Yeni bir ankete göre, Z kuşağının yarısından fazlası arkadaşlarına borç para verdiğini ve bu borcun tamamen geri ödenmediğini belirtti. Anket, özellikle 18-27 yaş arası gençlerin arkadaşlık ilişkilerinde paranın giderek daha büyük bir gerilim kaynağı haline geldiğini gösteriyor. Bankrate tarafından yapılan araştırmaya katılan Z kuşağı bireylerinin %51'i, bir arkadaşına para verdiklerini ve bunun tamamını geri alamadıklarını ifade etti. Bu oran, diğer kuşaklara kıyasla oldukça yüksek; örneğin Y kuşağında %40, X kuşağında %30 ve bebek patlaması kuşağında ise %20 civarında. Uzmanlar, bu durumun gençler arasında finansal okuryazarlık eksikliği ve arkadaşlık sınırlarının net olmamasından kaynaklandığını belirtiyor.
Paranın arkadaşlık üzerindeki etkisi
Ankete göre, Z kuşağı bireyleri arkadaşlarına para konusunda daha rahat davranıyor, ancak bu rahatlık çoğu zaman geri ödeme konusunda aynı hassasiyeti göstermiyor. Katılımcıların %30'u, arkadaşlarına borç para verdikten sonra ilişkilerinin olumsuz etkilendiğini söylüyor. Özellikle yemek, kahve gibi küçük harcamalardan kaynaklanan borçlar, zamanla birikerek büyük sorunlara yol açabiliyor. Uzmanlar, gençlerin arkadaşlık ilişkilerinde parayı bir "sınama" aracı olarak gördüklerini ve geri ödeme konusunda rahatsızlık yaşadıklarını belirtiyor. Ayrıca, dijital ödeme uygulamalarının yaygınlaşması, para alışverişini kolaylaştırsa da geri ödeme alışkanlığını geliştirmiyor. Birçok genç, arkadaşının parasını kullanmayı bir "borç" değil, bir "hediye" olarak algılıyor, bu da geri ödeme beklentisini zayıflatıyor.
Arkadaşlık ve para arasındaki bu karmaşık ilişki, sosyal medyada da sıkça tartışılıyor. TikTok ve Instagram'da "arkadaşınız borcunu ödemezse ne yapmalısınız" temalı videolar milyonlarca kez izleniyor. Bazı kullanıcılar, arkadaşlarına para vermeyi tamamen bıraktıklarını söylerken, diğerleri bu durumun arkadaşlıklarını test ettiğini düşünüyor. Psikologlar, finansal sınırların arkadaşlıkta da romantik ilişkilerde olduğu gibi net bir şekilde belirlenmesi gerektiğini vurguluyor.
Kuşaklar arası bir sorun mu?
Z kuşağının bu konuda diğer kuşaklardan ayrışması, onların ekonomik koşulları ve para algılarıyla da ilgili olabilir. Birçok Z kuşağı bireyi, yüksek enflasyon, artan kira fiyatları ve düşük ücretler nedeniyle finansal olarak daha kırılgan. Bu durum, onları arkadaşlarına borç vermeye daha istekli kılarken, geri ödeme konusunda da daha az talepkar yapabiliyor. Ayrıca, pandemi döneminde alışveriş alışkanlıklarının değişmesi ve "hediye ekonomisi" kavramının yaygınlaşması da bu durumu etkilemiş olabilir. Uzmanlar, bu eğilimin sadece bireysel değil, aynı zamanda toplumsal bir sorun olduğunu ve finansal eğitimin erken yaşta verilmesi gerektiğini belirtiyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye'de Z kuşağı da benzer finansal zorluklarla karşı karşıya. Yüksek enflasyon ve işsizlik, gençlerin harcama alışkanlıklarını etkilerken, arkadaşlık ilişkilerinde paranın rolü giderek artıyor. Türkiye'de yapılan araştırmalar da benzer bir tablo çiziyor: Gençlerin %55'i arkadaşlarına borç para verdiğini ve çoğunun geri alamadığını ifade ediyor. Bu durum, Türk toplumunda arkadaşlık ve para arasındaki sınırların net olmadığını gösteriyor. Ekonomik krizin derinleştiği bir dönemde, bu tür borç ilişkileri gençler arasında güven sorununa yol açabilir. Ayrıca, dijital ödeme sistemlerinin yaygınlaşmasıyla birlikte, borç verme ve geri ödeme alışkanlıkları daha da karmaşık hale gelebilir. Türkiye'de de bu konuda farkındalık yaratacak eğitim programlarına ihtiyaç olduğu açık.