Singapur, dünyanın en gelişmiş atık yönetim sistemlerinden birine sahip olmasına rağmen, küresel geri dönüşüm piyasasındaki daralma ve artan maliyetler nedeniyle sıfır atık hedefinde büyük bir sınavla karşı karşıya. Artık sorun sadece insanları geri dönüşüme teşvik etmek değil; aynı zamanda geri dönüştürülebilir atıkların, alıcı bulabilecek kadar temiz olmasını sağlamak. Kirlenmiş veya yanlış ayrıştırılmış malzemeler, uluslararası pazarlarda işlem görmüyor ve Singapur’un atık ihracatını ciddi şekilde kısıtlıyor.
Geri Dönüşümün Maliyetli Yüzü
Singapur’da geri dönüşüm, hanehalkları ve işletmeler için giderek daha pahalı hale geliyor. Ülke, atıklarını büyük ölçüde yakma tesislerinde enerji üretmek için kullanırken; metal, kağıt ve plastik gibi geri dönüştürülebilir malzemeler ayrı toplanıyor. Ancak bu malzemelerin büyük bir kısmı, kirlilik nedeniyle geri dönüşüm tesislerine gönderilemiyor. Singapur Ulusal Çevre Ajansı verilerine göre, 2023’te toplanan geri dönüştürülebilir atıkların yalnızca yüzde 52’si fiilen geri dönüştürüldü. Geri kalanı yakıldı veya depolandı.
Küresel geri dönüşüm piyasası son yıllarda büyük bir dönüşüm geçiriyor. Çin’in 2018’de ‘Ulusal Kılıç’ politikasıyla plastik atık ithalatını yasaklaması, ardından diğer ülkelerin de benzer adımlar atması, geri dönüştürülmüş malzemelerin fiyatını düşürdü ve talebi azalttı. Singapur gibi atık ihracatçısı ülkeler, bu durumdan en çok etkilenenler arasında. Artık geri dönüştürülebilir malzemeler, sıkı kalite standartlarını karşılamak zorunda; aksi halde hiçbir alıcı bulamıyor.
Singapur'un Sıfır Atık Vizyonu ve Karşılaştığı Engeller
Singapur, 2030 yılına kadar atık miktarını yüzde 30 azaltma ve geri dönüşüm oranını yüzde 70’e çıkarma hedefi koymuştu. Ancak mevcut gidişat bu hedefin uzağında. 2022’de geri dönüşüm oranı yüzde 57’de kaldı. Uzmanlar, sorunun sadece altyapı değil, aynı zamanda vatandaşların geri dönüşüm alışkanlıkları olduğunu vurguluyor. Yanlış ayrıştırma, kirli ambalajlar ve atıkların içine karışan organik maddeler, temiz geri dönüştürülebilir malzeme elde etmeyi zorlaştırıyor. Singapur’da geri dönüşüm kutularına atılan malzemelerin yaklaşık yüzde 40’ı kirlenmiş durumda ve bu da işlem maliyetlerini artırıyor.
Buna ek olarak, küresel navlun maliyetlerinin yükselmesi ve lojistik darboğazlar, Singapur’un geri dönüştürülmüş malzeme ihracatını daha da pahalı hale getiriyor. Ülke şu anda Malezya, Endonezya ve Tayland gibi bölgesel pazarlara yönelmiş durumda ancak bu ülkeler de kendi geri dönüşüm kapasitelerini artırma ve ithalatı sınırlama yolunda ilerliyor. Singapur, alternatif olarak yerel geri dönüşüm altyapısını geliştirmek ve ‘döngüsel ekonomi’ modellerine yatırım yapmak zorunda kalıyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Bu gelişme, küresel geri dönüşüm piyasasındaki kırılganlığın Türkiye’yi de doğrudan etkileyebileceğini gösteriyor. Türkiye, özellikle plastik atık ithalatı konusunda önemli bir aktör konumunda ve son yıllarda Avrupa’dan gelen atık miktarında artış yaşanıyor. Singapur’un karşılaştığı kirlilik ve kalite standartları sorunları, Türkiye’nin de yakında yüzleşmek zorunda kalacağı meseleler arasında. Türkiye’nin sıfır atık hedefleri ve geri dönüşüm altyapısı, bu küresel dinamiklerden olumsuz etkilenebilir. Ayrıca, Türkiye’nin AB’ye uyum sürecinde atık yönetimi mevzuatını sıkılaştırması beklenirken, kirlenmiş atıkların geri dönüşümü ve ihracı konusunda daha katı düzenlemeler getirmesi gerekebilir. Bu durum, Türk sanayisi için hem maliyet artışı hem de yeni yatırım fırsatları anlamına gelebilir.