Gazze Şeridi'ndeki Filistinliler, banka hesaplarının kapatılmasıyla maaş, bağış ve yardım fonlarına erişimlerini kaybettiklerini, bunun da savaşın ortasında hayatta kalma mücadelelerini daha da zorlaştırdığını söylüyor. Birçok kişi, İsrail'in geçen yıl başlattığı yoğun saldırıların ardından bankaların kapanması ya da erişime kapatılması nedeniyle birikimlerine ulaşamaz hale geldi. Bu durum, temel ihtiyaç maddelerinin teminini neredeyse imkansız kılarken, ateşkes umutlarının belirsizliği sürüyor.
Hesapların Kapatılmasının Ardındaki Nedenler
Filistinliler, banka hesaplarının kapatılmasının büyük ölçüde İsrail'in finansal sisteme uyguladığı baskı ve güvenlik gerekçeleriyle ilgili olduğunu belirtiyor. İsrail yönetimi, Hamas'ın fon akışını engellemek amacıyla bankaları kapatma veya hesapları dondurma kararı alırken, bu durum sivil halkı da doğrudan etkiliyor. Gazze'deki birçok aile, yurt dışında yaşayan akrabalarının gönderdiği paralara ulaşamazken, yardım kuruluşları da fonların bölgeye girişinde ciddi engellerle karşılaşıyor.
Ayrıca, Gazze'deki bankaların fiziksel olarak hasar görmesi veya personel yetersizliği nedeniyle hizmet verememesi de sorunu derinleştiriyor. Birleşmiş Milletler verilerine göre, Gazze'deki bankaların yüzde 80'inden fazlası çatışmalar nedeniyle kullanılamaz hale geldi. Bu da Filistinlilerin nakit paraya erişimini neredeyse imkansız kılıyor.
Küresel ve Bölgesel Tepkiler
Uluslararası yardım kuruluşları ve insan hakları örgütleri, banka hesaplarının kapatılmasının bir savaş suçu teşkil edebileceğini belirterek, acil önlem alınması çağrısı yapıyor. Birleşmiş Milletler İnsani İşler Koordinasyon Ofisi (OCHA), Gazze'deki insani krizin derinleştiğini ve temel ihtiyaç maddelerine erişimin savaştan önceki seviyelerin çok altına düştüğünü bildiriyor. Avrupa Birliği ve ABD ise İsrail'e Filistinlilerin banka hesaplarına erişimini kolaylaştırma çağrısında bulunurken, somut bir adım atılmış değil.
Bölgedeki bu mali abluka, Gazze'nin yeniden inşa sürecini de sekteye uğratıyor. Uzmanlar, ateşkes sağlansa bile ekonomik toparlanmanın yıllar alacağını ve bankacılık sisteminin çöküşünün bu süreci daha da zorlaştıracağını ifade ediyor. Filistinliler, alternatif finansal çözümler arayışında olsa da, güvenilir bir bankacılık sistemi olmadan uzun vadeli bir çözümün mümkün olmadığını vurguluyor.
Türkiye Açısından Değerlendirme
Türkiye, Filistin davasına verdiği güçlü destekle bilinmektedir, ancak bu gelişme doğrudan Türk dış politikasını etkilememektedir. Bununla birlikte, Gazze'deki insani kriz derinleştikçe, Türkiye'nin bölgeye insani yardım ulaştırma çabaları engellenebilir. Türkiye, mevcut durumda Filistinlilere alternatif finansal kanallar sağlamak için adımlar atabilir. Bölgesel istikrarın bozulması, Türkiye'nin Doğu Akdeniz'deki enerji ve güvenlik çıkarlarını da dolaylı olarak etkileyebilir. Bu nedenle Türkiye'nin, Gazze'deki mali ablukanın hafifletilmesi için uluslararası platformlarda daha aktif rol alması beklenebilir.