Brezilya'nın en kalabalık eyaleti São Paulo'da yaşayan 34 yaşındaki video oyunu çevirmeni Ricardo de Lima Filho, oy kullanmaya başladığı günden bu yana her seçimde sol tandanslı adayları tercih etti. 2022 yılındaki ikinci turda da mevcut Devlet Başkanı Luiz Inácio Lula da Silva'ya oy verdi. Ancak Lima Filho, 2026 seçimlerinde aynı kararı vermekte tereddüt ediyor. Genç Brezilyalılar arasında giderek yaygınlaşan bu duygu durumu, ülkenin siyasi dengelerini değiştirme potansiyeli taşıyor.
Genç seçmenin rotası: Lula'dan sağa mı?
Lima Filho gibi gençlerin Lula'dan kopuşunun temelinde ekonomik beklentilerin karşılanmaması yatıyor. Lula'nın 2023'te göreve başlamasından bu yana enflasyon ve düşük ücretler, özellikle 18-34 yaş aralığındaki seçmenlerde hayal kırıklığı yarattı. Brezilya İstatistik Enstitüsü'nün verilerine göre, genç işsizlik oranı yüzde 18 civarında seyrediyor. Bu kesim, Lula'nın vaat ettiği refah artışını hissedemiyor. Aynı zamanda eski Devlet Başkanı Jair Bolsonaro'nun sosyal medyada yürüttüğü popülist söylemler, özellikle erkek gençler arasında karşılık buluyor.
Lula'nın İşçi Partisi, geleneksel olarak işçi sınıfı ve yoksul kesimlerin desteğini alıyor. Ancak genç seçmenler, partinin dijital dönüşüm ve yeni ekonomi alanlarında yetersiz kaldığını düşünüyor. Araştırma şirketi Datafolha'nın anketlerine göre, 2022'de Lula'ya oy veren 16-24 yaş arası seçmenlerin yüzde 30'u bugün farklı bir adaya yönelme eğiliminde. Bu oran, Lula'nın yeniden seçilme şansını doğrudan etkileyebilir.
Bölgesel ve küresel boyut: Latin Amerika'da sol dalganın gerilemesi
Brezilya'daki bu gençlik hareketi, Latin Amerika genelinde sol hükümetlerin karşılaştığı zorlukların bir yansıması. Şili'de Gabriel Boric, Kolombiya'da Gustavo Petro ve Arjantin'de Alberto Fernández benzer bir genç seçmen erozyonuyla karşı karşıya. Bölgede yükselen sağ popülizm, gençlerin ekonomik kaygılarına hitap eden sade çözümler sunuyor. Brezilya'da Bolsonaro'nun varisi olarak görülen São Paulo Valisi Tarcísio de Freitas, bu boşluğu doldurmaya aday. Küresel ölçekte ise gençlerin geleneksel siyasi yapılara güveninin azalması, demokrasiler için uzun vadeli bir meydan okuma oluşturuyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Brezilya'daki bu siyasi dönüşüm, Türkiye için doğrudan bir etki yaratmasa da dolaylı mesajlar barındırıyor. Latin Amerika'nın en büyük ekonomisinde yaşanan genç seçmen kayması, küresel ölçekte popülizmin ve sağ söylemlerin gençler arasında nasıl kök saldığını gösteriyor. Türkiye'de de benzer ekonomik kaygılar nedeniyle genç seçmenlerin geleneksel partilere yabancılaştığı gözlemleniyor. Ayrıca Brezilya, Türkiye'nin D-8 ve diğer platformlardaki iş birliği yaptığı ülkeler arasında; buradaki siyasi istikrar, iki ülke arasındaki ticari ilişkileri etkileyebilir. Ankara'nın, Brezilya'da yükselen sağ dalgayı ve gençlik hareketlerini izlemesi, kendi dış politika stratejileri açısından faydalı olacaktır.