Gine-Bissau'da düzenlenen anayasa referandumunda seçmenlerin ezici çoğunluğu, cumhurbaşkanlığı yetkilerinin genişletilmesini öngören anayasa değişikliğini onayladı. Ulusal Seçim Komisyonu'nun açıkladığı resmi olmayan sonuçlara göre, oy kullananların yüzde 70'i değişikliğe 'evet' dedi. Bu sonuç, ülkenin 2023'te yaşadığı siyasi krizin ardından Cumhurbaşkanı Umaro Sissoco Embaló'nun elini güçlendirecek ve hükümet sistemi üzerinde önemli değişikliklere yol açacak.
Referandumun Arka Planı ve İçeriği
Referandum, 3 Aralık 2023'te yapıldı ve ülke genelinde yaklaşık 900 bin kayıtlı seçmenin katılımıyla gerçekleşti. Ulusal Seçim Komisyonu Başkanı, katılım oranının yüzde 68 olduğunu ve geçerli oyların yüzde 70'inin 'evet' yönünde kullanıldığını duyurdu. Anayasa değişikliği, cumhurbaşkanının başbakanı ve hükümeti atama yetkisini güçlendiriyor, ayrıca cumhurbaşkanının meclisi feshetme yetkisini yeniden düzenliyor ve yürütme organında cumhurbaşkanının yetkilerini artırıyor.
Bu değişiklik, Cumhurbaşkanı Embaló'nun, Şubat 2022'de başarısız bir darbe girişiminin ardından ilan ettiği ve fiilen bir yılı aşkın süredir uygulanan olağanüstü hal döneminde aldığı kararları meşrulaştırmayı amaçlıyor. Muhalefet partileri, referandumu 'anayasaya aykırı' olarak nitelendirirken, Embaló'nun tek adam yönetimine giden yolu açtığını savunuyor. Ancak hükümet, değişikliklerin ülkenin siyasi istikrarını güçlendireceğini ve yürütme organındaki tıkanıklıkları çözeceğini öne sürüyor.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Gine-Bissau, Batı Afrika'da askeri darbelerin sık yaşandığı bir ülke olarak biliniyor. 1974'te bağımsızlığını kazanmasından bu yana birçok darbe ve siyasi kriz yaşandı. Bu referandum, bölgedeki diğer ülkeler tarafından endişeyle izleniyor. Batı Afrika Devletleri Ekonomik Topluluğu (ECOWAS), daha önce Gine-Bissau'daki anayasal düzene dönüşü teşvik etmiş, ancak bu referandumun kapsamını ve sonuçlarını henüz resmi olarak yorumlamadı.
Küresel ölçekte, Gine-Bissau'nun bu adımı, Batı Afrika'da artan demokratik gerileme eğiliminin bir parçası olarak görülüyor. Mali, Burkina Faso ve Nijer'deki askeri yönetimlerin ardından, sivil bir cumhurbaşkanının anayasal yolla yetkilerini artırması, bölgedeki demokrasi indekslerini olumsuz etkileyebilir. Öte yandan, Gine-Bissau hükümeti, doğal kaynaklar ve uyuşturucu kaçakçılığı ile mücadele konusunda uluslararası toplumla işbirliğini sürdürme sözü veriyor.
Referandum sonuçlarının resmileşmesinin ardından, Embaló'nun önümüzdeki aylarda anayasa değişikliğini yürürlüğe koyması bekleniyor. Ancak muhalefetin olası itirazları ve uluslararası gözlemcilerin eleştirileri, bu sürecin çok da sorunsuz ilerlemeyeceğini gösteriyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, Türkiye'nin Afrika açılımı politikası çerçevesinde ilişkilerini güçlendirdiği Batı Afrika ülkelerinden biri olan Gine-Bissau ile ilgili olarak Ankara'yı yakından ilgilendiriyor. Türkiye, son yıllarda Gine-Bissau ile askeri ve ekonomik işbirliği anlaşmaları imzalamış, kalkınma yardımlarında bulunmuştu. Siyasi istikrarın sağlanması, Türk yatırımları ve kalkınma projelerinin sürdürülebilirliği açısından önem taşıyor. Ancak anayasa değişikliğinin yaratabileceği siyasi belirsizlik, Türk şirketlerinin bölgedeki faaliyetlerini etkileyebilir. Türkiye'nin bölge ülkeleriyle ilişkilerini geliştirirken, demokratik süreçlere saygı ve istikrar vurgusu yapması beklenir.