Gazze Şeridi'nin orta kesimindeki küçük bir çadırda, savaşın harap ettiği toprakların en değerli hazinelerinden bazılarını özenle saklayan ve kayıt altına alan özverili bir ekip çalışıyor: yerel tohumlar. Al Qarar Tohum Bankası olarak bilinen bu girişim, İsrail'in 2023 sonlarından bu yana sürdürdüğü saldırıların gölgesinde, Gazze'nin tarımsal mirasını koruma mücadelesi veriyor. Rafah'ta bulunan orijinal tesisin yıkılmasının ardından Deir el-Balah bölgesinde kurulan geçici merkezde, onlarca çeşit tohum, plastik kaplar içinde raflarda muhafaza ediliyor. Ekip, bu tohumların gelecekte Gazze'nin yeniden imarı ve gıda güvenliği için hayati önem taşıdığını vurguluyor.
Yıkımdan Doğan Umut: Al Qarar Tohum Bankası'nın Mücadelesi
Al Qarar Tohum Bankası, savaştan önce Gazze'nin güneyindeki Refah kentinde yerel tohumların toplanması, korunması ve çiftçilere dağıtılması amacıyla kurulmuştu. Ancak İsrail'in saldırıları sonucu tesis büyük ölçüde tahrip oldu. Girişimin kurucusu ve koordinatörü olan Zeyad Ouda, bir görüşmesinde "Kaybedecek zamanımız yoktu" diyerek ekibin hızla harekete geçtiğini anlatıyor. Ouda, saldırılar sırasında tohumları kurtarmak için canını ortaya koyduğunu belirtiyor: "Saldırılar sürerken tohuma ulaşamadık ama sonrasında enkaz altından sağlam kalan tohumları çıkarmayı başardık. Umudumuzu kaybetmedik."
Şu anda ekip, Deir el-Balah'ta kurdukları çadırda, 200'den fazla farklı bitki türüne ait tohumu barındırıyor. Bunlar arasında buğday, arpa, mercimek, nohut, soğan, sarımsak, domates ve salatalık gibi temel gıda ürünlerinin yanı sıra, bölgeye özgü bazı geleneksel çeşitler de yer alıyor. Her tohum, küçük plastik kutularda saklanıyor ve üzerlerine tür adı, hasat tarihi ve toplandığı bölge gibi bilgiler yazılıyor. Ekip, bu tohumları çoğaltmak ve çiftçilere ulaştırmak için de çalışıyor. Mayıs 2024'te, Ramallah merkezli Filistin Tarım Yardım Koalisyonu (PARC) öncülüğünde, Gazze'deki çiftçilere dağıtılmak üzere 75 ton tohumluk mısır ve sebze tohumu temin edildi. Bu çabalar, tohum bankasının yeniden canlanmasında önemli bir rol oynuyor.
Bölgesel ve İnsani Boyut: Gıda Güvenliği ve Tarımsal Mirasın Geleceği
Gazze'de tarım, savaş nedeniyle neredeyse tamamen durma noktasına geldi. Birleşmiş Milletler Gıda ve Tarım Örgütü (FAO) verilerine göre, çatışmalar nedeniyle Gazze'deki tarım arazilerinin yaklaşık %55'i kullanılamaz hale geldi ve hayvan varlığının büyük bir kısmı telef oldu. Bu durum, bölgede gıda kıtlığını derinleştirirken, tohum bankası gibi girişimler geleceğe yönelik umut ışığı oluyor. Uzmanlar, yerel tohumların korunmasının yalnızca tarımsal miras açısından değil, aynı zamanda iklim değişikliğine dayanıklı bitki türlerinin geliştirilmesi açısından da kritik olduğunu belirtiyor. Gazze'nin kurak iklimine uyum sağlamış bu tohumlar, uzun vadede bölgenin gıda güvenliği için hayati bir kaynak niteliği taşıyor.
Al Qarar Tohum Bankası'nın çabaları, uluslararası toplumun da dikkatini çekiyor. Dünya genelindeki tohum bankaları ve sivil toplum kuruluşları, Gazze'ye tohum temin etmek ve bu girişimi desteklemek için seferber olmuş durumda. İtalya merkezli Uluslararası Tohum Bankası gibi kuruluşlar, Gazze'deki tohum çeşitliliğinin korunması için iş birliği öneriyor. Ancak Gazze'deki abluka ve güvenlik sorunları, yardımların ulaştırılmasını zorlaştırıyor. Yine de Zeyad Ouda ve ekibi, kararlılıklarını şu sözlerle ifade ediyor: "Bu tohumlar bizim kimliğimiz. Onları kaybedersek, geleceğimizi de kaybederiz."
Türkiye Açısından Değerlendirme
Gazze'deki tohum bankası girişimi, Türkiye'nin Filistin'e yönelik insani yardım politikaları bağlamında değerlendirilebilir. Türkiye, geçmişte Filistin'e tarımsal destek de dahil olmak üzere kapsamlı yardımlarda bulunmuş bir ülke. Bu tür yerel girişimler, Türk sivil toplum kuruluşlarının ve devletin, Gazze'nin yeniden imarı sürecinde tarım sektörünün canlandırılmasına yönelik projelere katkı sağlayabileceği alanlardan biri olarak öne çıkıyor. Ayrıca, Türkiye'nin tarımsal deneyimi ve tohum geliştirme konusundaki potansiyeli, Gazze'nin tarımsal mirasının korunmasına teknik destek sağlama imkanı sunuyor. Bu bağlamda, Al Qarar Tohum Bankası'nın yeniden inşası, Türkiye'nin bölgedeki insani ve kalkınma odaklı politikalarıyla örtüşen bir sembol niteliği taşıyor.