı sıra direnişin nasıl ayakta kaldığını da gözler önüne seriyor.
Darbe sonrası çöken ekonomi ve yaptırımlar
Şubat 2021'de ordunun seçilmiş hükümeti devirmesinin ardından Myanmar ekonomisi büyük darbe aldı. Batılı ülkelerin cuntaya yönelik yaptırımları, bankacılık sektörünü ve dış ticareti olumsuz etkiledi. Ancak yaptırımlar ve resmi finansal kanalların tıkanması, yeraltı ekonomisini ve kayıt dışı finansal ağları güçlendirdi. Özellikle sınır bölgelerinde ve etnik silahlı grupların kontrolündeki alanlarda, alternatif ödeme sistemleri ve kayıt dışı kredi mekanizmaları ortaya çıktı. Bu sistemler, cuntanın vergi ve gelir kaynaklarını kısıtlarken direniş güçlerine lojistik ve mali destek sağlıyor.
Uzmanlara göre, gölge bankacılık faaliyetleri arasında kayıt dışı döviz transferleri, kripto para kullanımı ve geleneksel hawala benzeri ağlar yer alıyor. Özellikle Tayland sınırında, sürgündeki Myanmarlılar arasında gayri resmi para transferleri yaygın. Bu ağlar, hem ailelere para gönderilmesini sağlıyor hem de direniş gruplarına finansal akışı mümkün kılıyor. Cunta ise bu tür faaliyetleri engellemekte zorlanıyor; çünkü kayıt dışı ve dağınık yapılar, geleneksel istihbarat ve kolluk yöntemleriyle takip edilemiyor.
Bangkok'ta yaşayan genç sürgünler, ailelerine para göndermek için çeşitli yollar kullanıyor. Bir kısmı kripto para transferlerini tercih ederken, bir kısmı da güvenilir aracılar üzerinden nakit gönderiyor. Bu gençler, hem kendi geçimlerini sağlamak hem de ülkedeki direnişe dolaylı destek olmak için çabalıyor. Ancak bu durum, Tayland'da da bazı yasal ve güvenlik risklerini beraberinde getiriyor.
Direnişin finansmanı ve cuntanın açmazı
Gölge bankacılık, Myanmar direnişinin en önemli finansman kaynaklarından biri haline geldi. Özellikle Halk Savunma Güçleri (PDF) ve etnik silahlı örgütler, bu kayıt dışı ağlar üzerinden kaynak buluyor. Cunta, bu akışı kesmek için sıkı önlemler alsa da başarılı olamıyor. Çünkü bu sistemler, merkezi olmayan ve esnek yapıları sayesinde hızla adapte olabiliyor. Ayrıca, yurt dışındaki Myanmarlı diasporası da bu ağların önemli bir parçası. Dünya genelinde dağınık yaşayan milyonlarca Myanmarlı, hem ailelerine destek oluyor hem de direnişe mali katkı sağlıyor.
Bu durum, cuntanın ekonomik olarak sıkışmasına ve askeri harcamalarını finanse etmekte zorlanmasına yol açıyor. Uluslararası Kriz Grubu'nun raporlarına göre, Myanmar ekonomisi 2021'den bu yana yaklaşık yüzde 20 daraldı. Yoksulluk arttı, gıda ve yakıt kıtlığı yaşanıyor. Ancak direniş hareketi, gölge finansman sayesinde varlığını sürdürüyor ve hatta bazı bölgelerde yönetimi ele geçiriyor. Bu da çatışmanın uzamasına ve insani krizin derinleşmesine neden oluyor.
Uzmanlar, gölge bankacılığın uzun vadede Myanmar'ın ekonomik yapısını dönüştüreceğini belirtiyor. Resmi bankacılık sistemine güvenin azalması, kayıt dışı ekonominin kalıcı hale gelmesine yol açabilir. Bu da gelecekteki yeniden yapılanma sürecini zorlaştıracak bir faktör olarak görülüyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Myanmar'daki gölge bankacılık dinamikleri, doğrudan Türkiye'yi ilgilendirmese de küresel yaptırım rejimleri ve kayıt dışı finans akışları açısından dersler sunuyor. Türkiye, kendi bölgesinde benzer yaptırım ve finansal kısıtlama deneyimlerine sahip. Myanmar örneği, resmi kanalların tıkanmasının yeraltı ekonomisini nasıl güçlendirebileceğini ve yaptırımların hedeflenen etkiyi yaratmakta ne kadar zorlanabileceğini gösteriyor. Ayrıca, Asya-Pasifik'te artan istikrarsızlık, Türkiye'nin bölgesel diplomasi ve ticaret stratejilerini etkileyebilir. Türkiye, Myanmar'daki insani krize yönelik yardımlarını sürdürürken, ASEAN ile ilişkilerini de bu bağlamda değerlendirmeli. Gölge finans ağlarının terörizm ve suçla bağlantılı olabileceği riski, Türkiye'nin uluslararası güvenlik iş birliklerinde dikkate alması gereken bir unsurdur.