İngiltere'de yaklaşık bir milyon genç, ne eğitimde ne istihdamda ne de bir eğitim programında yer alıyor (NEET). Bu rakam, ülke genelinde gençlik politikalarının yeniden şekillendirilmesini hedefleyen kapsamlı bir hükümet incelemesinin hemen öncesinde açıklanırken, genç işsizliğinin ve fırsat eşitsizliğinin derinleştiğine işaret ediyor. İngiltere İstatistik Ofisi (ONS) verilerine göre, 16-24 yaş aralığındaki gençlerin yaklaşık sekizde biri, yani yüzde 12,3'ü, herhangi bir eğitim veya iş faaliyetinde bulunmuyor. Bu oran, son yıllarda görülen en yüksek seviyelerden biri olarak dikkat çekiyor ve özellikle pandemi sonrası dönemde gençlerin işgücü piyasasına entegrasyonundaki zorlukları gözler önüne seriyor.
Rakamların Arkasındaki Kriz: NEET Oranları Neden Artıyor?
NEET kategorisindeki gençlerin sayısı, İngiltere genelinde 2023 yılının son çeyreğinde 990 bin olarak kaydedildi. Bu, bir önceki yılın aynı dönemine göre 50 binden fazla bir artış anlamına geliyor. Özellikle 18-24 yaş aralığında yoğunlaşan bu artış, eğitim sisteminden iş hayatına geçişte yaşanan yapısal sorunların bir yansıması olarak değerlendiriliyor. Uzmanlar, gençlerin iş bulma konusundaki güçlüklerinin yanı sıra, ruh sağlığı sorunları, barınma maliyetleri ve beceri uyumsuzluğu gibi faktörlerin de NEET oranlarını artırdığını belirtiyor. Özellikle pandemi sırasında eğitimlerine ara vermek zorunda kalan gençlerin bir kısmının hâlâ sisteme geri dönemediği, bazılarının ise iş aramaktan tamamen vazgeçtiği ifade ediliyor.
NEET oranlarındaki artış, bölgesel eşitsizlikleri de derinleştiriyor. Kuzey Doğu İngiltere ve Batı Midlands gibi sanayisi gerileyen bölgelerde genç işsizliği, Londra ve Güney Doğu gibi ekonomik olarak daha güçlü bölgelere kıyasla çok daha yüksek seviyelerde. Bu durum, İngiltere'nin bölgesel kalkınma politikalarındaki başarısızlıkları yeniden gündeme getiriyor. Öte yandan, NEET statüsündeki gençlerin yüzde 40'ından fazlasının herhangi bir iş aramadığı, yani 'iş umudunu yitirmiş' kategorisinde olduğu belirtiliyor. Bu da pasif bir işsizlik yerine, sistemden tamamen kopmuş bir genç kuşağın ortaya çıkabileceği endişesini artırıyor.
Hükümetin Yanıtı: Kapsamlı İnceleme ve Reform Sözü
Bu tablo, İngiltere hükümetini harekete geçirmiş durumda. Çalışma ve Emeklilik Bakanlığı tarafından yürütülecek kapsamlı bir inceleme, gençlerin eğitimden istihdama geçişini kolaylaştırmak için yeni politikaların temelini oluşturacak. İnceleme kapsamında, özellikle NEET gençlere yönelik bireyselleştirilmiş danışmanlık hizmetleri, mesleki eğitim programlarının güçlendirilmesi ve işverenlerle iş birliğinin artırılması gibi konuların ele alınması bekleniyor. Hükümet yetkilileri, 'Gençlik İstihdam Stratejisi' adı verilecek bu yeni planın, gençlerin becerilerini geleceğin işgücü piyasasına uygun hale getirecek reformları içereceğini vurguluyor. Ancak eleştirmenler, bu tür incelemelerin geçmişte de yapıldığını ancak somut sonuçlar alınamadığını, asıl sorunun gençlere yönelik sosyal güvenlik ağının zayıflığı ve işverenlerin genç işçilere yeterli fırsat sunmaması olduğunu savunuyor.
