Küresel tahvil piyasaları, enerji fiyatlarındaki artış ve İran kaynaklı jeopolitik gerilimlerin gölgesinde oynak bir seyir izlerken, Carmignac Gestion Sabit Getirili Varlık Fon Yöneticisi Marie-Anne Allier, yatırımcıların asıl odaklanması gereken noktanın fiyatlanmamış gıda enflasyonu olduğunu belirtti. Allier, petrol ve doğalgaz fiyatlarındaki yükselişin olumsuz etkilerinin büyük ölçüde piyasalara yansıdığını, ancak gıda fiyatlarındaki artışın henüz tahvil fiyatlamalarına dahil edilmediğini vurguladı.
Gelişmenin Arka Planı
Küresel piyasalar, son haftalarda İran'ın nükleer programı ve bölgedeki askeri gerilimler nedeniyle artan belirsizlikle karşı karşıya. Brent petrol fiyatları, arz kesintisi endişeleriyle yükselirken, doğalgaz fiyatları da Avrupa'da kış öncesi stok kaygılarıyla tırmanışa geçti. Bu gelişmeler, merkez bankalarının faiz indirim beklentilerini zayıflatarak tahvil getirilerini yukarı çekiyor.
Ancak Allier'e göre, enerji fiyatlarındaki bu artışın büyük kısmı zaten tahvil fiyatlarına yansımış durumda. Piyasalar, enerji kaynaklı enflasyonun geçici olduğunu ve merkez bankalarının bu nedenle politika faizlerini daha da sıkılaştırmayacağını fiyatlıyor. Buna karşılık, gıda fiyatlarındaki artış, enerji kadar volatil olmasa da, uzun vadeli enflasyon beklentileri üzerinde daha kalıcı bir etki yaratabilir. Kuraklık, arz zinciri kesintileri ve tarım politikalarındaki belirsizlikler, gıda enflasyonunun önümüzdeki aylarda daha da yükselebileceğine işaret ediyor.
Uzmanlar, gıda fiyatlarının merkez bankalarının enflasyon hedeflemesinde önemli bir gösterge olduğunu hatırlatıyor. Özellikle gelişmekte olan ülkelerde gıda harcamalarının toplam tüketim içindeki payı yüksek olduğundan, bu ülkelerdeki enflasyon beklentileri daha hızlı bozulabilir. Bu durum, gelişmekte olan ülkelerin tahvil piyasalarında daha sert satışlara yol açabilir.
Bölgesel ve Küresel Boyut
Jeopolitik riskler, özellikle Orta Doğu'daki gerginlikler, küresel enerji fiyatlarını yönlendirmeye devam ediyor. İran ile Batı arasındaki müzakerelerin çıkmaza girmesi, piyasaların risk iştahını azaltıyor ve güvenli liman talebini artırıyor. ABD Hazine tahvilleri ve altın, bu dönemde yatırımcıların kaçış noktası olurken, Avrupa tahvilleri de İtalya ve Fransa'daki siyasi belirsizliklerle baskı altında.
Öte yandan, Çin'in ekonomik yavaşlaması ve emlak sektöründeki kriz, küresel talep görünümüne ilişkin endişeleri besliyor. Bu durum, enerji ve emtia fiyatlarının daha da artmasını sınırlasa da, gıda fiyatları üzerindeki arz yönlü baskılar devam ediyor. Küresel ölçekte artan korumacılık eğilimleri, gıda ihracat kısıtlamalarını da beraberinde getirebilir.
Carmignac yöneticisi, tahvil piyasalarının önümüzdeki dönemde makroekonomik verilerden çok jeopolitik gelişmelere ve gıda fiyatlarına odaklanacağını öngörüyor. Merkez bankalarının para politikalarını şekillendirirken bu iki unsuru da dikkate alması gerekecek. Aksi takdirde, tahvil getirilerinde ani sıçramalar ve oynaklık devam edebilir.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, enerji ve gıda ithalatında yüksek dışa bağımlılığı nedeniyle küresel fiyat artışlarından doğrudan etkileniyor. Gıda enflasyonunun Türkiye'deki enflasyon görünümü üzerindeki etkisi, yurt içi fiyat istikrarı açısından kritik. Türkiye'nin Rusya-Ukrayna savaşı sürecinde uyguladığı dengeleyici dış politika, enerji ve gıda tedarikinde alternatif kaynaklar bulmasına yardımcı olsa da, küresel fiyat şoklarına karşı kırılganlığı sürüyor. Tahvil piyasalarındaki oynaklık, gelişmekte olan ülkelerle birlikte Türkiye'nin borçlanma maliyetlerini de artırabilir. Bu nedenle, Türkiye'nin gıda arz güvenliğini güçlendirmek ve enerji verimliliğini artırmak gibi yapısal reformlara odaklanması büyük önem taşıyor.