Ayrıca, NEET gençlerin topluma kazandırılması konusu, yalnızca ekonomik değil aynı zamanda sosyal bir zorunluluk olarak görülüyor. Uzmanlar, bu gençlerin uzun vadede işgücüne katılmamalarının, suç oranlarını artırabileceği, toplumsal huzursuzluğu tetikleyebileceği ve sağlık harcamalarını yükseltebileceği konusunda uyarıyor. İngiltere'nin yaşlanan nüfusu göz önüne alındığında, genç işsizliğinin ülkenin gelecekteki üretkenliği ve uluslararası rekabet gücü üzerinde doğrudan bir tehdit oluşturduğu belirtiliyor.
Bölgesel ve Küresel Bir Perspektif: Avrupa'da Benzer Eğilimler Mi?
İngiltere'deki bu tablo, yalnızca ülkeye özgü bir sorun değil, aslında birçok gelişmiş ekonomide benzer eğilimler gözlemleniyor. Avrupa Birliği ülkelerinde de NEET oranları pandemi sonrası dönemde yükselişe geçmiş durumda. Özellikle Güney Avrupa'da (İspanya, İtalya, Yunanistan) genç işsizliği yüzde 20'lerin üzerinde seyrediyor. Bu durum, küresel ekonomik belirsizlikler, teknolojik dönüşüm ve otomasyonun işgücü piyasasında yarattığı yapısal değişimlerle ilişkilendiriliyor. Geleneksel iş kollarının daralması, gençlerin sahip olduğu beceriler ile işverenlerin aradığı nitelikler arasındaki uçurumu daha da derinleştiriyor. Ayrıca, pandemi sırasında yaygınlaşan uzaktan eğitim, birçok genç için öğrenme kayıplarına yol açtı ve bu dezavantaj, özellikle düşük gelirli ailelerin çocuklarında daha belirgin hale geldi. Bu küresel tablo, genç istihdamının artık yalnızca ulusal politikaların değil, uluslararası iş birliğinin de öncelikli gündemi olması gerektiğini gösteriyor. OECD ve ILO gibi kuruluşlar, ülkelere gençlere yönelik aktif işgücü piyasası politikalarına daha fazla kaynak ayırmaları çağrısında bulunuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
İngiltere'deki genç işsizliği verileri, Türkiye için de önemli bir karşılaştırma ve ders çıkarma fırsatı sunuyor. Türkiye'de NEET oranları (TÜİK verilerine göre %25 civarında) İngiltere'den çok daha yüksek. Bu benzer tablo, her iki ülkede de gençlerin işgücü piyasasına entegrasyonunun kırılgan olduğunu gösteriyor. Türkiye'nin genç nüfusunun dinamizmi, bu sorunun çözümünü daha da kritik hale getiriyor. İngiltere'nin uygulayacağı kapsamlı inceleme ve reformlar, Türkiye'deki politika yapıcılar için de bir yol haritası olabilir. Özellikle mesleki eğitim reformları, işverenlerle iş birliği mekanizmaları ve bireyselleştirilmiş danışmanlık hizmetleri konusundaki İngiliz deneyimi, Türkiye'nin İşsizlik Sigortası Fonu ve İŞKUR aracılığıyla yürüttüğü aktif işgücü programlarının etkinliğinin artırılması için değerli içgörüler sağlayabilir. Ayrıca, NEET gençlerin sosyal dışlanma riski, Türkiye'nin kırsal ve kentsel bölgeleri arasındaki gelişmişlik farklarını da yakından ilgilendiriyor. Bu nedenle, bu konu yalnızca İngiltere'nin değil, küresel ölçekte tüm ülkelerin ortak geleceği için belirleyici bir unsur olarak görülmeli.